Eğitimciler 23 Haziran seçimlerini böyle değerlendirdi

23 Haziran 2019 Pazar günü İstanbul’da yenilenen seçiminde yeniden seçilen Ekrem İMAMOĞLU’nu kutlar, İstanbul’da yaşayan yurttaşlarımız için en yararlı hizmetleri gerçekleştirmesini dileriz.

Eğitimciler 23 Haziran seçimlerini böyle değerlendirdi

23 Haziran 2019 Pazar günü İstanbul’da yenilenen seçiminde yeniden seçilen Ekrem İMAMOĞLU’nu kutlar, İstanbul’da yaşayan yurttaşlarımız için en yararlı hizmetleri gerçekleştirmesini dileriz.

Dünyadaki bir çok ülkeden daha fazla insanın yaşadığı İstanbul’daki seçim; sonuçları bakımından çok önemli siyasi, ekonomik ve sosyolojik mesajları doludur.

24 Haziran Pazartesi gününden itibaren yurttaşlarımızı kutuplaştırma, ayrıştırma, suçlu ilan etme, farklı düşünen ve yaşayanı ötekileştirme, lanetleme, linç etme ve terörist ilan etme siyasetinden bir an önce vazgeçilmelidir.

TÖS’e göre; adalet, eşitlik, kendi kimliğini özgürce ifade etmek demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bu bağlamda TÖS, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarının sağlanmasını istemektedir.

TÖS: örgütlenmenin önündeki tüm engellerin acilen kaldırılmasını, toplantı ve yürüyüş hakkının kullanılmasının önündeki tüm antidemokratik engellerden arındırılmasını talep etmektedir.

TÖS’e gore liyakate dayalı memur alımı yapılmalı. “Mülakat” adı altında yandaş seçme işine bir an önce son verilmelidir. “Sözleşmeli Öğretmen”, “Ücretli Öğretmen” kavramları literatürümüzden çıkarılmalıdır. Sözlü sınav uygulaması Objektif kriterlerden uzak, suiistimale çok açık olmasından dolayı; bu uygulamaya son verilerek; her öğretmen adayının eşit koşullar altında yazılı sınavla ve gerçek puanına göre kadrolu olarak atanması sağlanmalıdır.

Memurlukta yükselmede kullanılan sözlü sınav da kaldırılmalıdır. Mesleki yeterliliğe sahip olmayan, bilimsel bakış açsını reddeden, işe göre yönetici yerine yöneticiye göre iş yaratma peşinde olan bir yönetici anlayışın acilen terk edilmesi gerekmektedir. Bu anlayışın eğitim sistemimize verdiği tahribatı durdurmak için liyakate dayalı ve yeterliliği objektif kriterlerle belirlenmiş yönetici atama anlayışına geçilmesi zorunludur.

Dünyada 4+4+4 diye bir eğitim sistemi bulunmamaktadır. Bunun aslı 5+3+4’tür. İlkokul beş yıldır. İlkokulu dört yıl yaparak çocukların ilkokulda beş yıl kalmalarına engel olunmuştur.5. sınıf öğrencilerini ortaokul öğrencisi olarak değerlendirmenin hiçbir bilimsel anlamı bulunmamaktadır. Bu sistemin tercih edilmesini haklı kılacak hiçbir olumlu sonuç ortaya çıkmamıştır. Tam tersine hem öğretmen hem de öğrenciler açısından mağduriyetlere neden olmuştur.

Bu dönemde her mahalleye imam hatip ortaokulu ve lisesi açılmış olması, yatırımların bu okullarda yoğunlaşması, fen liseleri ile meslek liselerine üvey evlat muamelesi yapılması affedilmez bir yanlıştır. Bilimsel düşünen, üreten ve gelişen bir nesil için, çocuklarımızın yeteneklerine ve kişisel özelliklerine uygun eğitim kurumlarına yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

Eğitimde özelleştirilmeden vazgeçilmelidir. Her yurttaşın eşit biçimde eğitimden yararlanması sağlanmalıdır. Kaynaklar her yurttaş için eşit kullanılmalıdır. Kaynakları eşit olarak kullanma yükümlüğü devletin sorumluğu altındadır. Devlet bu görevini yerine getirirken okul türü- yerleşim yeri ayrımı yapmamalıdır.

Eğitim emekçileri, başta İşyerinde Psikolojik Taciz (mobbing), İşyerinde Stres,  İşyerinde Şiddet ve Sosyal Dışlanma gibi psikososyal risklere karşı etkin olarak korunmalıdır. Bu risklere karşı, işveren güdümlü sendikanın çözüm odağı olması beklenemez. Öğretmene bu ülkenin yaşam koşulları dikkate alınarak yaşayabileceği bir ücret verilmelidir.

Hükümet kendi yarattığı STK’larla değil tüm STK’larla görüşmeli ve hepsinin görüşünü dikkate almalıdır.

MEB hiçbir STK ile sözleşme yapmamalıdır. Hiçbir STK’yı okul üzerinde hakim konuma getirmemelidir. Zira eğitim STK’ların işi değildir, MEB’in işidir. MEB, biz yurttaşa ulaşamıyoruz gibi bir mazeretin arkasına saklanamaz. Bu ülkede en büyük örgüt devlettir. Devletin ulaşamadığı yurttaşa STK’lar aracılığıyla ulaşmasını anlamak mümkün değildir . Gerekçesi her ne olursa olsun bu hatadan vazgeçilmeli; okullar devlet dışında hiçbir gücün etkisine girmemelidir. Bunun vahim sonuçları yakın dönemde fazlasıyla görülmüştür. TÖS olarak devlet yetkililerini bu konuda, bir kez daha aldatılmamaları için uyarmayı misyonumuz gereği ve çocuklarımızın geleceği açısından bir görev biliyoruz.

TÖS Merkez Yürütme Kurulu

Anahtar Kelimeler:
Tös Sendika
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.