Ataması yapılmayan öğretmenler, meslektaşlarımız...

Ataması yapılmayan öğretmenler, meslektaşlarımız...

16 Haziran 2018 Cumartesi 12:00
Ataması yapılmayan öğretmenler, meslektaşlarımız...

FERAY AYTEKİN AYDOĞAN
Eğitim Sen Genel Başkanı

Kamu okullarında ücretli,güvencesiz,asgari ücretin dahi altında; özel okullarda, etüt merkezlerinde açlık sınırının altında çalıştırılan, esnek çalışma saatlerine mahkum edilen,mobbinge baskıya uğrayan yaşamlarının en güzel yıllarını geleceğe dair inatla umudunu koruyarak sürdürmeye devam eden arkadaşlarımız…

Geçtiğimiz hafta içersinde ataması yapılmayan öğretmenlere ‘Öğretmenlik dışında bir meslek bulun.’ diyen AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, dün de mitingi sırasında atama talep eden öğretmen arkadaşımızı ‘azarladı’.Bir ülkeyi yönetenler,bir ülkenin cumhurbaşkanı neden öğretmenlere dair öfke besler?Binlerce kişinin gözleri önünde, bir mitingte bir öğretmeni neden azarlar? Öğretmenden neden bu denli korkuyorlar?Bir öğretmenin yüreği nasıl bu denli acıtılabilir?

Bir öğrencinin yaşamına dokunmanın nasıl bir duygu olduğunu, öğrettiğimiz her kelime,her konu ile ilgili yaşadığımız mutluluğu bir gün bile sınıfa girmemiş,bir öğrencinin gülümsemesi ile birlikte gülmemiş kişiler hiçbir zaman anlayamaz.Onlar için öğretmenlik mesleği iktidar-lar-ın öğretmeni olduğunda makbuldür. Okulları ticarethane, öğrencileri ve velileri müşteri olarak gören bu anlayış için kamusal eğitime,öğretmen atamasına bütçe ayırma tercih olamaz. Özellikle 2012’den bu yana eğitimin özelleştirilmesine,özel okullara ayrılan bütçe,kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesi temel eğitim politikası haline getirildi. Öğrencilere paran varsa,o da yetmez paran kadar eğitim diyen bu anlayış,öğretmenler için ise özelleştirmenin girdiği tüm alanlarda olduğu gibi güvencesiz,ücretli çalışma koşulları olarak yaşama geçirildi. AKP iktidarı dönemindeki milli eğitim bakanları, hükümet yetkilileri öğretmenlik mesleğini hedef alan söylemleri durmaksızın devam ettirdiler.

‘SEÇİLMİŞLER’ NELER SÖYLEDİ?

2002

Başbakan Erdoğan düzenlediği mitingde ‘Sınavsız öğretmen olunacak’ ve ‘Mezun olacak ve atanacaksın’ açıklamasını yaptı önce..

26 Eylül 2012

Ataması yapılmayan öğretmenler Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’i ziyarete gitti.Görüşmede Ömer Dinçer;

'Siz gidin ücretli öğretmenlik yapın. Biz de hayvan yetiştiricisini öğretmen yapmayalım."

"Eğer siz öğretmenlik yeterliliğine sahip olsaydınız zaten 40 bin kişinin içersinde olurdunuz, karşımda değil."

"Ben öğretmen olmak isteyenleri, Eminönü'ndeki caminin önünde bekleyen güvercinlere benzetiyorum. Bekliyorlar ki biri önlerine yem atsın. Özelde şansını deneyen öğretmenleri ise kendi yiyeceğini arayan dağ güvercinine benzetiyorum." sözlerini söyledi.

12 Şubat 2016

Şubat 2016’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin ataması yapılmayan öğretmenlerle ilgili eleştirilerini yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ataması yapılmayan öğretmen intiharları için “Gösterişçi intihar eylemi diye bir sendromdan bahsediliyor.Niyeti olmadığı halde etrafında ilgi uyandırmak veya ilgi çekmek veya isteklerinin yerine gelmesini sağlamak amaçlı” intihar ettiğini söyledi.

