Okulların açılışının üzerinden henüz bir ay geçti. Ancak bir yandan bakanlığın uygulamaları, diğer yandan ülkemizin bazı illerinde yaşanan olaylar eğitim çalışanlarının kaygılarını artırmaktadır.

Anadilde  eğitim talebiyle terör örgütü tarafından kışkırtmalar sonucunda okullara saldırılmış, okullar yakılmıştır.Ancak ateş düştüğü yeri yakmakla kalmayıp, tüm ülkeye yayılmıştır.Hak talep ederken bir başkasının hakkını gasp etmek ve canına kastedecek eylemlerde bulunmak, asıl amaçlarını ortaya koymaktadır.

Barış ve kardeşlik duygularıyla geçirdiğimiz bayramın hemen ardından, komşu ülkelerde yaşanan terör örgütlerinin çatışmasına, sözde tepki göstererek, eylemlerini sürdüren terör örgütü, yine okullara ve Atatürk büstlerine saldırmıştır. Okulların yanması ülkenin yanmasıdır. Atatürk Büstlerinin yıkılması da ülke bağımsızlığını yok etme girişimidir. İnsan hakkı arama adına girişilen  sözde mücadele, terör eylemlerine dönüşmüş ve ülkeyi çatışma ortamına sürüklemiştir. Halkların özgürlüğü adına halkları birbirine düşman eden zihniyetin önündeki en büyük engel Mustafa Kemal Atatürk’tür. Büstlerin yıkılmasıyla Mustafa Kemal düşüncesi yok edilemez. Kin ve nefret duygularının pompalanarak eyleme dönüştürülmesiyle büstler yıkılmıştır, ancak Atatürkçü düşünceyi sonsuza dek kalplerimize mühürlemiştir. Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı emperyalizme karşı bizi yenik düşüreceği gibi ülke bağımsızlığını da tehlikeye sokacaktır.Bağımsızlığı olamayan bir ülkede, hak aramaktan , özgürlük ve kardeşlikten bahsedilemeyeceği gibi, mutluluktan da söz edilemez. 
Sözde açılım politikalarıyla okulları terörün hedefi haline getiren siyasi iktidarın, yaşanılanları kınarken ‘’Eğitimin önünü kesemezler, biz okulların daha iyisini yaparız’’ açıklamaları son derece vahimdir. Amaç,  etnik ve dinsel parçalanmanın eğitim ayağını oluşturan ideolojik eğitim sistemini gözlerden kaçırmaktır. Okullara atılan molotof kokteylleri bilime, çağdaşlığa ve ülkenin aydınlık geleceğine atılmıştır, binaya değil…

Anadilde eğitim talebiyle meydanlara çıkan ve ölümden değil, yaşamdan yanayız sloganlarıyla iş bırakarak, protestolara katılan emek örgütleri ölümlerle sonuçlanan eylemlerinde ne kadar haklıdır?

Sonuç olarak; okulların, bayrağımızın yakılması, Atatürk Büstlerinin yıkılması, öğretmen ve öğrencilerin can güvenliğinin tehlikeye atılması ve eğitim-öğretimin engellenmesine mi, 
Terörün yarattığı korku, şiddet ortamına maruz kalan çocuklarımızın psikolojik tahribatı ve küçücük yüreklere atılan kin ve nefret tohumlarına mı,
Ülkenin bölünmez bütünlüğüne ve birliğine yapılan saldırılara mı yanalım?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.