Ttd 11 Eylül Saldırısının Sağlık Üzerindeki Etkilerini Açıkladı

ANKARA(ANKA) - Türk Toraks Derneği (TTD) 11 Eylül saldırının yıldönümü sebebiyle Dü...

Sağlık 11.09.2015, 12:55
Ttd 11 Eylül Saldırısının Sağlık Üzerindeki Etkilerini Açıkladı

ANKARA(ANKA) - Türk Toraks Derneği (TTD) 11 Eylül saldırının yıldönümü sebebiyle Dünya Ticaret Merkezi (DTM) saldırısı sonrasında bölgedeki 1.2 milyon tonluk toz bulutundan arama-kurtarma ekibi, polis ve bölgeye yardım için gelen sivil halkın psikolojik ve solumun yolu hastalıklarına maruz kaldıklarını açıkladı.

Açıklamaya göre, 2014 yılında basılan öğretici bir derlemede, Dünya Ticaret Merkezi (DTM) saldırısının hemen ardından ve sonrasında uzun dönemde gelişen sağlık sorunları analitik bakış açısıyla izlendi. Dünya Ticaret Kulelerindeki yangınlar üç aydan fazla süren, aralıklı olarak yanan çok büyük moloz yığınına yol açtı. Uçağın çarpmasıyla oluşan ilk yangında ısı bin C derecenin üstüne çıktı. DTM’nin ve çevresindeki binaların yıkılmasıyla çevreye 1.2 milyon ton toz bulutu saçıldı. Bu toz bulutunda, beton, kayaç katmanları, alçı taşı, fiberglas, plastik, asbest, metaller, cam ve tüm bu materyalin toksik yanma ürünleri vardı ve bunlar kilometrelerce alana yayıldı.

-"TERÖR SALDIRISI SONRASI ALINAN ÖNLEMLER YETERSİZDİ"-

Saldırının olduğu alanda çalışan ve yaşayanların karşılaştığı risklerin incelendiği belirtilen açıklamada, arama-kurtarma ekibi ve polis dışındaki meslek grubundakilerin maske kullanımı ve yıkım alanında karşılaşacakları tehlikeler açısından eğitimli olmadıklarının gözlendiği belirtildi.

Bölgede çalışan yapı işçilerinin 11 Eylül saldırısı sırasında işçi sağlığı ve güvenliği açısından ne durumda bulundukları Ulusal Çevre Sağlığı Enstitüsü’nün yayınlarında şu şekilde açıklandı:

-Solunum koruyucuları kullanımı azdı, toz bulutu içindeki çalışanların baş koruyucu, gözlük veya respiratör kullanmadığı gözlendi.

-Çalışanların alanı terk ederken baş-yüz yıkama ünitelerini kullanmadıkları, dekontamine olmadıkları gözlendi.

-Bölgede herhangi bir iş sağlığı ve güvenliği kuralına uyulmadığı anlaşıldı.

-YAKLAŞIK 5 BİN KİŞİ İNCELENDİ -

TTD’nin açıklamasında 4 bin 974 kişiyi içeren çalışmalarda saldırı anında bölgede bulunan ve gönüllü olarak arama-kurtarmaya yardım eden, ancak arama-kurtarma eğitimi olmayan bireylerin incelendiği ifade edildi. Herhangi bir kuruluşa üye olan ve olmayan gönüllüler karşılaştırıldığında, üye olmayanların daha fazla toz bulutuna maruz kaldıkları, kulelerden atlayan kişilerin oluşturduğu travma yaratan görüntülere daha fazla tanık oldukları anlaşıldı.

