Dilek Yurdugül Emekçi Kadınlar Günü'nde Sıkıyönetim Uygulaması Veli Demir Hasan Kütük

Eğitim İş MYK üyesi Dilek Yurdugül'ün  yaptığı açıklamada şunlar kaydedildi. Etkinliğe Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, Birleşik Kamu-iş Genel Başkanı Hasan Kütük de katıldı.

Dilek Yurdugül Emekçi Kadınlar Günü'nde Sıkıyönetim Uygulaması Veli Demir Hasan Kütük
Eğitim İş MYK üyesi Dilek Yurdugül'ün  yaptığı açıklamada şunlar kaydedildi.

Eğitim-İş’in içinde bulunduğu 41 demokratik kitle örgütünden oluşan “Laikliğe Çağrı Birlikteliği” 8 Mart Kadınlar Günü nedeniyle “Emperyalizme ve gericiliğe karşı barış ve laiklik” sloganıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.
Sakarya Caddesi’nde toplanan grup, buradan Kuğulupark’a yürümek istedi. Ancak, Ankara Valiliği’nin talimatı üzerine güvenlik güçleri yürüyüş yapılmasına izin vermedi. Sakarya meydanı, bomba ihbarı bahanesiyle güvenlik şeridi ile çevrilirken alana gelmek isteyenler güvenlik güçlerince geri gönderildi, grup basın açıklaması yapmak için uzun süre bekletildi.

Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir ve MYK üyelerimiz ile Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan Kütük ve MYK üyelerinin de içinde bulunduğu grup “Kadın erkek elele, örgütlü mücadeleye”, “Tacize, tecavüze geçit yok”, “Eşitlik, özgürlük kadınlarla gelecek”, “Fetvalarınızdan, yasalarınızdan daha güçlüyüz”, “Laiklik için, eşitlik için, özgürlük için, emperyalizme karşı, savaşa karşı buradayız”, “Kadınların katili, AKP’nin düzeni” sloganları eşliğinde Sakarya Caddesi’ndeki İnsan Hakları anıtı önünde toplandı.

Grup adına basın açıklamasını yapan Genel Basın Yayın Sekreterimiz Dilek Yurdugül, Valiliğin adeta sıkıyönetim günlerini anımsatan yasakçı tutumunu kınadı. Yurdugül’ün okuduğu ortak basın açıklaması şöyle:

Dünya Emekçi Kadınlar Gününde; LAİKLİĞE ÇAĞRI Bileşenleri olarak “Emperyalizme ve gericiliğe karşı barış ve laiklik” için bir araya geldik!

Ülkemizde ve bölgemizde barbarlığın ve karanlığın hüküm sürdüğü bir dönemden geçiyoruz.

Gericilikle yaşamlarımızı teslim almaya çalışan AKP iktidarı bu karanlığın baş sorumlusudur.

Suriye’de 5 yıldır yobaz çeteleri destekleyenler, besleyip büyütenler bugün de ülkemizde patlayan bombaların baş sorumlusudur.

Ülkemizde farklı inançlardan milyonlarca yurttaşımızın iç içe yaşadığı bilindiği halde, Siyasi iktidar, bu ortak yaşam, irade ve kararlılığına ihanet etmiş, “Alevi-Sünni” kelimelerini sıklıkla kullanarak çoğunlukla kadınlar üzerinden bu mezhep fayını tetiklemeyi siyasetinin ana teması saymıştır.

“Kadın erkek eşit değildir”, “doğurun evde oturun”, “babanın kız çocuğuna şehvet duyması normaldir” diyenler, kadın katilleri için “saygın kişiliği sebebiyle” iyi hal indirimini uygun görenler her gün kadınların katledilmesinin, tecavüze uğramasının, akıl almaz derecede şiddet görmesinin baş sorumlusudur.

4+4+4 gerici eğitim sistemini uygulamaya koyanlar, karma eğitimi ortadan kaldırmaya çalışanlar, din derslerini seçmeli adı altında zorunlu hale getirenler, çocuklarımızın geleceğini karartan, onları birer yobaz militan veya ucuz işgücü haline getirmek isteyenlerin ta kendisidir.

Kadın emeğini yok sayarak, yedek işgücü olarak gören “eşit işe eşit ücret” ilkesini reddeden zihniyet esnek çalışmayla, evden parça başı işlerle kadınları ucuz işgücü olarak güvencesiz çalışmaya iten, birçok iş kolundaki ve evdeki emeğimizi görünmez kılan piyasacı zihniyettir.

Bu piyasacı zihniyetin yarattığı sistem, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve psikolojik her alanda emekçi kadınların yaşamını alt-üst etmektedir.

Yanı başımızda süren savaşı körüklemeye, çeteleri beslemeye devam etmekle kalmayıp ülkemizi bizzat savaşa sokmak için uğraşan AKP iktidarı savaşın yarattığı yıkımın, yaşamı kâbusa dönen milyonlarca kadın ve çocuğun da sorumlusudur.

Diyanet fetvalarıyla, çıkardıkları yasalarla, bizleri toplumsal yaşamdan koparmak üzere hayata geçirmeye çalıştıkları düzenlemeleriyle laiklik düşmanı olduğunu ilan edenler şimdi de bu uygulamalarının Anayasasını yapmak üzere kolları sıvıyor.
Laikliğin resmi olarak da ortadan kaldırılacağı, gericiliğin bir devlet politikası haline getirileceği Anayasa’ya ve onun başkanlık sevdalısı diktatörüne karşı,

Çocuklarımızın geleceğini karartan, onları birer yobaz militan veya ucuz işgücü haline getirmek üzere uygulamaya koymaya çalıştıkları gerici eğitim sistemine karşı,

Reyhanlı, Suruç, Ankara, İstanbul katliamlarıyla emperyalizmin planları ve kendi hırsları için ülkemizi savaşa sokmak isteyenlere karşı bizler bir araya geldik.

Zorunlu din dersleri kaldırılmalı, imam hatipleştirilen bütün okullar yeniden eski statülerinde devlet okulu olmalıdır!

Eğitim, laik ve bilimsel olmalı, karma eğitim hiç tartışmasız güvence altına alınmalıdır!

Diyanet İşleri Başkanlığı hayatlarımıza dair gerici fetvalar vermeyi sonlandırmalıdır!

Emperyalizmin emrindeki bütün savaş suçluları yargılanmalıdır!

Unutmayalım ki!..
Örgütlü hareket etmediğimiz sürece bu sömürü devam edecektir.
Emekçi kadının kurtuluşu kapitalist düzende en çok sömürülen ve ezilen işçi sınıfının kurtuluşundan farklı bir yol izlemeyecektir.
Emekçi kadınlar, sınıfdaşlarıyla birlikte mücadele ederek kurtulacaklardır.
YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.