Eğitim-iş Yöneticilerinin 10. Yıl Kutlamaları Örgütte Rahatsızlık Yarattı!

Eğitim-iş 10.Kuruluş Yıl Dönümü için hazırladığı kutlama programını Ankara Barosu Konferans Salonu’nda düzenlediği etkinlik ile kutladı.

Haberler 22.12.2015, 22:48
Eğitim-iş Yöneticilerinin 10. Yıl Kutlamaları Örgütte Rahatsızlık Yarattı!

Eğitim-iş 10.Kuruluş Yıl Dönümü için hazırladığı kutlama programını Ankara Barosu Konferans Salonu’nda düzenlediği etkinlik ile kutladı.

Kutlamalara CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, ilk Eğitim-İş Kurucu ve Onursal Genel Başkanı Niyazi Altunya, ilk Eğitim-İş Genel Sekreteri Erdal Çalı, TÖS Yönetim Kurulu üyesi ve TÖBDER Kurucularından Nazım Bayata, Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı ve şube başkanları ile yöneticiler katıldı.

Kutlamalara Eğitim-iş Kurucu Genel Başkanı Yüksel Adıbelli'nin katılmaması eleştirilere neden oldu...

Yöneticiler Kendi Kendilerine Plaket Verdi

Konuyla ilgili bir diğer eleştiri de Zeki Topaloğlu'ndan geldi. Topaloğlu, her ne kadar yönetimde bulunan bazı arkadaşların yönetim anlayışları, uygulamaları ile ilgili eleştirilerim, yaşadığım sorunlar olsa da, on binlerce eğitim emekçisinin üye olduğu, alın teri akıttığı örgüt çok yaşasın, her düzeyde emek ve katkı verenleri canı gönülden tebrik ederim diye başladığı yazısında birileri plaket almış ne güzel ama diyerek olayın ne kadar yanlış olduğunu açıklamasında belirtti.

Topaloğlu açıklamasının devamında; Plaketi veren MYK. Alan Genel Başkan, Genel Sekreter, Sendika çalışan, Konfederasyon Yöneticisi, sendikanın çeşitli kademelerinde hala yönetsel görevlerini sürdürenler, (gördüğüm kadarı ile) çoğunlukta.
Bu ne abi? Ben verdim, Ben aldım.
Bir insan kendine plaket verilme kararı alır mı? Kendine plaket verir mi? Kendi kendinden plaket alır mı? 
Bu durum gecenin görüntüsüne büyük bir gölge düşürmüştür.
Karar yedek üyelerle tamamlanarak alınmışsa bir sözüm yoktur. Gayet şık olmuştur. (Bilgi verildiği takdirde, eşit sayıda sözcükle özür dileyen bir yazı yazacağım)
Ancak Yedek üye çağrılmamışsa Çok ayıpladım.
Kız istemeye gidildiğinde bile; gelin ve damadın konuşmadığı bir ahlaka sahip bir toplumda.
HAKKINDA; MENFİ YA DA MÜSPET KARAR ALINAN ŞAHSIN, KARARDAN ETKİLENECEK OLANIN KARARIN ALINDIĞI ORGANDA BULUNMASI ETİK KURULLARA, HUKUK KURALLARINA AYKIRI BULUNDUĞU ÇAĞDAŞ BİR DÜNYA'DA çok ayıptır.
Bu küçük olayda bile bu kadar özensiz davranılması, ciddi kararlara gölge düşürmez mi? Plaket verme törenini sakatlanmadı mı?
Karar organına şaibe düşürmedi mi? 
Düşünsenize? Öğretmene maaş ödülü takdir eden komisyon üyesi kendisine de ödül veriyor olsaydı, Ne olurdu sizce?
Kıyamet kopmaz mıydı?
Yoksa sizin verdiğiniz plaket maaş ödülünden daha mı önemsiz? Sanmıyorum... 
En nazik ifade ile. Hiç şık olmamıştır.
Kuruculara plaket verilir miydi? "Bal" gibi de verilirdi. Hem de Zarafetle, Nezaketle, Gıpta edilesi biçimde.
Ama O iş. 
"Yaptım oldu" cu
"Ben bilirim" ci
"Ne yaparsam doğrudur" cu yönetim anlayışla olmaz.
Kurucu olmayan bir MYK üyesi, kurucu olmayan MYK ve yedeklerle toplanır bu kararı alır ve uygulardı.
Hatta,Seremoni geçici başkanın başkanlığında yapılırdı.
Daha da olmadı aktif yöneticilere plaket verilmezdi
Çok hoş olurdu.
Ben de bu satırları yazmazdım.

****
Bu zarafet;
Ortak aklın egemen olduğu, eleştiriye mihnet duyulan yönetim anlayışlarında olur.
Hem efe oynayıp, hem vals yapma becerisi gerektirir.
Hem Fransızca konuşacaksın, hem tüfek tutacaksın.
Hem eğileceksin çocuğun karşısında, hem savaş yöneteceksin.
Üstelik hepsini zarafetle, ustalıkla yapacaksın...
Öyle yaparsan
Ya Atatürk olursun.
Ya Atatürkçü.
Hiçbirini beceremezken, hepsini yapmaya kalkarsan...
Ne Atatürk olursun,
Ne Atatürkçü...
Ama,
Acayip olursun...
****
Ne kadar kibarca eleştirdim değil mi?
MYK lütfen plaketi iade ettiğini açıklasın ve kamuoyundan özür dilesin.
"Bu hoş bir davranış olur ve bu davranış mutlaka birileri tarafından alkışlanır ve ödüllendirilir" diye düşünüyorum.
Hadi beyler.
Kibarca eleştiri yazdım diye,
Kendime plaket yaptırıp kendime vermeden.
Ya açıklama ya da haksız olduğumu ispatlayacak olan "kararın nasıl alındığını" açıklayın.
Zarafet seven Zeki...

Eleştiriler bu kadar da değil!

Konuyla ilgili edindiğimiz bilgiye göre kutlamalar ile ilgili komisyonlar kurulduğu ve ilk toplantılarını yaptığı ancak daha sonraki toplantılarda komisyon üyelerine haber verilmediği için bu sonucun ortaya çıktığı belirtildi. Örgüt içinde oldukça fazla emeği olduğu bilinen üyelerin hangi amaçla komisyona bile çağırılmadığı eleştirileri örgüt içinde dile getiriliyor. 

Kaynak: KamuGundemi.com

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@