10 Şubat 2018 Cumartesi 17:26
Zihnin Gençlerimize Oyunu - Rıza CEYLAN

KamuGundemi.com - Üniversite sınavına hazırlanan kızımdan her gün duyduğum söz;  yapamıyorum. Yapamayacağım.Son günlerde her  evde ebeveynlerin hepsinin karşılaştığı duyduğu sözler. Liseye ve üniversiteye geçiş sınavları yaklaştıkça öğrencilerimizin kaygıları artıyor. Ve artan kaygıyla beraber zihinler aynı oyunu oynamaya başlıyor. Yapamazsın , Yapamayacaksın.  Normal çalışan bir zihin  her an olumsuzu düşünme ve odaklanma peşindedir. Peki zihnimiz neden olumsuzu algılama ve odaklanma eğilimindedir? Neden insanların büyük  çoğunluğu Polyanna misali mutlu olmak için sebep aramaz. Oysa  her şey olumluyken başarı ve mutluluk için bütün şartlar olgunlaşmışken,zihnimiz  neden olumsuzu arar durur?

İnsanoğlu doğduğu andan itibaren yaşayabilmek , ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sürekli çaba sarf etmektedir. Bu çaba içerisinde zihnimiz en az enerji ile  dengede kalma gayreti gösterir. Zihnimiz gelecekte karşılaşabileceğimiz durumlar için  senaryolar üretmekte ve tedbirler almak durumundadır.  Tekamül sürecimizde, olumsuzu düşünmek, olumsuz olayla karşılaşma ihtimalimize karşın çözüm için senaryolar üretmek zihnimizin çalışma prensibidir.

Evrende her şey zıddıyla kaimdir. Bilincin  zıddı da bilinçdışı  (akıllı zekadır). Problemleri  insanlarda bilinç, makineler de bilgisayarlar çözer. Önemli olan sorunlarımızın çözüme ulaştırılmasıdır ki bunu da bilinç altı ( akıllı zeka ) gerçekleştirir. Bilinçaltımız  bilinçli beynin  farkında olmak zorunda olmadığı  günlük faaliyetlerle uğraşır.  Sıcak soğuk dengesi, tansiyon vb. Birçok öğrenci  özellikle sınavlar yaklaştıkça kendi kendilerine burun kanaması, ateş yükselmesi, kusma, ishal vb. şikayetleri yaşayabiliyor. Bilinçli istekle  bu eylemleri gerçekleştirmeseler bile farkında olmadan , bilinçli beyinlerinde meydana getirdikleri fonksiyonlarla bilinçsiz beyinlerini bu yönde etkileyebiliyorlar.Beyinle ilgili yapılan araştırmalar göstermiş tir ki beynimizi yönlendirebiliriz. Aslında iyi bir yönetici olan beyin aldığı emirleri yerine getirmektedir. Bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde verdiğimiz emirleri hiç itiraz etmeden  kabul edip en güzel şekilde yerine getirmeye çalışır. Başarımız daha önce neyi nasıl öğrendiğimize bağlıdır. Bilinçli kararlarımızla başlattığımız eylemler otomatik olarak birbirini takip eder.  Öğrenmeyi öğrenme de aynı süreci takip eder. 

Peki bu sınav sürecinde evlatlarımızı yapamayacağım, başaramayacağım gibi olumsuz  düşüncelerden nasıl koruyabiliriz? Neler yapmalıyız ki bu süreç de ruh sağlıkları bozulmasın?

Fiziksel varlığını sağlam bir zemin üzerinde sürdürebilen insan, psikolojik varlığı içinde sağlam bir zemine ihtiyaç duyar. Kişinin sağlam zemini öz beninin sağlıklı olmasına bağlıdır. Sağlıklı bir öz ben ise gelişimi sırasında temel  ihtiyaçları karşılanan öz bendir. Umursanma, kabullenme, yeterli olma, değerli olma, sevilmeye layık olma gibi ihtiyaçları karşılanan bireyler, fiziksel ve ruhsal yönden daha sağlıklı bireylerdir. Ayrıca fiziksel ve ruhsal rahatlama beynin kapasitesini arttırarak  hafızayı kuvvetlendirmektedir. Bu bağlamda çocuklarımıza daima sevgi diliyle yaklaşmalı, başaramayacağım kaygısından arındıracak olumlu  güzel sözlerle cesaretlendirmeli, bunun yanında  sınavın değil,bizim için kendilerinin sağlıklı ve mutlu bir birey olmalarının   önemli olduğunu daima dile getirmeli ,  onları dinlemeli , anlamaya çalışmalı, değerli olduklarını hissettirmeliyiz.  
Unutmayınız sevgi her kötü düşüncenin ilacıdır. Ve o ilaç çocuklarınız için sizin elinizde... Sevgiyle...

(Sözlerinize dikkat edin. Düşüncelerinize Dönüşür.  MAHATMA GANDHİ)

KamuGundemi.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.