1 Mayıs Taksim Vatandır, Geri Dönüş Yok!... - Ahmet Adeka

1 Mayıs 1889 yılından bu güne, Dünyanın her yerinde İşçi Sınıfının Birlik-Mücadele-Dayanışma günü olarak kutlanmaktadır.

Haberler 07.05.2016, 21:46
1 Mayıs Taksim Vatandır, Geri Dönüş Yok!... - Ahmet Adeka
1 Mayıs Taksim Vatandır, Geri Dönüş Yok!...
 
1 Mayıs 1889 yılından bu güne, Dünyanın her yerinde İşçi Sınıfının Birlik-Mücadele-Dayanışma günü olarak kutlanmaktadır. Çünkü işçi sınıfı günde 8 saat çalışma hakkını birliğini sağlayarak, tüm işçi kardeşlerinin dayanışmasıyla ve bunun sonucunda gelen mücadeleyle aldı. İşveren Sınıfının tüm baskılarına, tüm şiddet araçlarını sonuna kadar kullanmasına rağmen İşçi sınıfı verdiği mücadeleyle bileğinin gücüyle kazandı günde 8 saatlik çalışma hakkını. İşte o yüzdendir ki, 1 Mayısı özüne uygun kutlamak gerekir. Bizlere bugünü hediye eden işçi sınıfı önderlerine layık olmak gerekir, onların kemiklerini sızlatmamak gerekir. Parabalalarının icazeti olmadan, onlarla uzlaşmadan, parababalarının siyasi plandaki temsilcilerinin teşekkürlerini almadan, onların gösterdiği zemine olur vermeden kutlamak gerekir 1 Mayısları. 1 Mayısla özdeşleşmiş, artık 1 Mayıs alanı olarak bilinen alanlarda kutlamak gerekir 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik Mücadele ve Dayanışma gününü.

Bu yönüyle 2016 yılı 1 Mayısı Ülkemizde, ardında birçok soru ve gerçeklik bıraktı. Özellikle, Yeni Sevr’e gidiş demek olan, Türk ve Kürt Halkını birbirinden koparmak demek olan çözüm sürecinin aktörlerinden ve bu konuda AKP Hükümeti ile işbirliği içerisinde olan HDP’nin güdümünde hareket eden, İşçiyi, Kamu Emekçisini, Mühendisi-Mimarı, Hekimi temsil yeteneği kalmamış, DİSK-KESK-TMMOB ve TTB’den oluşan 4’lü çete, birçok yerde ne birlikle, ne mücadeleyle, ne de dayanışmayla ilgilerinin olmadığını, 1 Mayıs gibi bir gündemlerinin kesinlikle olmadığını, özellikle 2016 1 Mayısında, sözleriyle ve eylemleriyle göstermiş oldular.

Bu 4’lü çetenin Ankara’da, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu İş’i Emniyet Görevlilerine ismini bildirerek alana sokulmamasını istemesi ve “saldırırız” diyerek tehdit etmesi, İzmir’de ne tertip komitesinde ne de konuşmacı olarak kürsüde yer vermek istememesi ve birçok ilde almış oldukları tavır, Konfederasyonumuza karşı merkezi bir tutum aldıklarını gösteriyor. Her alanda dışlayıcı anlayışı ile tabanını, bizlerden köşe bucak kaçırıp, üye kopuşlarını engellemeye çalışıyor. Ama nafile. Her yerde bizi sendikayı bölen gibi göstermeye çalışıyorlar bu dörtlü çete ama özelliklede akil adamın başında olduğu KESK. Bu dörtlü çete, 2016 1 Mayısında, hem bu davranışlarıyla, hem de Bakırköy Pazarında 1 Mayısı Parababalarına pazarladıklarında, politik mücadele ve sendikal mücadele açısından asıl bölücünün kendilerinin olduğunu göstermiş oldular. Sendika ve Meslek Örgütü adı altında, Amerikancı Kürt Hareketinin siyasi plandaki temsilcisi HDP’nin kuyruğuna takılarak, ABD-AB Emperyalizminin sözcülüğünü yaparak ihanetlerini belgelemiş oldular, bu dörtlü çete. Bakırköy Çukurunda AKP’giller destekli sözde 1 Mayıs kutlayarak!!? Davutoğlu’nun takdirini kazandılar, teşekkürlerine mazhar oldular. Ne büyük bir onursuzluk, ne kadar büyük bir ihanet.

Taksim yani 1 Mayısın anavatanı, sadece bir alandan ibaret değil, direnişin hak aramanın, mücadelenin adresidir. 1977’de o alanın her karış toprağı, kontrgerillanın hain saldırısında 34 devrimcinin kanı ile sulanmıştır. Burayı sadece bir alan olarak görmek, fetişleştirilmiş gibi göstermek alçaklıktır, namussuzluktur. Yıllar sonra tekrar bedeller ödenerek kazanılan bu alan, basiretsiz, korkak, ikiyüzlü DİSK-KESK-TBB-TMMOB yöneticileri tarafından yeniden kaybedilmek üzeredir. Ve maalesef birçok siyasi parti-örgüt de bu 4’lü çetenin, peşine takılmıştır. Tabanlarındaki pınar suyu kadar berrak, saf, temiz insanlara, gençlerine bu satılmışlıklarını nasıl anlatıyorlar? Nasıl savunuyorlar? Taksim noktasında, devrimci tavırda ısrar eden Birleşik Kamu İş Konfederasyonumuzu, DİSK’in geçmişini temsil eden Nakliyat-İş Sendikasını, Taksim Israrını bilinçlice-kararlıca-bıkmadan-usanmadan sürdüren HKP’yi görüp de, tabanındaki insanlara ne diyorlar gerçekten merak ediyoruz.

Gönül ister ki ülkemizin her şehrinde, her işyerinde, her fabrikasında coşkulu şekilde 1 Mayıslar kitlesel olarak kutlanabilsin. Keşke o örgütlülüğe ulaşılabilseydi. Tüm emekçiler Devrimci Sınıf Sendikacılığı yapan sendikalarda örgütlenebilseydi. Merkezi Siyasi Örgütlülük yaratılabilseydi. Ama ne yazık ki ülkemizde sınıf mücadelesi hayli zayıf, Sendikalar, birer Halk Örgütü olması gereken Kitle Örgütleri, kitlelere güven veremez durumda. Tam da bundan kaynaklı, örgütlü, kitlesel, coşkulu bir 1 Mayısa ihtiyacımız vardır. Dostun gücümüzü görüp umutlandığı, morallendiği, düşmanın örgütlü gücümüzü görüp korktuğu, paniklediği 1 Mayıslar örgütlemek gerekir bu süreçte. İstanbul’da işçi sınıfının başkentidir. Taksim uğruna şehitlerin verildiği bir anavatandır. Bundan dolayıdır ki 1 Mayısların merkezi olarak İstanbul’da, Taksim Meydanında, işçi kentinde kutlanması çok önemlidir.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonumuz 1 Mayısın Taksimde kutlanmasında doğru tavrı almıştır. Ama bu karar eksiktir. Sadece İstanbul’daki Üyelerimiz kapsamaktadır. Olması gereken Türkiye’deki bütün üyelerimizi Taksime taşıma kararının alınmasıdır. Bu yapılabilir, yapılmalıdır.

Konfederasyonumuzun 2017 1 Mayısını, Taksim’de merkezi olarak kutlama kararı almasını bekliyoruz.

Eğitim-İş İstanbul 2 Nolu Şube Özlük Hukuk ve TİS Sekreteri
Ahmet ADEKA
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@