14 Haziran 2018

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmazöğretmenler aldıkları ek derslerden memnun ,bütün açığın kapatılarak tüm ihtiyacın atanmasını öğretmenler istemez; dışarıdakiler içeri girmek istiyor , dedi.

AKP milletvekili Çamlı sosyal medya ile taleplerini duyurmaya çalışan ataması yapılmayan öğretmenleri provokatör diyerek hedef haline getirdi.

Ataması yapılmayan öğretmenler yıllardır platformlar oluşturmaya,seslerini duyurmaya çalışıyor.Yaşamlarının en güzel yıllarını sınavlara hazırlanarak,ders çalışarak geçiren öğretmenler,eğitim fakültelerini bitirdiklerinde aslında her şey yeni başlamış oluyor onlar için…Üniversiteyi tamamladıktan sonra KPSS sınavına hazırlanıyorlar.KPSS sınavından yüksek puan almaları da onlar için yeterli değil.KPSS sınavından sonra da mülakata giriyorlar.Hükümetin,milli eğitimin ‘makbul’ gördüğü kişiler tarafından oluşturulan komisyonun karşısında objektif,bilimsel niteliği olmayan soruları cevaplamak zorunda kalıyorlar.OHAL döneminde mülakat ta yeterli gelmedi AKP iktidarına…Mülakat sonrasında da bir hukuk devletinde hiçbir karşılığı olmayan güvenlik soruşturmasını çıkardı öğretmenlerin karşısına…Ataması yapılan öğretmenler güvenlik soruşturması adı altında;atama iptal kararnamesi ile mesleklerinden bir nevi ihraç ediliyorlar.Atama gerçekleştikten sonra da öğretmenlerin yaşadığı haksızlıklar son bulmuyor.15 Temmuz darbe girişiminden yalnızca 12 gün sonra tüm öğretmenlerin atamasının sözleşmeli olması ile ilgili 668 sayılı KHK düzenlemesi yapıldı.15 Temmuz’dan sonra tüm atamalar sözleşmeli yapıldı,6 yıl boyunca her yıl sözleşme yenilemek zorunda bırakılan öğretmenlerin iş güvencesi fiilen ortadan kaldırıldı.İktidarın,milli eğitim bakanlığının,okul müdürlerinin iki dudağı arasında mesleklerini sürdürmeye çalışıyorlar.Ailenin kutsallığını ağzından hiç düşürmeyen,her fırsatta ‘En az 3,3 te yetmez 5 çocuk’ söylemlerini tekrar eden AKP iktidarı,sözleşmeli öğretmenlerin özür tayin hakkını da ellerinden aldı.Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz da ‘Ya eşinizi,ya işinizi.’ diyerek, güvencesiz çalıştırmanın sözün bittiği yer olduğunu net bir şekilde ifade etti.

ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLER NELER SÖYLEDİ?

Yaşamlarının en güzel yıllarında neler yaşıyorlar sözleşmeli öğretmenler?

Eğitim Sen için hazırlanan bir yayında kendilerini anlattılar.

Diyarbakır: 5 yıldır KPSS'ye hazırlanıyorum. Çevredeki bakışlar bunaltıyor. "Yine mi giremedin?" bakışları bunlar. Ücretli öğretmen olarak çalışırken müdür, "Yerine atama yapıldı, işine son verildi" dedi. Öğrencilerim, "Öğretmenim, siz öğretmen değil miydiniz?" diye sordu.

Ankara: 3 yıldır ataması yapılmayan bir İngilizce öğretmeniyim. KPSS bizi ölçen bir sınav değil. Orada bir tane bile İngilizce soru sorulmuyor. Annem temizlik şirketinde taşeron işçi, asgari ücretle çalışıyor. 4 kardeşiz, en büyükleri benim. Şu anda sekreterlik yapıyorum.

Çorum: 2000'den beri KPSS'ye giriyorum. KPSS yüzünden eşimden ayrılmak zorunda kaldım. Atamam olmayınca kredi çekip internet kafe açmıştım. 2002 krizi her şeyimi aldı. Evliliğim sadece 7 ay sürdü.1 puan farkla atamam yapılmadı. İnşaatlarda tesisatçılık öğrendim. 35 yaşıma geldim. Hiçbir şeyim yok. Evlenememişim, baba olamamışım, özgüvenim bitti.

Iğdır: 11 aylık çocuğum var, gelirim yok. Çocuğum için yeşil karta başvurdum. Muhtar yüzüme baktı ve utancımdan yerin dibine girdim. 2003'ten bu yana her yıl KPSS'ye girdim. F tipi hayat yaşıyorum. Mutfakla odam arasında mekik dokuyorum. 2009'a kadar evlenmemek için direndim. Yanıma org ve bağlama alarak düğünlere çıktım. Ücretli öğretmenlik yaparken yerime kadrolu geldi. Eşime söyleyemedim. Evden takım elbisemi giyer çıkardım, çarşıda müsait bir yerde oturur KPSS'ye çalışırdım. Akşam da okuldan dönüyor gibi eve gidiyordum.

Mersin: Ataması yapılmayan, kanser hastalığından ölen Şafak Bay'ın abisiyim. 8 yıldır atama bekliyorum. Çorap satarak, garsonluk yaparak geçimimi sağladım. Gece bekçiliği, boyacılık yaptım. Önceden öğretmenlikle ilgili hayal kurabiliyordum, artık hayali bile uzak.Güvencemiz yok, paramız yok... Kardeşim Şafak'ın mücadelesini bütün Türkiye gördü.

Ankara: KPSS'ye 5'inci girişim. Annem ev hanımı. Babam inşaat ustası. 7 kardeşiz. Kardeşlerimin 2'si halen üniversitede okuyor. Yazları inşaatta çalışıyorum. Kışın da ücretli öğretmenlik yapıyorum. Sürekli "KPSS'de ne yaptın" sorularına cevap vermek istemiyorum. Yeğenlerim üniversiteye girdi, mezun oldu, birlikte sınava giriyoruz.

Mersin: Garsonluk yaptım, dershanede çalıştım. Ben Doğulu bir ailenin kızıyım, ister istemez bir baskı yaşıyorsun. Kendini kanıtlayabilmen için ekonomik özgürlüğünün olması gerekiyor. Öğretmen olman veya dört yıllık bir üniversite mezunu olman hiçbir şeyi değiştirmiyor. Paranı kazandığın anda ailendeki bireylerin sana verdiği değer değişiyor. "Öğretmensin niye yapmıyorsun bu işi?", "Her defasında 20 bin öğretmen atanıyor, sen niye atanamıyorsun?" İnsanlar zekânı bile sorgulamaya başlıyor. İntihar eden arkadaşlardan bir tanesi bir çay ocağında çalışıyor ve sanırım patronu bardağı kırdığı için fırça atıyor ve o kişi gidip kendini asıyor.

2014’te Atanamayan Öğretmenler Platformu’nun 1127 atanamayan öğretmenle yaptığı ankete göre; ataması yapılmayan her 3 öğretmenden 1’i intihar etmeyi düşünüyor. Ankette, “atamanız yapılmadığı için intiharı hiç düşündünüz mü?” sorusuna “Evet” diyenlerin oranı yüzde 38.33, “Cevap vermek istemiyorum” diyenlerin oranı yüzde 26.44, “Hayır” diyenlerin oranıysa yüzde 35.23 oldu.

Ataması yapılmayan öğretmenler ya iş cinayetlerinde ya da intihar ederek yaşamlarının en güzel yıllarında bir bir eksiliyorlar.Bir okulun yanından geçerken çocukların seslerini duyup ta başka bir iş ‘seçmek’zorunda bırakılmanın nasıl bir duygu olduğunu ‘seçilmişler’hiçbir zaman anlamak istemeyecek,anlamayı tercih te etmeyecek.

ÖMER ERTUĞRUL

25 yaşındaydı. Dicle Üniversitesi mezunuydu.Beden Eğitimi öğretmeniydi.Ataması yapılmadığı için inşaat işçisi olarak çalışmaya başladı. Samsun’da çalıştığı inşaatın 3.katından düşerek ağır yaralandı.

GAMZE FİLİZ ARSLAN

2002 yılında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden mezun oldu. Kimya öğretmeniydi.KPSS’ye girdi, ilk tercihi doğu ve güneydoğu illeriydi. 3 yıl boyunca ataması yapılmadı.İstanbul’da bir dershanede iş buldu. Kısa bir süre sonra işten çıkarıldı. Memleketi Sinop’a döndü. Yeniden KPSS’ye hazırlanmaya başladı. Ve bir gün evinde av tüfeği ile yaşamına son verdi.

ALİM KOÇ

Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi bölümünden mezun oldu. 33 yaşındaydı.4 yıl süresince ataması yapılmadı.İntihar ederek yaşamını sonlandırdı.

MERVE ÇAVDAR

2014 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden mezun oldu.Sosyal Bilgiler Öğretmeniydi.İş aramaya gidiyorum diyerek evinden çıktı ve depresyon haplarının tamamını içerek intihar etti.

İSA ERDOĞAN

Sosyal Bilgiler Öğretmeniydi. Yaşama dair umudumu kaybettim diyerekyaşamına son verdi.

SÜLEYMAN AVCI

Artvin Çoruh Üniversitesi mezunuydu. 25 yaşındaydı. Ataması yapılmadığı için köyün ormanında çalışmaya başladı. Ormanda odun işiyle uğraşan Avcı, kesilen bir tomruğun kendisine çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

İBRAHİM YEŞİLBAĞ

Coğrafya Öğretmeniydi.

HASAN SONGUR

Adnan Menderes Üniversitesi mezunuydu.Sosyal Bilgiler öğretmeniydi.Atanaması yapılmadığı için kardeşiyle birlikte Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir plastik enjeksiyon fabrikasında çalışmaya başladı. 25. mesai gününde vücudunun üst kısmı, makine içindeki preste sıkışarak iş cinayetinde hayatını kaybetti.

ÖMER SARIOĞLU

Ataması yapılmadı.Devlet okullarında asgari ücretin altında ücretli öğretmen olarak çalıştı.Ailesiyle birlikte yaşadığı evde bir gün yalnız başınayken bahçeye çıkıp av tüfeğiyle kendini öldürdü.

DOĞUKAN ÖZYILMAZ

Çanakkale'de yaşıyordu.25 yaşındaydı.Ataması yapılmadığı için özel güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu, intihar ederek yaşamına son verdi.

ESRA TEMUR

Bursa’da yaşıyordu.26 yaşındaydı.KPSS sınavında başarılı olabilmek için aylarca çalıştı.Ataması yapılmadığı için evde bulunan tabanca ile başına bir el ateş ederek intihar etti.

NERMİN GÜMÜŞ

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde ataması yapılmadığı için ücretli müzik öğretmeni olarak çalışıyordu.27 yaşındaydı.Bir gün oturduğu apartmanın 4. katından atlayarak intihar etti.

ŞENGÜL ÖZKAN

Bursa’da ücretli öğretmenlik yapıyordu.4 yıl boyunca atamasının yapılmasını bekledi.Tüm umudunu bağladığı Şubat atamalarında atamasının olmadığını öğrendiğinde, bunalıma girerek intihar etti.

AHMET FAZLI ELÇİ

Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde ataması yapılmadığı için hamal olarak çalışıyordu. 44 yaşındaydı ve iki çocuğu vardı.Atatürk Çok Programlı Lisesi’nde ücretli din kültürü öğretmeni olduğu sırada yaşamına son verdi.

YETER İMRAK

Üç çocuğu vardı.Yıllarca ataması yapılmadı.Ücretli öğretmenlik yaptığı okulun karşı tarafında bulunan inşaattan atlayarak intihar etti.

ALİ KÜRKLÜ

Osmaniye’de 2010 yılında girdiği KPSS sınavı sonucunda yüksek puan aldı.Atamasının yapılacağını düşünerek,umutlanmıştı.Sınavın iptal edilmesi ve ikinci sınavda istediği puanı alamaması sonucu bunalıma girdi ve intihar etti.

CEYDA CANSU DENKER

Selçuk Üniversitesi mezunuydu.Fizik öğretmeniydi. Yıllarca KPSS sınavına hazırlanarak atamasının yapılacağı umudu ile bekledi.Ve bir gün 4. kattaki evlerinin balkonundan kendini boşluğa bırakarak yaşamına son verdi.

GÜLNUR NERGİZ

Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun oldu. İngilizce öğretmeniydi.28 yaşındaydı.Adana’daki evinde yalnız başına iken hayatını sonlandırdı.

FATMA ESEN ÇELİK

Manisa'nın Alaşehir ilçesinde yaşıyordu.30 yaşındaydı. İngilizce Öğretmeniydi.Ataması yapılmadığı için bir apartmanın 5. katından atlayarak intihar etti.

HİLAL UZUNKAYA

Ataması yapılmadı.Trabzon'da yaşadığı apartmanın 8'inci katından atladı ve hayatını kaybetti.

SELMA KOŞAN

Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde yaşıyordu.Ataması yapılmadığı için ücretli öğretmenlik yapıyordu.İntihar ederek yaşamını sonlandırdı.

Coğrafya öğretmenliği mezunu Elif İşler ,Fikret Ercan,Handan Ülker,resim öğretmeni Nurcan Uca,E.D.,Nuray Özer, Muhammet Aytekin Çiftçi,İsmail Kızılok,Kadir Ağzıburuk,Şahin Demir,Adem Sarıusta,Uygar Şenoncak,Ümit Eker,Alaattın Güven,Mustafa Kaya………. ataması yapılmadığı için intihar etti.

Birer birer meslektaşlarımızı kaybediyoruz.Sosyal bilgiler öğretmeni İsa Erdoğan’ın intihar etmeden önce bıraktığı not yaşamlarının en güzel döneminde neden intihar ettiklerini özetliyor.’Yaşama dair umudunu kaybetmek!’

Ataması yapılmayan öğretmenlerin sayısı 440 binin üzerinde…2023 yılı ile birlikte bu sayı 1 milyona ulaşacak.Ataması yapılmayan öğretmenler ile ‘seçilmişler’ arasındaki mücadele devam ediyor.’Seçilmişler’ tarafından yok sayılmayı,görmezden gelinmeyi kabul etmiyoruz.AKP iktidarı süresince 17 bin köy okulu kapatıldı,1,5 milyona yakın çocuk taşımalı eğitime mahkum edildi.Hem öğrencilerimiz,hem de ataması yapılmayan arkadaşlarımızın umutlarının gerçek olması mümkün…Bu yalnızca iktidar-lar-ın tercih meselesi…Kamunun kaynaklarını kamusal eğitim için mi rant için mi kullanacakları iki yol ayrımı…Kamusal eğitim mücadelesi tüm öğrencilerimizin eşit eğitim olanaklarına kavuşması,aynı zamanda atama bekleyen tüm öğretmenlerin atamasının yapılması demektir.

İşte tam da bu yüzden kamusal eğitim mücadelesi memleketin en temel sorunu,vazgeçilmezimizdir.

Birlikte mücadele edeceğiz ve birlikte kazanacağız.Ve bir kişi daha eksilmeyeceğiz…

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.