Eğitim-Bir-Sen: ‘One minute’ diyecek emek hareketine ihtiyaç var

Uluslararası alanda ‘one minute’ diyebilecek bir emek hareketine ihtiyaç var

Sendika 23.01.2017, 20:42
Eğitim-Bir-Sen: ‘One minute’ diyecek emek hareketine ihtiyaç var

Uluslararası alanda ‘one minute’ diyebilecek bir emek hareketine ihtiyaç var

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, kamu görevlilerinin sorunlarının ve çözüm önerilerinin büyük oranda ortak olduğunu ifade ederek, “Birlikte hareket eder, omuz omuza verirsek sorunlarımızın üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum. Çıkarları uğruna ülkeleri harap eden, kirli ve karanlık odaklara karşı saflarımızı sıklaştırmaya, bilgi ve tecrübelerimizi birbirimize aktarmaya, bir araya gelip ortak projeler üretmeye ihtiyacımız var” dedi.

Latif Selvi, Eğitim-Bir-Sen Kütahya 2 ve Bursa 2 No’lu Şube’nin işyeri temsilcileri, Balıkesir 1 No’lu Şube’nin il divan toplantısına ve 2 No’lu Şube’nin 1. olağan kongresine katıldı.

Şube yönetimleri ve üyelerle bir araya gelerek istişarelerde bulunan Selvi, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Dünyanın bir yerinde sefahat zirve yapmışken başka yerlerde ve hatta o ülkeler içinde sefalet içinde yaşayan insanların bulunduğuna dikkat çeken Selvi, “Bu içler acısı tablo, Allah’ın verdiği nimetlerin azlığından dolayı değil, adil paylaşımın olmamasından dolayıdır. Öyleyse bu duruma birilerinin itiraz etmesi gerekiyor. Bu itirazı fertler olarak dile getirebiliriz, ancak bunun bir değer ifade etmesi çok güçtür. İtirazlarımızı, tepkimizi örgütlenerek seslendirirsek, o zaman arzu edilen hedefe ulaşılabiliriz. Bu nedenle örgütlü toplumlar her zaman örgütlenmemiş, dağınık toplumlara göre daha üstündür. Güçlerini çok daha kolay ortaya koyarlar. Eğitim-Bir-Sen işte böyle bir zeminde doğup gelişen bir harekettir. Nerede bir mazlum, bir mağdur varsa, biz onun yarasına, sıkıntısına sağımıza solumuza bakmadan müdahale eder, çare bulmaya çalışırız. Bunun için yükümüz ağırdır. Ülkemizde ne kadar mağdur insan varsa onların uğradığı haksızlıkları gidermek için hep birlikte mücadele etmemiz gerekmektedir. Hinterlandımızda yaşanan haksızlıklara ve mağduriyetlere de sessiz kalamayız” şeklinde konuştu.

Uluslararası alanda söz sahibi olmak için gayret gösterdiklerini belirten Selvi, “Yalnızca Türkiye’de büyüyerek büyük sendika olamayız. Çünkü dünyanın en organize yapıları Türkiye aleyhinde çalışmalar yapıyor. Uluslararası emperyalizm böyle baktığı için bunu yapıyorlar. Suriye, Irak ya da Afrika ile ilgili söyleyecek sözleri yok. Oradaki bir mazluma ya da mağdura yardım etme gibi dertleri de yok. Öyleyse derdi olan birinin devreye girmesi gerekiyor. Onun için uluslararası alanda çalışanlar adına ‘one minute’ diyebilecek bir sendikal harekete, bir emek hareketine şiddetle ihtiyaç var. Dünyanın farklı ülkelerindeki sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek iş birliği anlaşmaları yapmamızın nedenlerinden biri de budur” ifadelerini kullandı.

Yükümüz ve sorumluluğumuz ağırdır

Geçen yıl ‘Eğitim İzleme ve Değerlendirme’ raporu hazırlayarak kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatan Selvi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitimin en tartışılan alanı olan müfredat çalışmalarına katkı vermek, yenileşme süreçlerine bir girizgah oluşturmak, toplumun tüm kesimlerinin katkısına öncülük etmek, olağanüstü dönemlerde ana ekseni belirlenmiş, palyatif düzenlemelerden öteye geçmeyen yenileşme çabalarının doğru bir çerçeveye oturtulmasına katılımda bulunmak amacıyla, sekiz aylık titiz bir çalışmanın ardından müfredat raporumuzu kamuoyuyla paylaştık. Müfredat değişikliğinin gerçekten şart ve elzem olduğunu tespit ettik. Ancak bu rapora ve değişiklik talebimize direnenler var. Daha açıklama yapmadan birileri ön kabul ve dışlayıcı yargılarla sosyal medya ve basın yoluyla manipülasyon yaparak, tüm çalışmayı rejim tartışmalarına çekmek suretiyle özünden saptırarak müfredata dair önerilerin etki gücünü zayıflatmak, değişiklik iradesini kırmak, etkisizleştirmek ve içeriğini konuşturmamak için yoğun bir çaba içerisine girdiler. Bu yöntem, değişim sürecini durduramaz. Milli Eğitim Bakanlığı, hazırladığı müfredat taslağını kamuoyunun görüşünü almak üzere askıya çıkarmıştır. Gereken katkıyı vereceğiz.”

