AB Bakanı Çelik: Fethullah Gülen, Usame bin Ladin'den daha tehlikeli bir şahıstır

 Bahar DEMİREL / ANKARA, () - AVRUPA Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Fethullah Gülen'in Usame bin Ladin'den daha tehlikeli biri olduğunu vurgulayarak, "Bu söz konusu terör örgütünün başı olan Fethullah Gülen,...

Haberler 23.07.2016, 16:58
AB Bakanı Çelik: Fethullah Gülen, Usame bin Ladin'den daha tehlikeli bir şahıstır

 Bahar DEMİREL / ANKARA, () - AVRUPA Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Fethullah Gülen'in Usame bin Ladin'den daha tehlikeli biri olduğunu vurgulayarak, "Bu söz konusu terör örgütünün başı olan Fethullah Gülen, Usame Bin Ladin'den daha tehlikeli bir şahıstır. Çünkü Usame bin Ladin, doğrudan terör tehdidinden bahsederek terör eylemleri gerçekleştirmektedir. Bu şahıs ise sürekli olarak hoşgörü, diyalog gibi birtakım yumuşak kavramların arkasına sığınarak son derece tehlikeli bir terör organizasyonunu yönetmektedir" dedi.

"BU SAPIK DİNİ ANLAYIŞ DEMOKRASİMİZE DÜŞMANCA SALDIRI GERÇEKLEŞTİREN ODAKTIR"

Bakan Çelik, AB Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, 15 Temmuz günü yaşanan askeri darbe girişimine ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Askeri diktatörlük hevesinin Türk demokrasine karşı terör eylemi gerçekleştirdiğini savunan Çelik, "Bu sapık dini anlayış kendisinin her konuda karar verme merciinde gören her konuda hakikatin merkezine yerleştiren kendisine teolojik bir çerçeve çizen ve bu temelde Türkiye'yi bir askeri diktatörlüğe dönüştürmeye çalışan, demokrasimize düşmanca saldırı gerçekleştiren bir odaktır" ifadelerini kullandı.

"BU DERECE VAHŞİ SALDIRI DÜNYA DEMOKRASİ TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞTİR"

Darbe girişimiyle devletin yapısını dışarıdan ele geçirmeye çalışmış bir yapı ile tarihte başka bir şekilde karşılaşmanın mümkün olmadığını belirten Çelik, "Halk hareketlerinin yaklaşık olarak 200 yıllık bir tarihi var. Halkın iradesine dönük olarak milli iradeye dönük olarak bu derece vahşi bir saldırı dünya demokrasi tarihinde görülmemiştir. Tabi büyük milletimizin bu vahşi saldırıya verdiği cevabın gücü de dünya demokrasi tarihini yeniden yazacak bir kudrettedir. Diktatörlük hevesini, teolojik bir çerçeveye oturtmuş, diktatörlük hevesini istismar ettiği dini kavramlarla temellendirmeye çalışmış bu terör örgütünün başı olan şahıstan, doğrudan emir alan asker üniforması giymiş darbeci seri katiller milletimize ateş açmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı'mızı öldürmeye çalışmışlardır; TBMM'yi bombalamış, milletvekillerini öldürmeye çalışmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin meşru Başbakanı'na saldırıda bulunmuşlardır, bakanları ölüm tehdidiyle karşı karşıya bırakmışlardır" diye konuştu.

"USAME BİN LADİN'DEN DAHA TEHLİKELİ BİR ŞAHISLA KARŞI KARŞIYAYIZ"

Fethullah Gülen'in Usame bin Ladin'den daha tehlikeli olduğunu savunan Bakan Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Bu söz konusu terör örgütünün başı olan Fethullah Gülen, Usame Bin Ladin'den daha tehlikeli bir şahıstır. Çünkü Usame bin Ladin, doğrudan terör tehdidinden bahsederek terör eylemleri gerçekleştirmektedir. Bu şahıs ise sürekli olarak hoşgörü, diyalog gibi birtakım yumuşak kavramların arkasına sığınarak son derece tehlikeli bir terör organizasyonunu yönetmektedir. Terör örgütü olan DAEŞ'ten daha tehlikeli bir yapıyla karşı karşıyayız; çünkü DAEŞ devlet yapılarını terör vasıtasıyla doğrudan karşı karşıya almaktadır. Bu Fethullahçı terör örgütü ise devleti içeriden ele geçirerek, içeriden bir takım unsurları vasıtasıyla devleti çeşitli kollarla sarara, devletin altyapısını ve demokratik düzenini, kurumlarını, halkın milli iradesini imha etmeye çalışmaktadır. Karşımızda hiç kimsenin birtakım yorumculara bakarak, mazur göstermeye çalışacağı gibi bir şahıs söz konusu değildir. Karşımızda Usame bin Ladin'den daha tehlikeli bir şahıs ve yumuşak kavramların arkasına sığınarak, dini hoşgörü gibi, diyalog gibi kavramların arkasına sığınarak, en sert terör eylemlerine imza atmaktan çekinmeyen halkın üzerine kitleler halinde kurşun yağdırmaktan çekinmeyen vahşi bir terör organizasyonuyla karşı karşıyayız"

"EYLEMİN ÖNCELİKLİ AMACININ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN DEVLET BAŞKANINI YOK ETMEK OLDUĞU GÖRÜLÜYOR"

