Çocuklarımız Obezite ve besin bağımlılığı ile tehlikede

CİDDİ bir halk sağlığı sorunu olan obezite ile mücadele kapsamında, uzmanlar 11 Ekim Dünya Obezite Günü için bir araya geldi. Türk Böbrek Vakfı'nın (TBV) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; TBV Başkanı Timur...

Çocuklarımız Obezite ve besin bağımlılığı ile tehlikede

CİDDİ bir halk sağlığı sorunu olan obezite ile mücadele kapsamında, uzmanlar 11 Ekim Dünya Obezite Günü için bir araya geldi. Türk Böbrek Vakfı'nın (TBV) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; TBV Başkanı Timur...

11 Ekim 2016 Salı 16:08
Çocuklarımız Obezite ve besin bağımlılığı ile tehlikede
(DHA) - CİDDİ bir halk sağlığı sorunu olan obezite ile mücadele kapsamında, uzmanlar 11 Ekim Dünya Obezite Günü için bir araya geldi. Türk Böbrek Vakfı'nın (TBV) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; TBV Başkanı Timur Erk, Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Lale Sever, Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Olcay Evliyaoğlu ve 16 yaşında 147 kilodan, 90 kiloya düşerek obeziteyle örnek bir mücadele sergileyen Oğuzhan Aydın ile öğretmenleri katıldı.

Düzenlenen toplantıda, obezitenin eğitim, aile ve toplumsal davranışlar ile sağlık politikaları yönünden ele alınmasına yönelik çalışmalar masaya yatırıldı. Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, çocukluk çağı obezitesinin her geçen gün arttığını ve gelecek nesilleri tehlike altına aldığını ifade etti.

Timur Erk, "Ülkemizde 3 milyonun üzerinde belirlenmiş obezin 1,8 milyonu 0-18 yaş aralığında. Obeziteye bağlı komplikasyonların kalp sağlığından böbrek sağlığına kadar çok yönlü olduğu ise bilinen bir gerçek. Endokrinoloji, metabolizma, kardiyoloji ve nefroloji gibi pek çok tıp alanını ilgilendiren obeziteyle mücadele konusunda aileler ve öğretmenlere çok iş düşüyor. Özellikle böbrek sağlığı yönünden, sağlıklı nesiller için çocuklarda beslenme odaklı çalışmalarına ara vermeden devam ediyoruz. Türk Böbrek Vakfı olarak, 2017 yılının ana hedefini "Çocuklarda Obezitenin Önlenmesi" konusu" diye konuştu.

"ÇOCUKLUKTA ORTAYA ÇIKAN OBEZİTE TİP-2 DİYABET RİSKİNİ ARTIRIYOR"

Çocuklukta ortaya çıkan obezitenin Tip-2 diyabet riskini artırdığını kaydeden Timur Erk, "Hem çocuklar hem de erişkinlerde hipertansiyon ve böbrek hastalıklarına yol açıyor. 20. YY'da arttığı belirtilen ömür süresi, obeziteye bağlı hastalıklar nedeniyle gerileme riskiyle karşı karşıya.Çocukluk çağındaki obezitenin başlıca nedeni beslenme alışkanlıklarındaki değişikler. Son yıllarda hazır gıda üretiminde mısır şurubundan elde edilen nişasta bazlı şeker yoğun olarak kullanılıyor. İnsan metabolizmasıyla uyumlu olmayan bu şeker, yüksek glisemik indeks değeri nedeniyle obeziteyi tetikleyici bir öğe olarak karşımıza çıkıyor. Sonuçta, çocuklarda obezite bugünden önlem alınması gereken bir halk sağlığı sorunu olarak karşımızda duruyor" şeklinde konuştu.

"HEDEF 3 MİLYON OBEZ İÇİNDE ÇOCUK PAYINI AZALTMAK"

Hedef 3 milyon obez içinde çocuk payını azaltmak olduğunun vurgusunu yapan Erk, ''Çocuklara spor yaptırmalıyız. Şeker tüketimini azalttırmalıyız. En önemli konu obeziteyi ortaya çıkaran bütün unsurlardan uzak durmalıyız. Hareket çok önemli''dedi.