Bu bireylerin saldırı sonrasındaki erken dönemlerde daha fazla ruh sağlığı bozuklukları, astım veya ani başlangıçlı astım, kronik veya geç başlangıçlı Post Travmatik Stres Bozukluğu, yeni veya kötüleşen alt solunum yolu belirtileri geçirdikleri anlaşıldı. Bu çalışma felaket alanlarında deneyimsiz gönüllülerin çalıştırılmasının hassas bir topluluğun oluşmasına yol açtı. Eğitimsiz topluluğun felaket alanından uzaklaştırılması, alanın güvenliğinin sağlanması ve alandaki görevlilerin listesinin tutulmasının önemli olduğu vurgulandı.

-"FARKLI MESLEKLERDE VE ÇOCUKLARDA EN SIK ASTIM GÖRÜLDÜ"-

DTM saldırısında çalışan farklı meslek gruplarında gözlenen farklı hastalıklar; irritanla indüklenen astım, kronik nonspesifik bronşit, kronik bronşiyolit/küçük havayolu hastalığı, varolan KOAH’ın alevlenmesi, eozinofilik pnömoni, granülomatöz pnömonitis, ve sarkoid-benzeri hastalıktır.

DTM saldırısından sonra en sık gözlenen 2 hastalık astım ve posttravmatik stres semptomlarıdır. Bu iki hastalığı da taşıyan olgularda hem akut ve yoğun toz maruziyeti hem de uzamış maruziyet bir aradaydı.  Çoğu olgularda akıl sağlığı, solunumsal ve gastroentestinal bozukluk üçlüsü bir arada gözlendi.

Bir çalışmada, DTM saldırısına tanık olan annelerin depresyon ve PTSD tanılarıyla birlikte bulunması okul öncesi özellikle erkek çocuklarda saldırıdan 3 yıl sonra duygusal reaktivite ve saldırgan davranış bozuklukları görüldü.

-UZUN DÖNEMLİ FELAKETİN ETKİSİNİ YÖNETECEK FEDERAL PROGRAMIN GELİŞTİRİLMESİ-

2010 yılında Kongre bir sağlık ve tazminat programı yasasını geçirdi. Programın adı saldırıdan 5 yıl sonra ölen bir polis memuru olan James Zadroga’nın adını almıştı. Bu tartışmalı da olsa talihsiz ölüm, DTM sonrası hastalıkların tazmini sorununu gündeme getirdi. Bu yasa belirli bir grup hastalığın tedavi masraflarını karşılamayı öngörüyordu. İnterstisyel akciğer hastalıkları, astım, Gastroözafageal reflü, 50 farklı kanser ve prostat kanserini içeriyordu.

DTM tozu çeşitli kanserojenleri içermekteydi; asbest, silika, benzen, poliklorinat bifeniller, polisiklik hidrokarbonlar, VOC ve çeşitli metaller. 2011 yılındaki kanser çalışmasında DTM tozuna maruz kalmış erkeklerde diğer erkek popülasyona kıyasla tüm kanserlerin ortaya çıkma sıklığında yüzde 10 artış vardı. Gene DTM tozuna maruz kalmış itfaiyecilerde kalmamış olanlara göre kanser ortaya çıkma sıklığı yüzde 32 artmıştır. Çalışmada non Hodgkin lenfoma, tiroid ve prostat kanserlerinde artış vardı.

-SONUÇTA-

- ABD gibi gelişmiş ülkelerde dahi bu tür beklenmedik terörist saldırılarda görülen sağlık yıkımına yönelik akılcı, sürdürülebilir, koruyucu bir arama-kurtarma programının uygulanamadığı görüldü.

- Halk sağlığı ve çevre sağlığının düzeltilmesi ancak uzun dönem sonra akıllara geldi. Bölgede oturanların sanitasyonu sağlanmadan evlerine geri dönmelerine izin verilmesi ek hastalıklara yol açtı.

- Yıllar sonra da olsa ABD’de kitlesel travmalarda hastalıkların izlenmesi ve tazmin edilmesi programı gerçekleştirilebildi. (ANKA)

(HND/OLÇ)

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret:OmniTicaret
APK Dayı'dan hile apk indirebilirsiniz.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@