Milletin hissiyatına tercüman olacak en organize teşkilat olduklarının altını çizen Selvi, “Yükümüz ve sorumluluğumuz ağırdır. Bu milletin hissiyatına tercüman olacak en organize örgütüz. Kalplerimizin birlikte atacağı bir şuura ve eğitime sahip olmamız gerekiyor. Onun için teşkilat eğitimine önem veriyoruz. Eğer eğitim hayatı uluslararası standartları yakalayacaksa, memleketimizin çocuklarının kalpleri aynı noktada atacaksa, Türkiye’nin geleceğine damga vurmasını istiyorsak, hem ülkemiz için hem de ülkemize ümit besleyenler için bir gelecek vadetmesini istiyorsak, uluslararası alanda kalbimizi parçalayan sorunların çözülmesini istiyorsak daha çok çalışmalıyız. Bu sorunların birinci elden çözücüsü olmayabiliriz ama çözümün kilometre taşlarının adresi olabiliriz. Kubbede hoş bir seda bırakabilmek, tarihi misyonun kendisine yüklemiş olduğu sorumluluğu yerine getiren insanlar eliyle olur. Bu anlamda teşkilatımızın bütün kadrolarına çok önemli bir sorumluluk düşüyor” değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ ile mücadelede art niyetli muhterislere fırsat verilmemelidir

FETÖ ile mücadeleye de değinen Selvi, şöyle konuştu: “Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadele, güvenli yarınlarımız için hiçbirimizin geri durmaması gereken kritik bir konudur. Konunun hassas ve karmaşık olması, bazı muhterisler, mücadeleyi göze alamayan omurgasızlar ve kendi defolarını örtmek isteyen fırsatçılar için kullanışlı bir malzemeye dönüştürülmektedir. Bunun neticesinde masum insanlar mağdur edilerek, FETÖ ile mücadele ediliyormuş algısı oluşturulmakta, FETÖ suçlamasıyla haksızlığa uğrayan insanlar göz önüne getirilip birileri bu perdelemeyle gizlenmekte, bunları ayıklaması gereken merciler de hata yapmamak adına hiçbir şey yapmayarak masumları kaderine terk etmektedir. Yetkili mercideki insanların psikolojik bazı engelleri kendi içlerinde aşamayışı, süreç yönetiminde bazı zafiyetler doğurmakta, bu da art niyetli bazı kişilere operasyon alanı açmakta; insanları makamından ederek kendine ya da çevresine yer açmak isteyene, ‘bir iftira atarsam her hâlükârda yıpranır’ düşüncesiyle birçok kumpasın kurulmasına fırsat vermektedir. Bu durum, FETÖ’cülerin istediği bir sosyal düzene katkı sağlamaktadır. Bu art niyetli muhterislere asla fırsat verilmemelidir. Kendi FETÖ defosu bulunanların suçsuz insanları basın yoluyla karalayarak, düzmece dosyalarla yaftalayarak kendilerini gizlemesine karşı uyanık olmak gerekmektedir.”

Karanlık odaklara karşı saflarımızı sıklaştırmalı, bir araya gelerek ortak projeler üretmeliyiz

Latif Selvi, kamu görevlilerinin sorunlarının ve çözüm önerilerinin aşağı yukarı ortak olduğunu dile getirerek, “Birlikte hareket eder, omuz omuza verirsek sorunlarımızın üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum. Çıkarları uğruna ülkeleri harap eden, kirli ve karanlık odaklara karşı saflarımızı sıklaştırmaya, bilgi ve tecrübelerimizi birbirimize aktarmaya, bir araya gelip ortak projeler üretmeye ihtiyacımız var” diye konuştu.