PROF. DR. EVLİYAOĞLU: "ÇOCUKLARA HAREKET EDEBİLECEKLERİ GENİŞ ALANLARIN BIRAKILMASI GEREKİYOR

Obezitenin bütün dünyada ve ülkemizde giderek arttığını ve bu ciddi durumun mutlaka önlenmesi gerektiğini ifade eden Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Olcay Evliyaoğlu, "Hayat kalitesini bozan sonuçlara neden oluyor. Obeziteyi önlemenin iki ayağı var; aile ve devlet ayağı. Aile doğru ve düzgün beslenmede çok önemli. Buna çocuğun beslenmesi demek doğru değil, ailenin düzgün beslenmesidir. Mutlaka kahvaltı öneriyoruz . Kahvaltı yapmayan çocuklarda obezitenin daha sık olduğunu biliyoruz. Beslenme alışkanlıkları geleneksel tencere yemekleri ile olmadır. Ailelerin hareketi desteklemesi gerekiyor. Sadece çocuk için değil, hafta sonları aile yürüyüşü şeklinde. Sadece spor merkezi götürmek değil, düzenli olarak çocuğun hareket edebileceği ortamları sağlamak gerekir. Devlet ayağında da beslenme ve hareket ekseninde gideceğiz. Beslenme konusunda iyi gelişmeler oldu. Okul kantinleri biraz düzenlendi. Gazlı içecekler artık satılmıyor. Bunların devam etmesi lazım. Okuldaki beslenmenin çok iyi ele alınması gerekiyor. Hareket kısmı da çok önemli. Çocuklara hareket edebilecekleri geniş alanların bırakılması gerekiyor.

Ülkemizdeki obezite verileri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Evliyaoğlu, ''Veriler yüzde 8,3-8,5 civarında. 5 yaş altında yüzde 8,5, 6-18 yaşa arası yüzde 8,3 gibi. Yüzde 8'ler civarında obezite insidansı var. Erişkinlerde yüzde 30' kadar çıkıyor. Yüzde 8 oldukça yüksek bir rakam''dedi.

PROF. DR. SEVER: "OKUL ÇAĞINDA OBEZ OLAN ÇOCUKLARIN ERİŞKİN DÖNEMDEKİ OBEZİTE RİSKİ YÜZDE 50' YE ULAŞIR"

Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Lale Sever, "2014 yılında yayınlanan istatistiklere göre, ülkemizde erişkin çağdaki son dönem böbrek hastalarının (yani diyaliz tedavisine ihtiyacı olan hastaların) yüzde 35'inde böbrek yetmezliğinin nedeni şeker hastalığı, yüzde 27'sinde ise hipertansiyondur. Obezitenin böbrek hasarı, sadece şeker hastalığı ve yüksek tansiyon ile sınırlı değildir; ayrıca böbrekleri direkt olarak da etkiler. Fazla vücut ağırlığı, böbreklerin iş yükünü artırır ve böbrek dokusunun genç yaşlardan itibaren bozulmasına neden olur. Ayrıca fazla kalori alımı böbrek hücrelerini doğrudan zedeler. Bu bilgiler ışığında obezitenin önlenmesi ile, pek çok kişinin böbrek hastalığından korunabileceğini söyleyebiliriz" dedi.

Obezitenin çocukluk çağından itibaren başlayan bir sağlık sorunu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Lale Sever, "Obez çocukların böbrek fonksiyonlarındaki bozulma, henüz klinik duruma yansıyan belirtiler vermez. Ancak, bu çocuklarda insülin direnci ve kan basıncı normal kilodaki yaşıtlarına göre yüksektir ve bu çocuklar hem şeker hastalığı ve hem de ciddi hipertansiyon adayıdırlar. Öte yandan çocuk yaşlarda başlayan obezitenin daha sonraki yıllarda da sürdüğü bilinmektedir. Okul öncesi dönemde şişman olan çocukların 1/3' ü obez erişkinler olarak yaşamaya devam eder. Okul çağında obez olan çocukların ise erişkin dönemdeki obezite riski yüzde 50' ye ulaşır. Bu risk ergenlik dönemindeki obezler için daha da artar" diye konuştu.

OĞUZHAN AYDIN: "ASLA PES ETMEYİN, İNANCINIZI KAYBETMEYİN"

16 yaşındaki Oğuzhan Aydın obeziteyle mücadelesini şu şekilde anlattı: "İlkokul döneminde aşırı kilo almaya başladım. Bunun nedeni; bilgisayar başında sürekli oturarak zaman geçirmem ve yediğim abur cuburlar. 147 kilo'ya geldiğimde ise rahat nefes alamıyor, uzun yürüyüşler yapamaz olmuştum. Beni ikinci annem dediğim spor hocam Semra Demirer motive etti. Benim için çok zor oldu, pes ettiğim zamanlarda bana güç verdi. Eğer Semra Hocam ve Basket koçum Seyit Ahmet Sözen olmasaydı başarabilir miydim, emin değilim. Onlar benim kendime inanmamı sağladılar. Destekleri ile tam 56 kilo verdim. Şimdi UPS Spor Kulübü'nde lisanslı olarak basket oynuyorum. Bu zor süreçte bağımlı olduğum ve bana zarardan başka hiç birşey vermeyen şekeri, ekmeği ve tuzu hayatımdan çıkardım. Yemek yeme konusunda düzenim tamamen değişti. Canım abur cubur istediğinde fındık, ceviz, hurma gibi faydalı yiyecekleri yiyorum. Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı yiyorum. Bir çok yaşıtıma hayatım çok tatsız gelebilir ama ben hayatın tadına yeni yeni varmaya başladım. Benim mücadelem gibi mücadele edenlere tavsiyem; asla pes etmesinler, inançlarını kaybetmezlerse başarı kesinlikle geliyor" dedi.

Son Güncelleme: 11.10.2016 23:25
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol