banner601

Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci'nin 15 Temmuz'da yaşadıkları

Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci: Biz Marmaris plajında çaresizlikle kahrolurken Turban otelde iki yiğidimiz şehit ediliyordu.

Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci'nin 15 Temmuz'da yaşadıkları

Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci: Biz Marmaris plajında çaresizlikle kahrolurken Turban otelde iki yiğidimiz şehit ediliyordu.

17 Temmuz 2017 Pazartesi 13:37
Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci'nin 15 Temmuz'da yaşadıkları


O gece Şadi Pircinin misafiriydik. Abdurrahman Dilipakla beraberdik. Çayı, ayranı, sohbet, muhabbeti tahmin edin... Abdurrahman abi anlatıyor, dinliyorduk. O kadar çok şey vardı konuşacak. Normalde telefonu elimden düşürmezdim. Saygısızlık olmasın diye elime almıyordum.

Bir telefon geldi Abdurrahman beye. Ayağa kalktı ve "Boğaziçi köprüsü tanklarla kapatılmış, uçaklar alçak uçuş yapıyor. Muhtemelen bir ihtilal yapılmaya çalışılıyor. Her ihtilalde beni alırlar. Çocuklar merak etmişler. Yanlarına gideyim, bir öğrenelim şu işin aslını " dedi ve kalktı. Vedalaştık, uğurladık.

Arkasından bizde çıktık. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Arabama bindim, nereye gideceğimi bilmeden devam ettim.

Sabah ne olacaktı? Ne olsun, toplayacaklardı herkesi, bir ondan bir ondan darağacı kuracaklardı belki. Hapisaneler, almayacaktı mazlumları. Menderes ve arkadaşlarını düşündüm. O ara Sayın Cumhurbaşkanımızın Marmariste olduğu geldi aklıma, akşam üzeri bir dost kulağıma fısıldamıştı, Marmaristeydi Cumhurbaşkanımız.

Telefona sarıldım. Ak Parti İl Başkanı Kadem Mete'yi aradım. Sesi endişeliydi. "Hemen Marmaris'e Turban Otele gel, Cumhurbaşkanımız burada " dedi.

Anlaşılmıştı mesele.

Kızımla konuştuk Ankara'da. Korkuyordu. "Baba korkuyoruz, her taraftan bomba sesleri geliyor, uçaklar alçaktan uçuyor " demişti. Hem endişeli hem çok kızgındım. Marmaris'e yönümü çevirdim. Ne yapabilirdim. Elimizden ne gelirdi.

Herşeyden önce topluma yön vermek, güven vermek gerekiyordu.

Ne yapacağını bilemeyen insanlara yol göstermek gerekiyordu.

Telefonlar susmuyordu. Muğla Fen Lisesi Müdürümüz Mustafa Özpoyraz aradı Niğdedeymiş. Endişeliydi. Ne yapacağız diye sordu. Dönmesini istedim. Birşey olmaz dedim. Yarına hainler ayıklanır dedim.

Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Züleyha Aydoğan aradı.

Marmaris'e geliyorum. Korkulacak birşey yok. Allah'ın izniyle bunuda atlatırız. Beni karşılamasını istedim. Bu arada Twitterdan yazmaya, insanları safını belli etmeye çağırıyor, paralele geçit olmadığını haykırıyor, varsa korkuyu yenmelerini bir nebzede olsa kendi çapımda sağlamaya çalışıyordum.

Çetibelini geçtim, Aksaz kavşağında emniyet önlem almış araç trafiği kilitlenmişti. Haklı olarak araçlar aranıyordu. Ancak insanların Turbana Cumhurbaşkanımıza ulaşmaları gerekiyordu. Tıkanmıştık yolda. Muğla Milletvekilimiz Nihat Öztürk'ü aradım. Emniyetin biraz hızlı olması gerektiğini Turbana gelemediğimizi ifade ettim. Sağolsunlar bizzat Marmaris Kaymakamımız Celalettin YÜKSEL kavşağa geldi ve araç iç lambaları yakılarak araçların hızlı bir şekilde geçişine izin verildi.

Turbana ulaşmıştık. Vatan sevdalıları oradaydı. Halk Cumhurbaşkanını hainlere bırakır mı ? Turbanın etrafı, yollar hıncahınç doluydu. Bir haber geldi. Cumhurbaşkanımızın Dalaman havaalanına hareket ettiği haberi geldi. Marmaris Cumhuriyet meydanına yönlendirildi insanlar.

Türkiye'nin tüm meydanları gibi Marmariste Vatanına, demokrasisine sahip çıkıyordu, çıktı.

Muğla'ya döndü gelenlerin bir kısmı. Marmaris sessizleşti bir süre sonra. Biz bekliyorduk.

Marmaris plajında bir kartona oturmuştuk bekliyorduk, haberleri takip ediyorduk. Önce gecenin sessizliğinde helikopter sesleri duyduk. Olabilirdi önemsemedik.

Hainlerdi, alçaklardı ama bu kadar olabilirlermiydi? Evet hainlikte, alçaklıkta daha fazlası olamazdı. Helikopter seslerini silah bomba sesleri takip etti. Kime saldırıyordu bunlar. Bunlar vatan düşmanları için yetiştirilmemişmiydi. Hayır bunlar vatana düşman yetiştirilmişti.

Bunlarda vatan haini olarak yetiştirilmişti.

O silah seslerini bomba seslerini asla unutmayacağım.

Milletin parasıyla alınan silahların millete, milletin seçtiği Cumhurbaşkanıma yönelişini asla unutmayacağım. O günkü çaresizliğimide asla unutmayacağım.

Çatışma bölgesine gidemedik.

Gitsek me yapabilirdik. Sadece seyrettik.

Biz Marmaris plajında çaresizlikle kahrolurken Turban otelde iki yiğidimiz şehit ediliyordu.

Rahmet ve minnetle MEHMET ÇETİN ve NEDİP CENGİZ EKER. Makamınız cennet olsun. Sabah gün doğana kadar oradaydık. Rabbime şükürler olsun o alçaklar zelil ve hakir bir şekilde mehvezlerde, inlerde yakalandılar. 15 TEMMUZ gecesi. Bir yıl oldu.

UNUTMAYACAĞIZ. UNUTTURMAYACAĞIZ. 249 şehidimizi ve diğer şehitlerimizi minnetle anıyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim vatanımızı korusun.

KamuGundemi.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.