"Hayat bir gün, o da bugün" diyerek kansere savaş açtı

2013 yılında meme kanseri teşhisi konulan 34 yaşındaki Olcay Tuncay, kansere karşı verdiği mücadele ile herkese örnek oldu. Sosyal medyada yaydığı pozitif enerji ile takipçilerinin kendisini ‘İyilik Meleği’ olarak tanımladıklarını ifade eden Olcay Tuncay, “Hayat bir gün, o da bugün” diyerek kansere göğüs gerdi.

"Hayat bir gün, o da bugün" diyerek kansere savaş açtı

2013 yılında meme kanseri teşhisi konulan 34 yaşındaki Olcay Tuncay, kansere karşı verdiği mücadele ile herkese örnek oldu. Sosyal medyada yaydığı pozitif enerji ile takipçilerinin kendisini ‘İyilik Meleği’ olarak tanımladıklarını ifade eden Olcay Tuncay, “Hayat bir gün, o da bugün” diyerek kansere göğüs gerdi.

07 Nisan 2017 Cuma 10:10
"Hayat bir gün, o da bugün" diyerek kansere savaş açtı

Sancaktepe’de yaşayan 17 yıllık evli, 4 çocuk annesi Tuncay, hastalığı kabullenme süreci sonrasında 1 yıl boyunca kemoterapi, 38 kür radyoterapi, 18 kür herceftin aldı. Kendisini ‘Kanser Savaşçısı Kartaliçe’ olarak adlandıran Tuncay, yaşadığı zorlu süreci şu sözlerle dile getirdi:

“Ben kanser olduğumu öğrendiğim zaman 3. çocuğumu kucağıma aldığım, onun 4 aylık olduğu çok güzel bir zaman içerisindeydim. Ben sandım ki küçük bir operasyon olacağım, oradaki kitle alınacak ve Olcay yoluna devam edecek. Ama öyle olmadı. Hastane hastane gezdik. Saçımı elime aldığım an saçlarım ellerime gelmeye başladı. Gittik ve saçımı sıfıra vurdurduk ama kökler duruyordu. İkinci kürde saç diplerim ve kaşlarım elime gelmeye başladı.Kirpiklerim benim için çok önemlidir çünkü çocukluğumdan beri herkes ‘Gözlerin, kirpiklerin’ derdi. Doktoruma kirpiklerimin gidip gitmeyeceğini sorduğumda gideceğini söyledi.”

“ÇOCUĞUN OLMAZ DEDİLER AMA BENİM MUCİZEM VAR”

Kanseri yendikten sonra kucağına aldığı 25 günlük bebeği Eylül’den bahseden Tuncay, “Bana, kanser tedavisini aldıktan sonra çocuğumun olmayacağını da söylediler ama benim evde, yeni doğmuş bir mucizem var.” dedi.

“BENİM DE YIKILDIĞIM AN OLDU”

Hayatın her zaman toz pembe olmadığını kendisinin de zor zamanlar yaşadığını belirten Tuncay, pes ettiği anı hatırlayarak gözyaşlarına boğuldu. Psikolojik destek almasına neden olan hadisenin, oğlu Cengizhan Tuncay’ı yere düştüğü halde kaldıramaması olduğunu söyledi. Tedavi olduğu için 1 kilogramdan fazla yük kaldırmaması gerektiğini belirten Tuncay, oğlunu düştüğü yerden kaldırması halinde tedavisinin yarım kalacağını söyledi. Oğlunu yerden kaldıramadığı anı unutmakta zorlandığını belirten Tuncay, bu olay sonrası daha da güçlendiğini söyledi.

“KANSER GRİP DEĞİLDİR”

Takılan maskeler yüzünden kanser hastalarına öcü gibi bakıldığını ifade eden Tuncay, maskeleri kanser hastalarının kendilerini korumak için taktıklarını vurguladı. Kanser hastası kişilere yaklaşımların önemli olduğuna dikkat çeken Tuncay, “Bizim en sevmediğimiz şey ‘grip gibi’ denmesi. Kanser grip gibi bir şey değil. Kanseri griple bağdaştırmaları bizi çok rahatsız eder. ‘Falanca da böyle oldu da, şunu kullandı, böyle oldu ama sonra öldü’ cümlesi bir kanser hastasına asla söylenmez. Kanser hastasının ölümden bahseden insandan uzak durması gerek.” dedi.

“HAYAT BİR GÜN, O DA BUGÜN”

“Ben, hayat bir gün, o da bugün diyorum. Hasta önce kendini daha sonra başkalarını düşünecek. Umutsuzluğa düşmeyecek” sözleriyle kanser hastalarına çağrı yapan Tuncay, “Kendini iyi hissetmek, mücadeleyi görmek istiyorlarsa hastanelerdeki çocukları ziyaret etsinler.Ben anneydim, evlatlarıma tutundum. Herkese dediğim gibi ben gerçekten çok güçlüyüm. Çünkü benim dört tane meleğim var. Onlar için hayatta olmam gerekiyor. Onların mürüvvetini, okuduklarını ve geldikleri yerleri görmem gerekiyor. Ben onları dünyaya getirdim, onlar dünyaya gelmek için bana sormadılar. Bu yüzden yanlarında olmak zorundayım. Hep diyorum, ben ‘Kanser Savaşçısı Kartaliçe’yim’. Bundan sonra kanserin geleceği varsa göreceği de var. Çünkü ben her şeye hazırım.” dedi.

KANSER HASTALARININ GÜÇLERİNİN SIRRI

Uzman Klinik Psikolog Banu Dirice kanser hastalarının psikolojilerini değerlendirerek şunları söyledi:

“Kanser hastalarına baktığımızda zaten zorlu bir psikolojik süreçten geçiyorlar. ‘Ben bunu atlattıysam eğer bundan sonra hayatımda oluşabilecek her problemle başa çıkma gücüne sahibim. Ben güçlü bir insanım’ deyip hayatını zenginleştirerek daha verimli bir şekilde yaşıyor.”

KANSER HASTASI YAKINLARI NASIL DAVRANMALI?

Tedavi süresince hasta yakınlarının nasıl davranması gerektiğini ve kanser hastalarına da öneride bulunan Dirice,“Bu süreçte ‘Sen hasta oldun, bundan sonra senin bütün işlerini ben yapacağım’ diyen aile yakınları, ilk bakışta ne kadar masum görünse de işlevsel anlamda hasta için oldukça yıkıcı bir etki yaratıyor. Kanser hastaları daha önce kanser olmuş, bu hastalığı atlatmış, tedavisi bitmiş insanlarla konuşmak ve duygu paylaşımında bulunmak çok önemli. Aynı zamanda aile bireyleriyle yapılan duygusal paylaşımlar iyileşme sürecinde etkin bir rol oynar.” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.