Fasıl II

*** “Teslim ettinse şalvarın ipini; senin değildir artık içindeki!..”derdi ninem!..

         Ve eklerdi arkasında: “ ipini teslim eden; piçine razı gelir!”

*

En kirli siyaset kendine özel hukuk kurandır!..

En kirli seçim; kendine özel hukuk kuran siyasete meydan açandır!..

En kirli seçmen; kendine özel hukuk kuranı erk sahibi kılandır!...

Hırsıza, hakim seçme hakkı tanıyan adaletin, terazisinden de, dirheminden de hayır gelmez!...

Şalvarın ipinin teslimi de; bu teslimiyetten doğacak piçin kabullenilmesi de kabaktan teraziye, dirhem olmaktır!...

Hedef şalvar değil; içindekidir!.. Artık anla bunu!... Alçakta tutulan terazinin adaleti yüksek olmaz!...

Gücün hukuka tahakkümünü gördükçe vicdanın sızlar!... Yaralanırsın!...

Akıl, idrak izan ve de vicdan!.. Tanrının sadece insanlara sunduğu lütuftur!.. Bu lütufları kullan ki, ne bir kulu kendine kul edesin, ne de kendin birilerine kul olasın!..

İşte budur özgür seçim!..  Ve demokrasi denilen kavramın da A,B,C’sidir bu!...

İçindekine sahip olmak adına şalvarın ipine sarılmak, elma şekeriyle “ileri demokrasi” yutturmacasıdır.

Zokayı yutan balığın çırpınışları, hapı(!?) yutanınkilerden farksızdır!...

Vicdanı, inada, hoşgörüyü öfkeye kurban vermeyendir makbul adam!.. Aklını, izanını ve iradesini satmayandır, kendi yarattığı puta tapmayandır!.. Celladına aşık olmayandır!..

Soran, sorgulayan ve mantığının emrine uyandır. İyiyi güzeli, doğruyu ve huzuru herkes için arayandır!.. Beyninin ard lobunda gizli ferman taşımayandır!...

İşte budur erdem!.İşte budur ibadet!...Her dinin tanrısı da bunu istemez mi senden?

Sorarsan; sorgularsan; eğer günün birinde; kim!?, kimi!?.., neden!?.. , niçin!?..  nasıl!?.. Seçmesini de bilirsin işte o gün!...Teslim etmemeyi de öğrenmiş olursun şalvarın ipini; işte o gün!.. Kimin nereye, niçin  s e ç i l m e m e s i  gerektiğini de bilirsin işte o gün!... Ve onurun, ar’ın, namusun ve ‘içindeki de’ senin öz malın olarak kalır işte o gün!..

Oy’un şalvarına  anahtardır!. Bunu bil

Ve işte o gün sabır ve şükürle yetinmezsin. Hukuk işlesin dersin; hakkın kadarını talep edersin!.. Hakkından fazlasına göz dikene hastir çekersin!!..

*

Sandık konacak yine önüne… Hadi diyecekler, cumhursan seç baş’ını… İlk kez adam yerine konulmuşluğundan dem vuracaklar... Yine sahiplenecekler seni güya “benimsin-canımsın” diyerek.

Oysa mallanılmışlığını kavrayamamışlığından yararlanacaklar yine. Ve şöyle ilan edilecek sonuç: Cumhur başını şeçti!...

 Oysa düşün bir: Çok seçim yaşadın!.. Hangisinde; neye, kime, nasıl dahlin oldu ki senin!..?.

Sorar gibi yapacaklar yine… Adam yerine konulmuşluğun sarhoşluğuyla, cumhur’dan sayacaksın kendini. Basacaksın mührünü!... adil olmayan seçimin; terazisinin kabaktan; dirheminin neden mamul olduğuna bakmadan!... Ve sonuçta renkli basında; renkli camda, çarşaf çarşaf yer alacak hünerin: Cumhur Başını Seçti!...

Herkes birbirine soruyor.  Nasıl biri, cumhur’a baş olmalı!...!?...  

“Ben olacağım!” diyenin teli belli. O kendi telinden; kendini anlayanların dilinden… çalıyor. Dünkü yöntemlerini eksiksiz kullanarak yol alıyor!... Diğer yanda; her kafadan bir ses!... Sanki cumhur’a ilk kez bir baş aranıyor.  Konuyor, dolmuyor; konmuyor boş kalıyor!...

Sanki; Anayasa tariflememiş cumhurun başının nasıl olması gerektiğini!... Koymamış sanki tarifin özünü, özetini... yeminin metni içine!...

*

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, vatanın …. bölünmez bütünlüğü, …..kayıtsız…  şartsız egemenliği.. …..hukukun üstünlüğü, ….. Atatürk ilke …. Lâik…..Türkiye Cumhuriyeti ,,,, şan ve şeref ….. …..tarafsız … Büyük Türk Milleti ..  tarih …   namus…  şeref… … and….”

 

 

 Bir sorum var!..; Kıl olana…kul olana…değil!...

Var mı bir babayiğit(!)…; ben cumhursam, şöyle bir baş isterim diyebilecek!?...

*Demokrasi soksan durmayacak biri!...

*Atatürk’e düşman!...

*Laiklikten ve çağdaşlıktan uzak!..

*Kindar ve intikamcı!...

*Amaca ulaşmak için papaz elbisesi bile giyer biri!...

*Hem kindar hem dindar!...

*Demokrasiye; trene bakar gibi bakan… İstediği istasyonda atlayıp iniveren!

*Cahil!... İnkarcı!... Hem eliyle, hem diliyle adam döven…

*Küfürbaz!... Hileci, yalancı, talancı!...

*Güçler ayrılığını ayak bağı bilen,

*Despot, zalim ve hukuksuz!...

*Hoşgörüden yoksun yaygaracı!?...’Bizler’ deyip bileyen, ‘onlar’ deyip bölen!..

*

Var mı?.. Var mı ha.. var mı!?...Var mı aklınızda böyle biri!...?...

*

Söz konusu Vatan!... Gayrisi teferruat!...

Seçim; kimin seçimi değil; neyin seçimi!!...Neyi seçeceğini bilirsen; “kimi değil” sorusu; cevap bulur kendiliğinden. (DEVAMI GELECEK)

14.06.2014

Mehmet Halil Arık

Eğitimci –DENİZLİ

mehmethalilarik@gmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.