Bir yılda hem donör hem de anne oldu

MUĞLA'nın Milas İlçesi'nde yaşayan ve henüz 7 aylık olan oğlunu emzirdiği dönemde gönüllü donör olup bir böbreğini verdiği kız kardeşi 20 yaşındaki Derya Gökdoğan'ı hayata bağlayan 28 yaşındaki...

Bir yılda hem donör hem de anne oldu

MUĞLA'nın Milas İlçesi'nde yaşayan ve henüz 7 aylık olan oğlunu emzirdiği dönemde gönüllü donör olup bir böbreğini verdiği kız kardeşi 20 yaşındaki Derya Gökdoğan'ı hayata bağlayan 28 yaşındaki...

07 Ekim 2016 Cuma 12:19
Bir yılda hem donör hem de anne oldu
 MUĞLA'nın Milas İlçesi'nde yaşayan ve henüz 7 aylık olan oğlunu emzirdiği dönemde gönüllü donör olup bir böbreğini verdiği kız kardeşi 20 yaşındaki Derya Gökdoğan'ı hayata bağlayan 28 yaşındaki Medine Çelik, kısa süre sonra hamile kalınca, ameliyatın üzerinden bir yıl bile geçmeden tekrar doğum yaptı. Dördüncü çocuğunu dünyaya getiren Medine Çelik çifte mutluluk yaşarken, nakli gerçekleştiren ekipten Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, "Verici olmak çocuk doğurmak için engel değil" dedi.

Altı kardeşi, anne ve babası Van'da yaşayan, kendisi ise eşi kepçe operatörü 32 yaşındaki Ramazan Çelik, çocukları 11 yaşındaki Emirhan, 8 yaşındaki Gülhatun ve 1.5 yaşındaki Mehmet Poyraz ile Muğla'nın Milas İlçesinde oturan ev kadını Medine Çelik, ender görülecek bir fedakarlık örneği gösterdi. Çelik'in 2013 yılında lise son sınıfta okuyan kardeşi Derya Gökdoğan rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Yapılan tetkikler sonunda yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği tanısı konulan talihsiz genç kız için doktorlar diyaliz ve böbrek nakli kararı aldı. Tansiyon tedavisine başlanınca bir süre ilaçlarla diyalizsiz idare eden Derya Gökdoğan, evde periton diyaliz için hazırlıklarını yaparken, ailesi bu duruma razı olmadı. Bunun üzerine ailede yaşı uygun herkes canlı verici olmak için sıraya girdi. İzmir'de yaşayan kardeşlerin en büyüğü üç çocuk annesi Medine Çelik çeşitli gerekçeler göstererek herkesin önüne geçti. Nakil için kardeşini Van'dan İzmir'e getirip Kent Hastanesi'ne başvuran Çelik'in uygun verici olduğu saptandı. Nakil Opr. Dr. Işık Özgü, Opr. Dr. Uğur Saraçoğlu, Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok başkanlığındaki ekip tarafında 14 Eylül 2015 tarihinde başarıyla gerçekleştirildi. Kucağındaki 7 aylık bebeğini bırakıp ameliyat masasına yatan ve kız kardeşine ikinci hayatın kapısını açan Çelik, nakilden üç ay sonra hamile kaldı. Sürpriz hamilelik üzerine soluğu tekrar aynı hastanede alan Çelik, doktorlarından doğurabileceği müjdesini alınca rahatladı. Çelik, nakil operasyonunun yıldönümüne birkaç gün kala, geçen 8 Eylül'de normal doğumla bir kız bebek dünyaya getirdi. Çelik'in 3 kilo 560 gram ağırlığında doğan bebeğine Gül Ecrin adı verildi.

KARDEŞLERİME KIYAMADIM
Kardeşine can aşısı olduğu nakil sürecini ve sonrasında yaşadıklarını anlatan Medine Çelik, "Derya'ya verici olmak isteyen üç kardeşim daha vardı. Biri daha küçüktü, diğeri yeni evliydi, henüz çocuğu yoktu. Erkek kardeşim de askere gidecekti. Onlara kıyamadım. Üç çocuğum vardı, eşim de verici olmam için beni destekliyordu. Ben verici oldum. O zaman oğlum henüz 7 aylıktı, emziriyordum. Ameliyat sürecinde komşuma bıraktım, oğluma süt annelik yaptı. Nakil ameliyatından 3 ay sonra ise hamile olduğumu öğrendim. Sürpriz gebelikti. Üç çocuğum varken, yeni bir bebek istemiyordum. Ama aldırmak da istemedim. Doğunca da Allahın hediyesi anlamına gelen, Ecrin adını koydum. Kardeşime hayat verdiğim için çok sevinçliyim, mutluyum" dedi.
'ABLAM İKİNCİ BİR ANNE GİBİ OLDU'
Ablasının verdiği böbrekle ikinci bir hayata başlayan, böbrek yetmezliği yüzünden ideallerini değiştirmek zorunda kalan derya Gökdoğan da şunları söyledi:
"Hasta olan bendim ama annem babam benden çok üzülüyordu. Ben acı çekip zorluklara katlanırdım, ancak annem babam daha çok acı çekiyordu, ağlıyordu. Periton diyaliz yapacaktım, evde hazırlandık. Ancak bu da aileme zor geldi, nakil olmamı çok istediler. Nakil oldum, ablam bana böbreğini verdi. Ablam ikinci bir anne gibi oldu. Ablamın eşi, küçük çocukları var diye verici olmasını istememiştim. Hem beni hem annemi babamı sevindirdi, sadece benim değil onların hayatını kurtardı, onların göz yaşlarını dindirdi. Ona karşı duygularım anlatılmaz. Tabii ki hastalık süreci hayallerimi alt üst etti. Yabancı dil öğreniyordu, turist rehberi olmayı istiyordum, ama sürekli hastaneye, sürekli tedaviye gidip gelmekten ders çalışamıyordum, ilaçlardan, okula fazla gidip gelemiyordum. Üniversite sınavına girdim, kazandım da ama tercihimi açık öğretimden yana kullanmak zorunda kaldım. Edebiyat okuyorum, inşallah edebiyat öğretmeni olacağım."
'VERİCİ OLMAK DOĞURMAK İÇİN ENGEL DEĞİL'
Öte yandan İzmir Kent Hastanesi böbrek nakli ekibinden Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, şunları söyledi:
"Hamileliği bizim de pek beklediğimiz bir şey değildi. Nakil öncesi hastalarımıza, vericilerimize her türlü bilgiyi veriyoruz. Verici olmanın çocuk doğurma konusunda engel olmadığını da söylüyoruz. Ancak kendisi üç cocuğu olduğu için pek düşünmediğini iletmişti. Dolayısıyla hem bize hem ona sürpriz bir gebelik oldu. Biz vericilerin rutin kontrollerini bir yıldan sonra yılda bir kez yapıyoruz ama hamile olunca daha sık gerçekleştirdik. Hiçbir sorun yaşamadık, bebeğini de normal süresinde doğurdu. Vericilerle ilgili sık sorulan bir soru bu. Vericilik hiçbir şekilde bebek doğurmaya engel değil. Hamilelik hiçbir sorun yaşatmıyor. 2-3 çocuk doğuran vericilerimiz de oldu. Kafalarında sorun yaratacakları bir şey değil."
DHA

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol