‘Aldatıyorsa boşarsın, öldüremezsin...’

‘Aldatıyorsa boşarsın, öldüremezsin...’

‘Aldatıyorsa boşarsın, öldüremezsin...’

‘Aldatıyorsa boşarsın, öldüremezsin...’

Kadına şiddet davalarında katillere cezasızlık hukuk kuralı haline dönüşmüşken iki savcı, eşini öldüren bir sanıkla ilgili, ‘Aldatıyorsa boşarsın, öldüremezsin’ dedi

 

‘Aldatıyorsa boşarsın, öldüremezsin...’

NURCAN GÖKDEMİR
nurcangokdemir@birgun.net

 

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eşini öldüren Musa Öztürk’ü cezalandırırken haksız tahrik indirimi uygulamasına Yargıtay 1. Ceza Dairesi ve Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi savcıları itiraz etti. Kadına şiddet davaları için “Hukuk dersi” niteliği taşıyan gelişme Musa Öztürk’ün, Zülfiye Öztürk’ü silahla öldürdüğü davada yaşandı. Kıskançlık nedeniyle işlendiği tespit edilen cinayetten sonra yapılan yargılamada Musa Öztürk, öldürdüğü eşinin kendisini aldattığını ve hakaret ettiğini iddia etti. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi Musa Öztürk’ü haksız tahrik indiriminden yararlandırarak iki ayrı suçtan toplam 21 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Taraflar karara itiraz ederek Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, çiftin boşanma davalarından vazgeçerek birlikte yaşamayı sürdürdüğü ve sadakatsizliğe ve hakarete ilişkin de bir delil bulunmadığı görüşünden hareketle “haksız indirim’’ uygulanarak verilen cezayı iptal etti.

‘Boşanma nedeni olabilir’
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Alper Yükselen Bikirli, haksız indirim uygulanmaması istemiyle ilgili şu gerekçeleri dile getirdi: “Sanığın savunmasında belirttiği eşinin sadakatsizliğine ilişkin söz ve eylemlerinin ancak boşanma nedeni olabileceği, sanığın kasten eşini öldürme eyleminde haksız tahrik indiriminin uygulanma yeri olmadığının gözetilmemesi…’’

‘Aldatıldığına inanmıyor’
Savcı Umut Sadak da kadına şiddet davalarında örnek oluşturacak bir mütalaa verdi. Olay günü sanığın kıskançlık krizine girerek eşini öldürdüğünü savunan savcı Sadak, mütalaasında şu görüşlere yer verdi: “Maktulün eşini aldattığına dair tek bir somut fiil olmadığı gibi maktulün eşini aldattığı kabul edilse dahi bunun bir kişinin öldürülmesi için haksız tahrik sayılabilecek bir eylem olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Sanık boşanma davası ile sıkıntılı yürüyen evliliğini sonlandırmak yerine evden çıkıp silah alıp geri gelmiş ve eşini öldürmeyi tercih etmiştir. Olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirir objektif kriterler yoktur.’’

 

 

Birgün Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.