07 Kasım 2017 Salı 19:09
Kaliteli Okul - Şaban Özdemir yazdı

KALİTELİ OKUL

1988 Yılında Diyarbakır ili, Lice ilçesi, Çavundur Köyü’nde görev yaptım. Köy halkı  Zaza Lehçesi ile konuşuyorlardı. Belki diyeceksiniz bunca gündem varken 29 yıl geriye gitmekte nereden çıktı. Gündeme dair iki cümle bulamadın mı da 80’lere gittin. Yoksa nostaljimi takılıyorsun.

Vallahi suç bende değil, beni 29 yıl geriye, 80’lere Çavundur Köyü’ne götüren bugünkü duyduklarım.  Duyupta kulağıma inanamadıklarım.

Mahrumiyet bölgesi okul yok.

Okuma yazma bilen yok.

Elektrik yok.

Televizyon yok.

Diğer bölgelerle iletişim kurma olanaksız gibi bir şey.

Para yok.

Araba yok.

Yol yok.

Gelen yok, giden yok.

Kuş uçmaz kervan geçmez bir köy.

Köylüler eker, diker;  yer içer yaşadığı kadar yaşar ve ölür. Gezme yok, yer yurt görme yok. Hal böyle olunca Türkçe öğrenme olanağı da yok, Türkçe bilen de yok. Köy dışında şehir görmek ya  hastalanıp hastaneye yatınca. Birde şanslıysan erkek doğup askere gidince nasip oluyor.

Eeee köyden çıkıp Ankara’ya, İstanbul’a, İzmir’e gidip yer yurt görmek büyük ayrıcalık elbette. En önemlisi de Türkçe öğrenmek.

Vay Baboooo!!!! Neler varmış neler Çavundur’dan başka yerlerde.

Köylülerden Haci Mehmet, namı değer Üsteğmen Mehemed askere gider. Askere gitmek demek her şeyden önce Türkçe öğrenmek demek elbette. Sayılı gün askerlik biter köye döner Haci Mehemed.

Köylülerin çoğu Türkçe bilmiyor. Köylüler Türkçe öğrenmek için merakla Haci Mehemed’e sorarlar;

-Ula Haci Mehemed Türkçe  mast  ne demek?

-Mehemed Üsteğmen; Türkçe mast yoğurt  demektir.

-Ula Haci Mehemed Türkçe   firengi  ne demek?

-Mehemed Üsteğmen; Türkçe  firengi  domates  demektir.

-Ula Haci Mehemed Türkçe say ne demek?

-Mehemed Üsteğmen Türkçe say elma demektir.

-Ula Haci Mehemed Türkçe  kutik  ne demek?

Biraz düşünüyor bizim Mehemed Üsteğmen kutiğin Türkçesini  bilemiyor. Çünkü bildiği Türkçe bu kadar. Ve eğmeden, bükmeden, dümdük  bilmediğini söylüyor. Tabi ki karizma çizilir bizim Mehemed Üsteğmenin. Köylülerden tam puan alamaz. Karizma iki paralık olup gider. Buna da en çok kardeşi Haci Abdullah  neden olur. Oldukça da kinci bizim Mehemed Üsteğmen. Yazıyor kara kaplı deftere.

Gel zaman git zaman bizim Haci Abdullah  gider askere. Sabırsızlıkla bekler Mehemed Üsteğmen Haci Abdullah’ı,  kara kaplı deftere yazdı bir kere.  Test edecek ne kadar Türkçe bildiğini.

Döner Haci Abdullah askerden köye,  başlanır yine sorulara.

-Ula Haci Avdo; Türkçe  av ne  demek? 

-Haci Avdo; Türkçe  av su  demektir.

-Ula Haci Avdo; Türkçe  nan  ne  demek?

-Haci Avdo; Türkçe  nan ekmek  demektir.

-Ula Haci Avdo; Türkçe dıms  ne  demek?

-Haci Avdo; Türkçe  dıms  pekmez demektir.

Haci Avdo  bildikçe bizim Mehemed Üsteğmen yükleniyor, sordukça soruyor.

-Ula Haci Avdo; Türkçe  manga  ne demek?

-Haci Avdo; Türkçe  manga  inek  demektir.

-Haci Avdo;  Türkçe  Quıriye(eşek sıpasına) ne demek?

Bizim Haci Avdo’dan da bu kadar. Türkçe  eşek sıpasına bir şey denmiyor  diyor. Bırakır mı Mehemed Üsteğmen olur mu öyle şey Bra(kardeşim),  adsız bir şey olur mu diye bastırınca.

 Haci Abdullah;

-Vallahide billahide Türkler eşek sıpasına bir şey demiyor. Büyüyünce  eşek diyorlar deyip işin içinden sıyrılıyor.

Bugünkü açıklamalar bu olayı getirdi aklıma. Son 15 yılda 6 kez sistem değiştirdik. Denemediğimiz bir sistem, uygulamadığımız bir sınav türü kalmadı kalmamasına. OKS, SBS, TEOG ve son günlerde de  hiç sınav yok derken, birden bire  MYS deyip sıyrılıverdik işin içinden. Dünya alem görüyor, duyuyor,  biliyor ki elimize yüzümüze bulaştırdık.  En iyi sistem diye övgüler diziyor 3-5 yıl geçmeden gelip bir noktada tıkanıyoruz. Demek ki bizim eğitim alanında ki bilgimiz, becerimiz, tecrübemiz;  Mehemed Üsteymen ile Haci Abdullah’ın Türkçe bilgisi kadarmış. Bunu anladık anlamasına da şu kaliteli okulu anlayamadım. Liselerin %10 kaliteli %90’ı kalitesiz olduğu söylendi. Eğitim-öğretim ve okullar liselerle sınırlı değil. Ortaokul ve ilkokullar için bir açıklama ve oran verilmemiş. Her halde ortaokul ve ilkokulların kalitesi ölçülemiyor. Ya da bu  okulların kalitesi tıpkı Haci Abdullah’ın sıpayı büyütüp eşek yaptığı  gibi olacağa  benziyor. 

Güya öğrencileri sınav stresine sokmayacaktık. Üç sınıfın toplamını içeren derslerden 60 soru sorarak öğrenci seçmek sınav stresi azaltmak değil aksine strese zirve yaptırmaktır. 

Kaliteli okul eve yakın oluşu ile belirlenmez.

Kaliteli okul imar planı çizer gibi yapılmaz.

Kaliteli okul masa başında verilen talimatla belli olmaz. 

Kalite işin mutfağından, imalathanesinden çıkar. Kaliteyi üreten belirler. Eğitimin mutfağında ter döken öğretmenin görüşünü, eğitimin paydaşlarının önerilerini almadan vitrine gerçek kaliteyi koyamazsınız. Koysanız koysanız birkaç yıl ömrü olan çocuklarımızın geleceğini çalan önceki denediklerinize benzer bir sistem  koyarsınız. Öğretmensiz kalite aramak akıntıya kürek çekmektir. Öğretmensiz  sınav tayin etmek , sistem belirlemek; müfredat yazmak kuma yazı yazmaktan öteye bir şey değildir. 

Kaliteli eğitim-öğretim dileğiyle

Saygı ve sevgiler sunuyorum.

KamuGundemi.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.