Lütfü Türkkan Meclis'te Açıkladı: Kızılay'dan Bir Skandal Daha!

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) genel kurulunda söz alarak Kızılay'ın bir skandala daha imza attığını iddia etti.

Politika 26.02.2020, 21:16 26.02.2020, 22:24
Lütfü Türkkan Meclis'te Açıkladı: Kızılay'dan Bir Skandal Daha!

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) genel kurulunda söz alarak Kızılay'ın bir skandala daha imza attığını iddia etti.

Lütfü Türkkan'ın TBMM'de yaptığı konuşma şöyle;

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yirmi sekiz yıl önce 26 Şubat 1992'de dünya insanlık tarihinin en korkunç katliamlarından biriyle uyandı. Tarihe kara bir leke olarak geçen katliam Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında meydana geldi. Ermeni kuvvetleri kadın, erkek, çocuk ayrımı yapmaksızın önüne geleni katletti. Katliamın üzerinden yirmi sekiz yıl geçse de acısı hâlâ kalplerden dinmedi. 28 Şubat sabahına kadar süren katliamda 63'ü çocuk, 106'sı kadın, 70'i yaşlı 613 kişinin canına kıyıldı. Yüzlerce soydaşımız ağır yaralı olarak kurtuldu, binden fazla kişi ise Ermeni güçlerince esir alındı. Esir alınanlardan haber alınamadı. Dünyanın gözü önünde gerçekleştirilen ve sessiz kalınan bu katliamı lanetle yâd ediyoruz. Hayatını kaybeden soydaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyoruz.

Nerede bir Türk varsa bizlerin kalbi orada, onunla atar. Azerbaycan devletinin acısını paylaşıyorum. Soy ise soy, kan ise kan, can ise can; Azerbaycan Türkiye'dir, Türkiye Azerbaycan'dır.

Son zamanlarda israflarıyla, yolsuzluklarıyla ve Ensar Vakfına para aktarmasıyla gündemden düşmeyen Kızılay'ın yeni bir skandalı daha ortaya çıktı. Basında çıkan haberleregöre, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu müfettişleri 9-12 Aralık tarihleri arasında Türk Kızılayı Kuzey Marmara Bölge Kan Merkezinde denetim yaptı. Teftişin ardından kurum Başkanı Doktor Hakkı Gürsöz imzasıyla da bir rapor hazırlandı. Raporda yer alan bilgilere göre, proje kapsamında Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kızılay protokol imzaladılar. Protokolle kan toplama ve ilaç üretimine uygun plazma elde etme görevi Kızılay'a verildi. Kızılay da bu iş için Ethem Sancak'ın yeğeni Murat Sancak'a ait "Maxicells Anonim Şirketi" adlı şirketle anlaştı.Kızılay, kendi yapacağı işi, laboratuvar kapasitesi yeterli olmasına rağmen ihale etti; hem de yine, tanıdığımız, bildiğimiz, meşhur bir aileye. Üç yıl boyunca protokolün gereğini yerine getirmeyen, Türkiye'de de tesis kurmayan Sancakların şirketi de Almanya'da bir şirketle, kan göndermek üzere anlaşma imzaladı.

17 Şubat tarihli ve "ivedi" ibareli teftiş raporunda Ethem Sancak'ın yeğeninin şirketinin kanları Almanya'ya göndermesinin DNA bilgileri açısından risk yarattığına dair vurgu yapıldı. Raporda, bağışçılara bilgilendirme yapılmadan kanların yurt dışına gönderilmesinin Kızılay'ın kan toplama faaliyetlerini de sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuldu.

 "Sözleşmelerin revize edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır." denildi bu raporda. Tank Palet Fabrikasındaki o meşhur ihaleyle yakından bildiğimiz Ethem Sancak şimdi de yeğeni vasıtasıyla bu kez de vatandaşın sağlığıyla ilgili bir konuda karşımızda.

Kızılaya gelince, bu kurum ve başındaki zat, bunlarla ilgili konuşmaktan hepimiz yorulduk. Sağlık Bakanlığının teftiş raporu doğrultusunda gerekenler yapılmalıdır. Yetkililerden bu konuyla ilgili açıklama bekliyoruz.

Daha önce kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan'la röportaj gerçekleştiren TRT bir skandala daha imza attı. TRT'yi babasının çiftçiliğine çeviren bir Genel Müdür var, her seferinde söylüyorum, bir daha tekrar edeceğim: TRT World, terör örgütü Heyet Tahrir el-Şam'ın lideri Ebu Muhammed El Culani'yle bir röportaj gerçekleştirdi. Heyet Tahrir el-Şam, Türkiye tarafından terör örgütü olarak kabul edilmiyor mu?

Türkiye'nin HTŞ'yi terör listesine alması, Resmî Gazete'de yayınlanan "DEAŞ ve El Kaide bağlantılı tüzel kişi, kuruluş ve organizasyonlar" başlıklı maddenin (c) fıkrasındaki El Nusra cephesinin isminin güncellenmesiyle olmamış mıydı? O zaman soruyorum size: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Bunun adı, bu terörist örgütün ve liderinin reklamı değil de nedir? Bu konuda Hükûmetten açıklama bekliyoruz.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@