Öğretmen yoksa eğitimde yoktur...

Öğretmenleri rahatsız ve huzursuz eden performans karnesi ile rotasyon uygulamasından sonra MİLLİ Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, öğretmenin eğitimdeki önemine değinerek, "Öğretmen yoksa, öğretim üyesi yoksa ders yapabilmek mümkün değildir.

Öğretmen yoksa eğitimde yoktur...

Öğretmenleri rahatsız ve huzursuz eden performans karnesi ile rotasyon uygulamasından sonra MİLLİ Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, öğretmenin eğitimdeki önemine değinerek, "Öğretmen yoksa, öğretim üyesi yoksa ders yapabilmek mümkün değildir.

18 Kasım 2016 Cuma 14:19
Öğretmen yoksa eğitimde yoktur...

MİLLİ Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, öğretmenin eğitimdeki önemine değinerek, "Öğretmen yoksa, öğretim üyesi yoksa ders yapabilmek mümkün değildir. Dersliğiniz yoktur, müfredat yoktur, kitap yoktur. Ama öğretmeniniz varsa, öğretim üyeniz varsa açık alanda da olsa mutlaka eğitim yapılır. Öğretmen ve öğretim üyesi eğitimin en temel unsurudur. Önümüzdeki dönemde de buna yatırım yapacağız" dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, bazı açılış ve programlara katılmak üzere sabah saatlerinde özel uçakla Ankara'dan memleketi Sivas'a geldi. Bakan Yılmaz'ı Nuri Demirağ Havalimanı'nda Sivas Valisi Davut Gül ve il protokolü karşıladı. Karşılamanın ardından Cumhuriyet Üniversitesi'ne geçen Yılmaz, Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2016-2017 Akademik Yıl açılış programına katıldı. Programa Bakan Yılmaz'ın yanı sıra Sivas Valisi Davut Gül, AK Parti Sivas Milletvekilleri Selim Dursun, Mehmet Habip Soluk, CHP Sivas Milletvekili Ali Akyıldız ve bazı il protokol üyeleri ve akademisyenler katıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda katılımcılara Cumhuriyet Üniversitesi'nin sinevizyon tanıtımı izletildi. Törende konuşan Yılmaz, eğitimde çok büyük bir yol aldıklarını belirterek, "Türkiye'yi 21'inci yüzyıla taşıyacak en büyük gayret ve çalışma üniversitelerden gelecektir. Eğer üniversiteler bir toplumu ileriye götüremezse hiç bir toplumun ileri gidebilmesi mümkün değildir. Bir yere üniversite geliyorsa umut geliyor demektir. Bir yere üniversite geliyorsa müteşebbis ruhu geliyor demektir. Öğrenciler sadece bitirdikten sonra 'nereye girip çalışabilirim' değil de bitirdikten sonra 'nasıl işyeri açabilirim, nasıl girişimci olabilirim, başkasını nasıl istihdam edebilirim' diye de düşünecek. Bu girişimci ruh üniversiteler ile birlikte şehirlere geliyor. Biz geldiğimizde 76 üniversite vardı. Bugün 111'i devlet olmak üzere 181 üniversite var. Türkiye Japonya Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Fenerbahçe ve Ayvansaray Üniversitesi ile birlikte bu sayı 184 çıktı. Önümüzdeki günlerde Sivas dahil olmak üzere bir çok ilde yeni üniversiteler kurmaya devam edeceğiz. 76'dan 180'i aşmakla yatay büyüme oldu. Öğrenci sayımız 2 milyondu, 7 milyonu geçti. Sadece lisanstaki öğrenci sayımız 4 milyonun üstünde ve bu rakamda gösteriyor ki Türkiye'nin geleceği aydınlıktır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Yatay büyümeyi sağladık. Eğitimde dikey büyümeyi, kaliteleşmeyi de artırmamız lazım" dedi.

ÜNİVERSİTELER İHTİSASLAŞACAK

Üniversitelerin bir alana odaklanması gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Üniversitelerimizin tümünün aynı birbirinin kopyası olmasını istemiyoruz. Bütün üniversitelerimiz farklı değerler üretmelidir. Bu yaklaşım bütün üniversitelerin bütün alanlarda faaliyet gösterirken bir alanda temayüz etmesi anlamına geliyor. Bu amaca yönelik olarak bölgesel kalkınma odalık misyon farklılıklaşması ve ihtisaslaşması çalışması başlatıldı." dedi.

"DARBEYİ YAPAN DA KARŞI DURAN DA BU EĞİTİMDEN ÇIKTI"

Eğitimin temelinin öğretmen olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
"Derslik yaparsınız, müfredat olur, bina olur ama öğretmen yoksa, öğretim üyesi yoksa ders yapabilmek mümkün değildir. Dersliğiniz yoktur, müfredat yoktur, kitap yoktur. Ama öğretmeniniz var ise, öğretim üyeniz varsa açık alanda da olsa mutlaka eğitim yapılır. Öğretmen ve öğretim üyesi eğitimin en temel unsurudur. Önümüzdeki dönemde de buna yatırım yapacağız."

Türkiye'nin eğitimde başarılı olduğunu ancak eleştirilerin de olduğunu aktaran Yılmaz şöyle devam etti:

"Darbeyi yapan da bu eğitimden çıktı' diyorlar. Doğru ama darbeye karşı olan da bu eğitimden çıktı. 'Dağa çıkan da bu eğitimden çıktı' diyorlar. Ama dağa çıkanla mücadele eden de bu eğitimden çıktı. Buradan ne anlaşılıyor. Eğitimde tek tipleştirme olabilmesi mümkün değil. Çünkü eğitimin payı bir raddeye kadardır. Eğitimin dışında çevrenin payı vardır. Çevrenin dışında ailenin payı vardır."

Türkiye'nin iyi bir yolda olduğunu belirten Bakan Yılmaz şunları ifade etti:

"Allah birlik ve beraberliğimizi daim etsin. Kardeşliğimizi güçlendirsin. Bundan sonra kusur görmek, ayıp görmek zamanı değil. Bundan sonra birbirimize hoşgörü ile bakmak, kusurlarını örtmek iyi olan güzel olan yönleri varsa onu öne çıkarmalıyız. Biz böyle yaparsak 21'inci yüzyıl üniversiteler ile birlikte Türkiye'nin yüzyılı olacaktır."

Konuşmanın ardından Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alim Yıldız, Bakan Yılmaz'a üzerinde isminin yazılı olduğu tuğra hediye etti. (DHA)


Son Güncelleme: 18.11.2016 17:12
Anahtar Kelimeler:
MebIsmet Yılmazöğretmen
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol