Bir Sana ne'de Birleşik Kamu-iş ve Tüm Yerel-Sen'li Kadınlardan Geldi Sana Ne!

Erdoğan'ın İzmir Karşıyaka Belediyesi'nin çok ses getiren Sana Ne afişlerine gösterdiği tepkiye, Birleşik Kamu-İş İzmir Temsilciliği ve Tüm Yerel-Sen'den cevap geldi. Sana ne! Tamer Yiğit Güler, Zekiye BACAKSIZ,Arif ALEL,Bilge Zobarlar

Haberler 09.03.2016, 12:33
Bir Sana ne'de Birleşik Kamu-iş ve Tüm Yerel-Sen'li Kadınlardan Geldi Sana Ne!
BİRLEŞİK KAMU İŞ’Lİ KADINLARIMIZDA “SANA NE “DEDİ

“Yaşamın yarısı kadınlarsa, mücadelenin ön saflarında yer alacaklar da kadınlardır”
 
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu İzmir il Temsilciliğimiz Kıbrıs şehitlerinde 8 Mart Emekçi Kadınlar resim sergisinde  Karşıyaka Belediye Başkanın hazırlattığı afişlere  destek çıkıp hep bir ağızdan  “SANA NE” dediler.

Geçtiğimiz hafta için dede Türkiye genelinde “Suça ortak olma bir imzada sen ver “imza kampanyasında İzmir den sadece  On bin İmza toplayan  Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Kadın komitesi üyelerimiz bu imzaları 11 mart ta Aile ve sosyal politikalardan sorumlu Devlet Bakanına teslim edecekler.
İl Temsilciliğimize bağlı Kadın komitemizin hazırladığı Resim sergisinde basın açıklamasını  Kadın komitesi  adina  Eğitim İş 1 Nolu Şube yöneticisi Bilge ZOBARLAR yaptı.

Basın Açıklamamıza Konfederasyon İzmir il temsilcimiz Tamer Yiğit Güler, Genel Sağlık İş Genel Başkanı Zekiye BACAKSIZ,Tüm Yerel Sen Genel Mali Sekreteri Arif ALEL ile Konfederasyona bağlı sendikalarımızın şube başkanları ve  üyeleri katıldı.

Basın açıklamasında  Bilge Zobarlar  “Bugün 8 Mart,
Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü,
Bugün Mücadele Günü”
 Diyerek başladığı konuşmasına  “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün önemi ve anlamı her geçen gün daha bir yakıcı hale geliyor. Her geçen gün Mücadeleye katılan kadın sayısı artıyor. Her ne kadar içi boşaltılmaya çalışılsa bile 8 Mart bizlere yol göstermeye devam ediyor. Yıl 2016, Ortadoğu ve Ülkemiz AB-D Emperyalistlerinin kuşatması altında. İnsan soyunun en büyük düşmanı Emperyalistler, bin ülkeli bir dünya yaratma projesi olan BOP çerçevesinde, Halkların arasına attıkları düşmanlık tohumlarını suluyorlar. Ortadoğu halkları ve Türk halkı kan kusuyor. Acının en büyüğünü de ölerek, tecavüze uğrayarak, eşinin, çocuklarının ölümünü görerek kadınlar yaşıyor.

Kadınlar çifte sömürüye maruz kalmaya devam ediyor. İşçi, emekçi olduğu için sömürülürken, kadın olduğu için de sömürülüyor. Sınıflı toplum olmanın bedelini en ağır kadınlar ödüyor. Bu bedeli öderken kadınlara, ortaçağcı gericilik kurtuluşmuş gibi gösteriliyor. Tarikatlar kadınlarımızı kıskaç altına almış durumda. Kadınlarımız, tek çarenin şeriat olduğu, çarşafa bürünerek, evlere kapanarak, erkeklere köle olarak özgürleşecekleri konusunda ikna edilmeye çalışılıyor.” Seklinde devam etti

Zobarlar daha sonra hükümetin kadınlara bakış açısını değerlendirken şöyle konuştu

 “Diyanet’in “Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil!” fetvasının şaşkınlığını hala yaşıyoruz.

Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız’ın, “Çalışan kadın fuhuşa destek oluyor” söylemleri hala tüylerimizi ürpertiyor.

Çok eşliliğin yasal olmasını isteyen, kocasına kendi arkadaşını tavsiye ettiğini tüm medya araçlarından duyuran, kadın cinayetleri ile ilgili olarak; “Kadın çileden çıkarıyor, ne yapsın adam”       diyerek kadın cinayetlerini destekleyen, kadın onurunu ayaklar altına alan Aile Danışmanı Sibel Üresin hepimizin sabır taşını çatlatıyor. Furkan Vakfı Kurucusu Alparslan Kuytul’un “Annen de olsa, diz kapağının üstü tahrik eder.” söylemlerini kim unutabilir ki.
 Ya, “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Anası ölsün. Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın." diyen Melih Gökçek’in sözlerini unutmak mümkün mü?

“Kızım çok acı çekmiştir keşke silahla öldürselerdi” diyen Özgecan’ın annesinin çaresizliği, acısı hala tazeliğini koruyor belleğimizde. Özgecan öldürüleli bir yıl oldu. Ama hala Özgecan Yasası çıkartılamadı. Ve 2015 yılında 303 kadın öldürüldü.

Peki kadına karşı şiddet, baskı, zulüm böyle geldi ve böyle mi gidecek?

Hayır! Böyle gelmedi

Böyle de gitmeyecek elbet! Bu karanlık günleri güneşe çevireceğiz elbet!

Kadın sorununun çözümü sınıf mücadelesiyle mümkündür. Sınıfsal sömürü son bulduğunda, kadına yönelik her türlü baskı, sömürü ve şiddet de son bulacaktır. Bunu gerçekleştirecek olan emekçi kadın ve erkeklerin omuz omuza dayanışması, örgütlenmesi ve mücadelesi olacaktır.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Emekçi kadınların mücadele günüdür. Bu mücadele ancak örgütlenerek başarıya ulaşacaktır. Kadınlar bulundukları her ortamda örgütlenecek ve bu kahrolası sömürü düzenini ortadan kaldırmak için erkekle birlikte kararlılıkla mücadele edecektir.
 
Yaşamın yarısı kadınlarsa, mücadelenin ön saflarında yer alacaklar da kadınlardır.” Diyerek basın açıklamasını bitirdi..

birleşik kamu-iş tüm yerel sen izmir
birleşik kamu-iş tüm yerel sen izmir
birleşik kamu-iş tüm yerel sen izmir emekçi kadınlar günü
birleşik kamu-iş tüm yerel sen izmir 8 mart eylemi
birleşik kamu-iş tüm yerel sen izmir sana ne
birleşik kamu-iş tüm yerel sen izmir
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@