23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun

Tüm Yerel-Sen olarak; Ulusumuzun 23Nisan "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" nı kutluyor, Bağımsız Cumhuriyetimizde, çocuklarımızın emeklerinin sömürülmediği aydınlık günler

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun

Tüm Yerel-Sen olarak; Ulusumuzun 23Nisan "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" nı kutluyor, Bağımsız Cumhuriyetimizde, çocuklarımızın emeklerinin sömürülmediği aydınlık günler diliyoruz.

Bugün ulusal egemenliğimizin,  demokrasi ve bağımsızlık mücadelemizin 95. yılını büyük bir heyecan ve coşkuyla kutluyoruz.

"23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı"  Kanunun çıkarılışı itibarıyla, Türkiye'nin ilk ulusal Bayramı olma özelliği taşımaktadır.Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilmiştir.

Saltanatın kaldırılışı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM,  egemenliği padişahtan alıp halka vermişti.  23 Nisan bunu kutlamak, ayrıca savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşıyordu.

Demek ki, 23 Nisan 2 hadisenin millet tarafından kutlanması amacını taşıyan, ulusal bir etkinlikti. Öncelikle Saltanatın kaldırılarak TBMM'nin açılışı , yani Hakimiyetin Millete teslim edilmesi. 2. Amaç ise savaş sırasında yetim ve öksüz kalan çocukların mutluluğunu yaratacak çocuk bayramı.

Türkiye'de 23 Nisan'ın  ulusal bayram olarak kabul edilmesinin en önemli nedeni, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmış olmasıdır. Fakat kurumlar, açılmalarından öte, işlevleri nedeniyle önemli hale gelirler. TBMM açılırken Milletin İradesi en üstün irade sayılmış, Millet iradesi milletin yönetimine hakim kılınmıştır. "Egemenlik Kayıtsız şartsız milletindir" ifadesiyle milletin kendisini yöneteceği ifadesini bulmuştur. Bağımsızlığın esası da, temeli de aslında burada gizlenmektedir.

TBMM, Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında top seslerinin yankılandığı, ateş, kan ve barut kokularının sardığı bir ortamda kurulmuştur. Ulusumuzun kaderini tayin eden bütün kararlar, bu mecliste tartışılarak alınmıştır. Ulusal egemenlik, varlığını burada göstermiş; insan onuruna en uygun yönetim biçimi olan demokrasi, gücünü halktan alan TBMM sayesinde yaşam bulmuştur.

Günümüzde, TBMM'ye seçtiklerimiz, Ülkeyi yönetenler, gerçekten halkın özgür iradesiyle seçilenler midir? Yoksa seçim sisteminin önümüze dayattığı, Parti başkanlarının iki dudağı arasında kalan ve parti Başkanının son sözü söyleyip, listeleri hazırlayarak, seçim süreçlerinde önümüze dayatılanlarımı seçiyoruz? Halk çocuklarının milli iradeyi temsilen Meclise gitme şansları var mıdır?

Bütün bu soruların cevabı bellidir. Görünen o ki; seçim sistemi ve partiler kanunu yıllar içerisinde dejenere edilmiş, milletin özgür iradesi sandığa yansımamış,  Parti Liderlerince belirlenen isimler meclise taşınmıştır. Haliyle kendisini Meclise taşıyanlara diyet borcu bulunanlar, mecliste yapılacak oylama öncesinde alınan parti kararları gereği, ellerini kaldır-indir durumundadırlar. Ülkenin sırtına saplanan hançerleri bile irdelemeden onaylayanlar milletin temsilcileri olamazlar. Bu kişilerin özgür iradelerine göre tavır almaları da beklenemez. Parti Liderlerini yönlendirebilen uluslararası güçler, onlar vasıtasıyla Meclisi' de yönlendirmekte, Meclise, kararlara ve kanunlara Millet hakim olamamaktadır.

Emperyalist güçler, bugün taşeron terör örgütleriyle ülkemizi bölmeye çalışmaktadır. Emperyalizmin bir dediğini iki etmeyen siyasi iktidar ise ülkeyi bölmeye çalışan terör örgütüyle müzakere masasına oturmakta, mutabakatlar imzalanmaktadır. Ülkemiz, başta Ortadoğu olmak üzere her taraftan ateş çemberiyle kuşatılmıştır. Komşularımızla sıfır sorun diye yola çıkan siyasal iktidar, emperyalist güçler ve onların dünyayı paylaşma hırslarının taşeronluğunu yaparak ülkemizi savaşın eşiğine getirmiştir. Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla emperyalizme diz çöktürmüş olan bu topraklar emperyalizmin üssüne dönüştürülmüştür.  Bugün özgürlüğümüz ve bağımsızlığımız, birlik ve bütünlüğümüz tehdit altındadır.

Sonuç olarak ortada duran şudur; Cumhuriyetimiz  bugün milli iradeye değil, uluslararası güçlere teslim edilmiş durumdadır. Avrupa Birliği kararları,  Tahkim yasası, İkiz yasalar,  Avrupa Özerklik şartnamesi, Petrol yasası ve uluslararası birçok projenin ortak amacı Bağımsızlığın teslim alınmasıdır. Günümüzde Bağımsız Cumhuriyet'ten söz edilemeyeceği de aşikardır.

Bu durumda ; Aydınların ve Milletin görevi, Milli İradenin yeniden millet yönetimine hakim olmasını sağlamak olmalıdır. "Tam Bağımsız Türkiye" ülküsüyle Cumhuriyete sahip çıkacak, meclise milletin iradesini yansıtacak yol-yöntemi mutlaka bulmalıdır.  Bağımsız kararlar, ancak Halk çocuklarının Meclise hakim olmasıyla mümkündür. Bunun için; seçim sistemi ve siyasi partiler kanunu değişmeli, halkın iktidarı kurulmalıdır.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “en büyük devrimim” dediği laik Türkiye Cumhuriyeti’ne içten ve dıştan yönelebilecek tehditlere karşı, bugün her zamankinden daha dikkatli ve uyanık olmalı, içten ve dıştan gelen gerici, bölücü ve yıkıcı tehlikelere karşı Ulus olarak birlik ve beraberlik içinde olmalıyız.

Tüm Yerel-Sen olarak;  Ulusumuzun 23 Nisan "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı"  nı kutluyor, Bağımsız Cumhuriyetimizde,  çocuklarımızın emeklerinin sömürülmediği aydınlık günler diliyoruz.

TÜM YEREL-SEN

tüm yerel-sen 23 nisan



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.