Darbe girişiminin amacının, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet başkanını yok etmek olduğunu ileri süren Çelik, "Bu eylemin öncelikli amacının demokratik alt yapısını yok etmek, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet başkanını yok etmek olduğu görülüyor. Fakat büyük resme baktığınızda çok daha vahim bir tablo ortaya çıkıyor. Türkiye'yi Irak ve Suriye'deki istikrarsızlığın bir parçası haline getirmek, Türkiye'yi DAEŞ, PKK, DHKP-C gibi terör örgütleriyle mücadele edemez bir devlet haline getirmek ve Türkiye'yi uzun yıllar kaos içerisine sokacak birtakım eylemleri ortaya koymak gibi bir amaçları olduğu açık ve net şekilde görülüyor" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'YE İSTİKRAR ÇAĞRISI YAPANLARIN, BU YAPIYA KARŞI MÜCADELE İÇİNDE OLMALARI GEREKİR"

Türkiye'ye şiddetten uzak durulması gerektiği yönünde çağrı yapanların, söz konusu yapıya karşı açık bir şekilde mücadele içinde olmaları gerektiğinin altını çizen AB Bakanı Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'ye istikrar çağrısı yapanların, Türkiye'ye bundan sonra şiddetten uzak durulması gerektiği çağrısını yapanların; öncelikle Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya çalışan, ülkeyi bir şiddet sarmalına sokmaya çalışan, Türkiye'yi Ortadoğu'daki istikrarsızlık yapısının vahim bir parçası haline getirmeye çalışan bu yapıya karşı açık ve net şekilde mücadele içinde olmaları gerekir. Cumhurbaşkanı'mızın ve ailesinin hayatı tehdit edilmiştir. TBMM bombalanmıştır. Hükümet binaları saldırıyla karşı karşıya kalmıştır. En vahimi ve en üzücü olanıysa sivil vatandaşlarımız çeşitli şekillerde devletin verdiği üniformayı giymiş katiller tarafından, askeri elbisesi giymiş seri katiller tarafından öldürülmüştür. Kendi silah arkadaşlarını şehit etmişlerdir. Kahraman polisleri şehit etmişlerdir. Masum kadın ve erkeklere silah sıkmışlardır. Yakın arkadaşlarımızın da şehit olduğu bu süreçte vatandaşlarımızın meydanlara çıkarak, demokrasiye sahip çıkmaları tüm dünya demokrasi tarihini temize çekmiştir. Dünya demokrasi tarihi için bu bir dönüm noktasıdır. Bir halkın topyekun ölmeyi göze alarak tankların, F16'ların üzerine yürümesi, namluların üzerine yürümesi, dünya demokrasi tarihinde görülmüş bir şey değildir"

"MÜTTEFİKLERİMİZİN TÜRKİYE'Yİ ZİYARET ETMEMİŞ OLMALARINI ŞAŞKINLIKLA KARŞILIYORUZ"

Müttefik ülkelerin darbe girişimi sonrası Türkiye'yi ziyaret etmemelerinin, şaşkınlıkla karşılandığını vurgulayan Çelik, "Dış dünyada bizimle ittifak içerisinde olan, bize destek mesajları gönderen bütün müttefiklerimize teşekkür ediyoruz. Kuşkusuz demokratik değerler evrensel değerler olarak ortak değerlerimizdir. Müttefiklerimizin ve dostlarımızın bu darbenin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Türkiye'yi ziyaret etmemiş olmalarını şaşkınlıkla karşılıyoruz. Ben şahsen AB Bakanı olarak, Avrupa Komisyonu yetkililerinin, Avrupa Parlamentosu yetkililerinin ve Avrupa Konseyi yetkililerinin Türkiye'yi ziyaret etmelerini, Türk devlet adamlarıyla yan yana durarak Türkiye'nin demokratik değerlerini savunma konusunda Ankara'dan bir ses yükseltmelerini beklerdim" açıklamasında bulundu.

"BİR CÜMLEYLE DARBEYİ ELEŞTİRİP, 10 CÜMLEYLE TÜRKİYE'NİN DEMOKRATİK DEĞERLERİ SORGULANAMAZ"

Batılı ülkelerden gelen ve darbeyi eleştirirken, aynı zamanda Türkiye'nin demokratik değerlerini de sorgulayan açıklamalara tepki gösteren AB Bakanı Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Maalesef bazı açıklamalar söz konusu oluyor. Bir cümleyle darbeyi eleştirip arkasından 10 cümleyle Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı'nın, hükümetin, Başbakan'ımızın demokratik değerlere bağlılığını sorgulayan yaklaşımları şiddetli reddediyoruz. Bir cümleyle darbeyi eleştirip, 10 cümleyle Türkiye'nin demokratik değerleri sorgulanamaz. Hiç kimse Türkiye'de demokratik hak ve hürriyetler askıya alınıyor, Türkiye otoriter bir yapıya doğru gidiyor; diye bir değerlendirmede bulunamaz. Böyle bir günde tutup da 'Taraflara şiddetten uzak durulması tavsiyesinde bulunuyoruz' demek demokrasiyi savunmak değildir. Demokratik hükümetle darbe arasında bir eşitleme yapmaktır. Taraflara değil, darbecilere bunu söyleyeceksiniz. Darbe yapan Sisi için kullanılmış üslubun Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik hükümeti için kullanılmasını asla kabul etmiyoruz ve reddediyoruz"

 

 

 

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@