Corbyn: İşçi Partisi’nin sahip olduğu en sol lider

Corbyn: İşçi Partisi’nin sahip olduğu en sol lider

Haberler 21.09.2015, 23:52
Corbyn: İşçi Partisi’nin sahip olduğu en sol lider

Corbyn: İşçi Partisi’nin sahip olduğu en sol lider

 

 

Corbyn: İşçi Partisi’nin sahip olduğu en sol lider

TARIK ALİ

Tarihin ironileri bizleri hep şaşırtmayı başarıyor. Hangi kıstasa göre ölçerseniz ölçün, Jeremy Corbyn İşçi Partisi tarihinde en solda kalan lider olma özelliğini taşıyor. Yabancı ülkelere kötülük saçanların kendi memleketlerine de pek bir faydası dokunmayacağını biliyor. Parlamentonun anti-emperyalizme en sadık üyesi de o. Siyasi öncülleri ile arasındaki tezatlık bu iddiayı kanıtlıyor. Keir Hardie’nin (1906-1908 yılları arasında İşçi Partisi Lideri, 1915’e kadar parlamento üyesi idi) sosyalizmi Birinci Dünya Savaşı’nın savaş meydanları üstünde debelenirken, Arthur Henderson (1931-1932 yılları arasında İşçi Partisi lideri) ise Lloyd George’un savaş kabinesine hizmet ediyordu.

İşçi Partisi’nin ilk başbakanı Ramsay Macdonald yüksek sosyetenin Dük ve Düşeslerine tapıyordu ve İşçi Partisi’ni Ulusal Hükümet’e (1931-1940 yıllarında büyük siyasi partilerin oluşturduğu koalisyona verilen ad) sokarak bölünmesine yol açmıştı. Kar kesintileri bu bölünmeye yol açmıştı. Geriye kalanların lideri olan George Lansbury iyi ve yeterli bir liderdi ve oldukça saygındı ancak bölünmüş partinin etkisini artırmakla oldukça meşguldü.

Clement Attlee ülke içinde harika bir reformistti, ancak yurtdışında sürdürüğü politikaları için aynı şeyi söylemek oldukça zordu. Hükümeti; Washington’daki yeni dünya liderlerini memnun etmek için Hiroşima ve Nagazaki atom bombası atılmasını kabul etmişti ve bağımsız bir dış politika sürdürmeyi de reddediyorlardı. Aynı hükümetin bakanları, Britanya’nın ezdiği ve yenilgiye uğrattığı Maleyza’daki komünist gerillaların kesilmiş başlarıyla kameralara poz vermişti. Yunanistan’daki iç savaştaki tutumu da Clement Attlee’nin hanesine eksi olarak yazılmıştı.

Harold Wilson (1963-1974 İP lideri, 1974-1976 yılları arasında başbakan) ülkenin zenginliğini tekrar daha eşit bir şekilde bölüştürmüş ancak ABD’nin Vietnam’daki dış politikasını desteklemişti; Muhalefet Lideri Michael Foot ise Margaret Thatcher’ın Malvinas/Falkland’ı geri kazanma savaşının bağnaz bir destekçisiydi. Neil Kinnock’un (1982-1993 yılları arasında İşçi Partisi ve Muhalefet lideri) yükselişiyle militan eğilimlerin sonu gelse de Torie’leri yenmeyi başaramadı. Başka bir İşçi Partisi lideri olan John Smith ise daha teste tabi tutulamadan ölmüştü.

