Eğitim İş'ten yeni KHK'lere sert tepki

29 Ekim'de çıkartılan 675 ve 676 sayılı Kanun hükmünde Kararnamelere Eğitim İş'ten sert tepki geldi...

Eğitim İş'ten yeni KHK'lere sert tepki

29 Ekim'de çıkartılan 675 ve 676 sayılı Kanun hükmünde Kararnamelere Eğitim İş'ten sert tepki geldi...

30 Ekim 2016 Pazar 20:11
Eğitim İş'ten yeni KHK'lere sert tepki
29 Ekim'de çıkartılan 675 ve 676 sayılı Kanun hükmünde Kararnamelere Eğitim İş'ten sert tepki geldi... Kanunsuz Hukuksuz Kararnamelere ve Baskıcı Düzene Son Verilmelidir denilen açıklama şu şekilde:

Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında, 675 ve 676 no’lu Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) Resmi Gazete’de yayınlandı. Başka bir gün kalmamış gibi, Ankara’da kamyonların gölgesinde,  ülkede terörün ve savaşın acımasız yüzüne karşın kutlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gecesinde yayımlanan kararnamelerle,  sorgusuz, sualsiz 10 bin 159 kamu çalışanının görevine son verilmiştir. Eğitim-İş üyesi olan sadece 5 kişi ihraç edilmiştir fakat kişi sayısının önemi yoktur. Yapılan hukuksuz bir uygulamadır.

Hükümet ihraçlarda hatanın binde bir olduğunu söylese de yanlış bir yol izlemektedir. Kendini haklı gören insanlara haklılıklarını ispatlama hakkı verilmemektedir. Kaldı ki insanlar hangi gerekçeler ile ihraç edildiklerini dahi bilmemektedirler. Hangi bağ, hangi eylem, hangi suç ile ihraç edilmişlerdir, bunu dahi bilmeyen, öğrense bile aksini ispat için yargı yolu kitlenen insanların olduğu bir sistemin doğruluğu savunulamaz. Örneğin bylock denilerek açığa alınan binlerce öğretmenin aynı gsm operatörü müşterisi olması, bazı teknik hataların dillendirilmesi ve halen yapılan hatadan dönülmemesi kabul edilebilir mi?

Eğitim-İş terörün de,  darbenin de, cemaat yapılanmalarının da her türlüsüne geçmişte olduğu gibi bugün de karşıdır, karşı durmaya da devam edecektir. Tüm bu demokrasi dışı,  cumhuriyeti,  kazanımlarını ve devleti yok etmeye yönelik yapılanmalardan en çok zarar gören tarih boyunca Atatürk ilke ve devrimlerini, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesini, laik,  demokratik, hukuk devletini savunanlar olmuştur. Bu nedenledir ki Eğitim-İş’in kuruluş felsefesine ve tüzüğüne bağlı hiçbir Eğitim-İş’linin darbeyi, terörü ya da cemaat yapılanmasını savunduğu,  uzaktan ya da yakından bağı olduğu söylenemez.

Yayımlanan KHK’ler ile sadece kamu çalışanları ihraç edilmemiş aynı zamanda bazı yasalarda da düzenleme yapılarak örneğin rektörlük atamaları tek elde toplanmış, sözleşmeli ve sözlü sınav ile personel istihdamının yolu açılmış, 657 sayılı DMK’da değişikliklere gidilmiştir.

Bu düzenlemelerin paralel yapıyla mücadele ile ya da olağanüstü hal ile ne ilgisi vardır? KHK’ların amacı dışında kullanıldığının en açık örneklerinden olan bu düzenlemeler açıkça Anayasaya aykırıdır. Olağanüstü hal ile ilgisiz konuların KHK’lar kapsamında devreye sokulması, yandaş kadrolaşma faaliyetinin fırsat bilinmesidir.

Hukuk devletini ve kuvvetler ayrılığını askıya alan uygulamalara son verilmelidir.

Devlettin ve ulusumuzun yakasından terör,  darbeci ve cemaat yapılanmaları hızla atılmalıdır fakat yargısız infaz yapılmamalıdır. Evrensel ve ulusal hukuk kuralları işletilmeden atılacak her adım darbecilerin ve terörün ekmeğine yağ sürecektir.

Bugün onbinlerce kamu çalışanı sebepsiz, sorgusuz ve sualsız açıkta bekletilmekte,  açığa alınanlardan geri dönenlere sınıf vermeme,  okul değiştirme gibi mobbinge varan uygulamalara gidilmektedir.

Buna rağmen açığa alma süresi sınırsız hale getirilmiş daha da zor bir dönemin önü açılmıştır. Bariz ve açık terör ya da cemaat bağlantısı olmayan hiçbir kamu çalışanı açığa alınmamalı, adil soruşturma sürecine göre işlem tesis edilmelidir.  Geçici tedbir olan açığa alma işlemi en kısa sürede sonlandırılmalı, bu işi sulandıran, Çanakkale’de olduğu gibi Şube Başkanımıza, darbeci cemaat üyesi muamelesi yapanlar ile aylar geçmesine rağmen tek bir soruşturma süreci işletilmediği halde kamu çalışanını açıkta bekletmeye devam edenlere el çektirilmelidir.

Hatay da, Antep'te, Mardin'de... olduğu gibi sehven denilen ama kasten olduğuna emin olduğumuz açığa alınan ve bunu devlet eliyle ispatlayan kamu çalışanlarının açıkta bekletilmesi kabul edilemez bir durumdur ve derhal düzeltilmelidir.
Eğitim İş olarak her türlü darbeye,  her türlü paralel yapıya her türlü teröre dün nasıl karşı durduysak bugün de duracağız. Hiç kimsenin haksızlığa uğramaması için,  haksızlığa uğrayanın hakkını alması için,  hukukun hakim kılınması için her türlü çabayı gösterecek, kapalı kapılar ardında değil, hukuk önünde hesap verip suçluluğu ispatlananların cezalandırılması için her türlü mücadele etmeye devam edeceğiz.

Unutulmasın ki hukuk herkese lazımdır ve lazım olacaktır. Bu nedenle de;

Kanunsuz
Hukuksuz
Kararnamalere,
Adaletsiz
Kıstassız
Partizan

Düzene son verilmeli, demokratik, laik, hukuk devleti ilkeleri ile kuvvetler ayrılığı hakim kılınarak normalleşme sağlanmalıdır.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol