Eğitim İş: Öğrenciler İmamlara Emanet

Yenişehir ilçesindeki okullarda seminerler veren müftülük görevlileri ilkokul öğrencilerine mahremiyet, hayâ, iffet, iman, imtihan, şükür gibi konularda sunum yapıyor. Eğitim-İş Şube Başkanı Hakan Boyar, seminerde vaizlerin ne anlatacağının okul idarecilerince bilinmediğini, çocukların vaizlerin insafına bırakıldığını belirtti ve anaokulu çocuklarıyla bile ölüm, cennet, cehennem üzerine sohbetler yapıldığını söyledi.

Haberler 15.04.2016, 23:38
Eğitim İş: Öğrenciler İmamlara Emanet
ABİDİN YAĞMUR - mersinyasam.net - Yenişehir ilçesindeki okullarda seminerler veren müftülük görevlileri ilkokul öğrencilerine mahremiyet, hayâ, iffet, iman, imtihan, şükür gibi konularda sunum yapıyor. Eğitim-İş Şube Başkanı Hakan Boyar, seminerde vaizlerin ne anlatacağının okul idarecilerince bilinmediğini, çocukların vaizlerin insafına bırakıldığını belirtti ve anaokulu çocuklarıyla bile ölüm, cennet, cehennem üzerine sohbetler yapıldığını söyledi.

Yenişehir Müftülüğü, kaymakamlık oluruyla ilçedeki tüm okullarda ‘değerler eğitimi’ seminerlerine başladı. Anaokulundan liseye kadar tüm eğitim kurumlarında yapılan seminerlerde müftülük bünyesindeki imam ve vaizler öğrencilere çocuk eğitimi, örnek aile, milli ve manevi değerler, aile ve medeniyet, birlikte yaşam ahlakı konularında sunum yapıyor. Müftülüğün program yazısına göre bu konuların alt başlıklarını ise 0-6 yaş grubunda dini eğitim, mahremiyet, hayâ, iffet, iman, imtihan, şükür, vatan sevgisi, merhamet, Kuran ve sünnete göre örnek çocuk, Hz. Muhammet’in aile yaşamı, peygamberlerin evlatlarıyla imtihanları gibi konular oluşturuyor.  Müftülüğün program yazısında bu konuların hedef kitleleri toplumun her kesimi ve gençler olarak sınıflandırılsa da aynı seminer programları ortaokul, ilkokul ve anaokullarında da uygulanıyor.

Çocuklara ölümü anlattılar

Uygulamanın sonuçlarının en çarpıcı örneklerinden biri geçtiğimiz hafta Gazi Anaokulu’nda yaşandı. Anaokulunda eğitim alan bir kız öğrenci akşam eve geldiğinde anne babasına ‘Ben ölmek istiyorum’ deyince aile büyük bir şok yaşadı. Çocuğun anlatımları üzerine okulda dini bir seminer verildiğini öğrenen aile okul idaresiyle ve eğitim sendikalarıyla irtibat kurdu ve müftülük yetkililerinin çocuklara ‘ölümün güzelliği, ölümden sonra cennete gidileceği ve insanların orada sevdiklerine kavuşacağını’ anlattığı ortaya çıktı. Okul idaresi aileye, seminerde nelerin anlatılacağı konusunda kendilerine bilgi verilmediğini, seminerlerin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yazısı gereğince yapıldığını aktardı.

Eğitim-İş Şube Başkanı Boyar: Protokoller iptal edilmeli
 
Eğitim-İş Şube Başkanı Hakan Boyar, Milli Eğitim’de görevli öğretmenlerin derslerde ne anlatacağının, nasıl anlatacağının müfredatta önceden belirlenmiş olmasına rağmen müftülük görevlilerinin ne anlatacağının, nasıl anlatacağının önceden belirlenmediğini vurguladı ve “O seminerlerde neyin nasıl anlatılacağı tamamen imamların, vaizlerin, müftülük görevlilerinin insafına bırakılıyor” dedi.

Boyar, “Gazi Anaokulu’nda çocukları bir yerde topluyorlar ve anlatmaya başlıyorlar. Orada anlatılanlar 4 yaşındaki çocuklar için yıkım etkisi oldu. Çocuklar akşam eve gelip ölmek istiyorum dediği zaman ailelerde şok olmuş. Olay bize yansıyınca okula gittik, idareyle görüştük. Yazılı bir emir var dediler. Dr. Kamil Tarhan İlkokulu’nda da 5. Sınıf öğrencilerine ‘elmayı kabuğu örter, korur. Sizi de örtü korur. Örtünün’ gibi telkinde bulunmuşlar. ‘Peygamber efendimiz gelse ne yaparsanız’ diye sormuşlar. İlahiler okumuşlar. Oradan da bize velilerden şikâyetler geldi. Bazı anaokullarında öğrencilere ‘En merhametli insan kimdir’ diye sorulduğunda öğrencilerin ‘Atatürk’ dediğini, bunun üzerine ‘Hayır. Hz. Muhammet’tir’ denildiğini de velilerden duyduk” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, eğitim öğretimi Diyanet’e teslim etmiş gibi uygulamalara girdiğini kaydeden Boyar, “Kendi öğretmenine güvenmeyen bir yapı var.  Öğretmenler 4 yıl eğitim alıyor, sınava giriyor, sınav kazanıyor, aday stajer öğretmen oluyor. Aday öğretmen hiçbir şekilde sınıfa sokulmazken burada eğitimli olup olmadığı bilinmeyen, eğitimli olsa bile pedogojik eğitimi olmayan insanlar çocukların arasına sokuluyor ve onların iç dünyalarında tahribata neden oluyor” ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Müdürlüğü’nün müftülükle ya da dini dernek ve vakıflarla yaptığı tüm protokollerin iptal edilmesi gerektiğini söyleyen Boyar, “Ben bir veli olarak, laik ve bilimsel eğitim için çocuklarımı okula gönderiyorum. Dini değerleri aileler kendi çocuklarına öğretebilirler. Velilerin izni alınmadan çocukların bu tür seminerlere alınması hukuki değildir. Veliler okul idarelerine başvurarak çocuklarının bu seminere sokulmamasını isteyebilirler” dedi. 
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@