Smith’i Thatcher savunucusu ikizler takip etti. Tony Blair/Gordon Brown ikilisi gücü paylaşmayı kabul etmişler; böylece birbirinden siyasi olarak hiçbir farklılık göstermeyen güce aç iki taraf oluşmuştu. Tabii Blair hem güce hem de paraya açtı. Blair bize Yugoslavya ve Irak savaşlarını verdi. Gordon Brown ise finansal kapitlizmin zayıf noktalarından bihaberdi ve çürümeye bıraksa daha iyi olacak birkaç bankayı kurtarmak için milyonlarca vergi ödeyen vatandaşın parasını harcadı. Her ikisi de, parti konferansının gücünü iğdiş edip ABD’li Demokratlar’ın kötü bir versiyonu haline getirerek İşçi Partisi’ni bürokratikleştirdi. CLP’nin üyelerini (Constituency Labor Party – belli bir seçim bölgesine mensup üyelerden oluşuyordu) devre dışı bırakarak kendi müstakbel parlamento üyelerini seçti. Bu Parlementer İşçi Partisi’nin (PLP) büyük bir kısmını kariyerist ofis elemenlarına çevirmek için tek yoldu.
Ed Miliband, Tony Blair ve Gordon Brown, Miliband’ı başarıya ulaştırmak için son seçim kampanyasında oldukça sık boy gösteriyordu. İronik olan ise, partinin seçim sistemi reformu Blair savunucularını ve medya dostlarını çekmek için tasarlanmış, bunu yapmak için ise sendikanın partide geri kalan gücünü bertaraf edip, partinin kapılarını daha kafa dengi seçmenlerin uç merkez siyasetin tahakkümünü sağlama alacağı umuduyla yabancılara açmıştı. Kendilerine o kadar çok güveniyorlardı ki birkaç Blair savunucusu Corbyn’e “simgesel bir solcu” olarak bulunsun diye parlamentoya girmesi için oy vermişti. Güya böylece partinin cömertliğini ve çeşitliliğe verdiği değeri göstereceklerdi.

Bu planın böylesine duygusal bir şekilde geri tepeceğini kim kestirebilirdi ki? Kesinlikle Corbyn değil. Guardian Cooper’ı destekledi. Blair savunucusu köşe yazarları öfkeyle titriyor ve Islington’lı bu “dinozor” (Corbyn) ifşa ediyor ancak halkın içindeki daha genç “dinozorlar” için çok sevilen ve özlenen bir “tür” olduğunu unutuyordu. Daily Mirror ise Burnham’ı destekledi.

Corbyn, bilen, duyan, gören hiç kimse özgünlüğüne şüpheyle yaklaşamaz. Son kırk yılda birçok platformda onunla birlikte bulundum. En kilit sorunlarda kararlılığını hep korudu. Kampanyayı toplumsal bir harekete dönüştüren gençleri çeken şey ise, tam da geleneksel siyasi ve medya hiziplerini yabancılaştıran şeydi.

Corbyn eğitimsiz, konudan konuya atlayan, sola aşırı yakın vs. gibi özelliklere sahipti. Daha da önemlisi demiryolları ile kamu hizmet kuruluşlarının özelleştirmesini tersine döndürmek isteyen bir liderdi. Ona oy veren çoğu kişi hem bu sebeple hem de düz, renksiz, vizyonsuz yeni İşçi Partisi imalatlarından kurtulmak için oy vermişti.

Peki gelecekte bizi neler bekliyor? İşçi Partisi üyelerinin en sol liderlerini seçmeleriyle Parlamenter İşçi Partisi’nin (PLP) büyük çoğunluğu Sağ’ın namlusunun ucunda. Sadiq Khan’ın İşçi Partisi tarafından Londra Belediye Başkan adayı olarak seçilmesinin ardından yaptığı kabul konuşmasını dinleyen herkes Corbyn’in kampanyasıyla arasındaki farkı kolayca görebilir. Khan’ın klişeleri Corbyn’in PLP’de ne kadar izole olacağının bir hatırlatıcısı.
O ne yapacak? Onlar ne yapacak?

Corbyn, hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, partiye arkasında birleşmesi için çağrıda bulunacak. Ancak PLP’nin büyük çoğunluğunun Corbyn’in politikalarına karşı olduğu gerçeğinden kaçış yok. Tahminimce, onu yormaya ve taviz vermesini sağlamaya çalışacaklar. Taviz verdikçe de itibarını sarsacaklar (Yunanistan’daki Aleksis Çipras’ı hatırlayın), ancak başarılı olacaklarından emin değilim. Corbyn hiçbir şekilde tavizin söz konusu olamayacağı kilit sorunları anlıyor. Çok uzun süredir bu sorunlar için bir kampanya yürütüyor. Yeşillerin gündemine yakın oluşu bir sır değil ve parlamentodaki tek Yeşiller Partisi milletvekilinin şimdi somut bir destekçisi var. Rantçıların elinden toplutaşımayı almak başka bir unsur; genç ve yaşlılara sağlanacak olan ucuz sosyal konutlar ise toplulukların yeniden inşasına yardımcı olacaktır. On yıllardır zenginleri ayrıcalıklar sağlayan sistemin yerine sağlam bir vergi sistemi getirmek şehrin, medyanın ve siyasi yardımcılarının ateşli öfkesini ortaya çıkaracak olsa da kesinlikle gerekli bir değişiklik. 1970’lerden beri zenginlere ve aşırı zenginlere fayda sağlayacak bir biçimde ulusal servetin dağıtımı diğer OECD ülkelerine göre Britanya’da çok daha hızlı gerçekleşmişti.

Blair kabinesinden farklı olarak Corbyn kendi çıkarları için güç ve kişisel servet peşinde değil. Ne de olsa bu kabine kemer sıkma politikalarını güle oynaya desteklemişti ve Cameron da Blair’den pek de farklı değil. Göreceğiz. Ama ne olursa olsun, BBC’nin yeni İşçi Partisi liderini destekleyenleri ekrandan uzak tutmak için kendini sansürlemesi artık pek de mümkün olamayacak. Yaşayan ölüler kısa bir süreliğine de olsa piyasadan silindi. İngiliz siyasetine tekrar can geldi.

Kaynak: Counter Punch / http://goo.gl/meR2K1
Çeviri: Anıl Ersoy

 

 

Birgün Gazetesi


Yorumlar (0)
-2°
açık
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 06 Aralık 2019
İmsak 06:19
Güneş 07:49
Öğle 12:45
İkindi 15:09
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 13 27
2. Başakşehir 13 25
3. Beşiktaş 13 24
4. Trabzonspor 13 23
5. Alanyaspor 13 22
6. Fenerbahçe 13 22
7. Malatyaspor 13 20
8. Galatasaray 13 20
9. Denizlispor 13 17
10. Göztepe 13 17
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 13 16
13. Gençlerbirliği 13 14
14. Konyaspor 13 13
15. Kasımpaşa 13 12
16. Antalyaspor 13 12
17. Ankaragücü 13 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 13 27
2. Erzurum BB 13 24
3. Bursaspor 13 23
4. Ümraniye 13 22
5. Akhisar Bld.Spor 13 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 13 19
9. Balıkesirspor 13 18
10. Altay 13 16
11. Giresunspor 13 16
12. İstanbulspor 13 15
13. Adana Demirspor 13 15
14. Boluspor 13 11
15. Osmanlıspor 13 10
16. Altınordu 13 10
17. Adanaspor 13 9
18. Eskişehirspor 13 2
Takımlar O P
1. Liverpool 15 43
2. Leicester City 15 35
3. Man City 15 32
4. Chelsea 15 29
5. Wolverhampton 15 23
6. M. United 15 21
7. Crystal Palace 15 21
8. Tottenham 15 20
9. Sheffield United 15 19
10. Arsenal 15 19
11. Newcastle 15 19
12. Burnley 15 18
13. Brighton 15 18
14. Bournemouth 15 16
15. West Ham 15 16
16. Aston Villa 15 15
17. Southampton 15 15
18. Everton 15 14
19. Norwich City 15 11
20. Watford 15 8
Takımlar O P
1. Barcelona 14 31
2. Real Madrid 14 31
3. Sevilla 15 30
4. Real Sociedad 15 26
5. Athletic Bilbao 15 26
6. Atletico Madrid 15 25
7. Getafe 15 24
8. Valencia 15 23
9. Osasuna 15 22
10. Granada 15 21
11. Levante 15 20
12. Real Betis 15 19
13. Villarreal 15 18
14. Deportivo Alaves 15 18
15. Real Valladolid 15 18
16. Eibar 15 15
17. Mallorca 15 14
18. Celta de Vigo 15 13
19. Espanyol 15 9
20. Leganés 15 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@