Rektörlerin aşırı yetkileri sınırlandırılmalıdır

“Rektörlerin aşırı yetkileri sınırlandırılmalıdır” diyen Selvi, “Rektörler, dekanlar, akademisyenler emir subayı gibi hareket ediyorlardı. Öğrenciler sağ sol ideolojilerin nesneleri haline getirilmişti. Darbelerin hazırlığı ve provası üniversitelerde yapılırdı. Hazırladığımız raporlarla, araştırmalarla üniversitelerin demokratikleşmesine katkı sunduk, sunmaya da devam edeceğiz. Yayımladığımız ‘Yükseköğretim Kanununa İlişkin Öneriler’ raporunda, rektör atamalarında seçim usulünün olumsuz sonuçlarına dikkat çekerek, mevcut seçim sisteminde akademik üretimin düştüğü, seçim atmosferinin çalışma barışını olumsuz etkilediği ve yükseköğrenimin niteliğinin azaldığı tespitlerinde bulunmuştuk. Son yayımlanan 676 sayılı KHK ile üniversite rektörlerinin seçimine ilişkin düzenleme, raporumuzda yer alan tespit ve önerilerin yerinde ve haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Ancak rektörün yetkileri de sınırlandırılmadır. Rektör, çok aşırı yetkileri olan bir konumdan arındırılmalıdır. Rektörün yetkileri sınırlandırılmalı, yetkilerin bir kısmı mutlaka kurullara devredilmelidir” şeklinde konuştu.

Keleş: Erdemli bir sendikal duruşun adresi olduk

Eğitim-Bir-Sen Kütahya 2 No’lu Şube Başkanı Rafet Keleş, ülkemizin birlik ve beraberliğine katkıda bulunmak, her kesimin ve herkesin insan onuruna yaraşır bir hayat standardına kavuşabilmesi için mücadelelerinin kararlılıkla devam edeceğini ifade ederek, “Biz, sendikacılığı, emeğin, alın terinin karşılığının alınması, çalışanların haklarının savunulması mücadelesi, haksızlıklar karşısında sesini yükseltmek isteyenlerin çalışma alanı olarak görüyor ve bu anlayışla sendikal yolculuğumuzu sürdürüyoruz. Alanları yakıp yıkanların, milletin arabası, esnafın camı ve kaldırım taşıyla sorunu olanların aksine, eylemi alanlara çıkmak olarak gördük, hakkını ararken kimsenin hukukuna girmeyen erdemli bir sendikal duruşun adresi olduk” dedi.

Kaya: Erdemli sendikacılığın gereklerini yerine getirmeye devam edeceğiz

Bursa 2 No’lu Şube Başkanı İlyas Kaya, Türkiye’yi daha müreffeh yarınlara taşıyacak her çalışmanın yanında olduklarını dile getirerek, “Milletimizin yararına olan/olacak her adımın destekçisi olduk, olacağız. Geçmişi unutmadan geleceğe emin adımlarla ilerlemek için erdemli sendikacılığın, kurumsallaşmanın ve akademik sendikacılığın gereklerini yerine getirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Çabuk: Üye sayımızı 6 bine çıkarmayı hedefliyoruz

Balıkesir 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Çabuk ise, yaptıkları çalışmalar neticesinde geçen yıl yetkiyi aldıklarını, bu yıl da yetkiyi korumak ve pekiştirmek için çalışmalarına devam ettiklerini söyledi. Belirledikleri hedefe ulaşmak için yoğun bir çabanın harcadıklarını kaydeden Çabuk, üye sayılarını 6 bine çıkarmak için var güçleriyle çalıştıklarını vurguladı.

Balıkesir 2 No’lu Şube 1. olağan kongresini yaptı

Eğitim-Bir-Sen Balıkesir 2 No’lu Şube, 1. olağan kongresini Necati Bey Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirdi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi’nin divan başkanlığını yaptığı kongrede Doç. Dr. İbrahim Aydın başkan seçildi.

Burada bir konuşma yapan Latif Selvi, sendikaların demokratik süreçleri işletmek suretiyle yöneticilerini belirlediklerini kaydederek, “Sendikamızda bütün yetkili mekanizmalar ve işleyen sistem üyelerimizin, delegelerimizin tasvipleri ile gerçekleşir, bunun yolu da seçimdir. Bugün mevcut şubelerimize bir yenisi daha eklenmiştir. Doç. Dr. İbrahim Aydın ve ekibine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor, yeni görevlerinde başarılarının devamını diliyorum” dedi.

Aydın: Üye sayımızı yüzde 232 oranında artırdık

Şube Başkanı Doç. Dr. İbrahim Aydın, Balıkesir Üniversitesi’nde 28 Eylül 2014’te 123 olan üye sayısını yaklaşık iki yıllık süre içerinde 400’ün üzerine çıkardıklarını belirterek, şunları söyledi: “Üye sayımızı bu dönemde yüzde 232 oranında artırdık. Mayıs 2016 itibarıyla Balıkesir Üniversitesi, Bandırma 17 Eylül Üniversitesi ve Kredi Yurtlar Kurumu’nda yetkiyi aldık. Kongremizin sendikamız, camiamız ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Seçim sonucuna göre şube yönetimi şu isimlerden oluştu: Doç. Dr. İbrahim Aydın, Dr. Mehmet Yanık, Kadir Gökbulut, Hayri Akyazı, Hayrullah Atakçı, İbrahim Korkmaz ve Mustafa Çevran.

Kaynak: KamuGundemi.com
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@