GÜLEÇ'ten Sözleşmeli Öğretmenlik Yerine Teşvik Önerisi

Eğitimci Yazar MEHMET Güleç'ten Sözleşmeli öğretmenlik yerine Teşvik modeli önerisi geldi.

GÜLEÇ'ten Sözleşmeli Öğretmenlik Yerine Teşvik Önerisi

Eğitimci Yazar MEHMET Güleç'ten Sözleşmeli öğretmenlik yerine Teşvik modeli önerisi geldi.

24 Ekim 2016 Pazartesi 23:20
GÜLEÇ'ten Sözleşmeli Öğretmenlik Yerine Teşvik Önerisi
Çözüm Sözleşmeli Öğretmenlik Değil TEŞVİK
 
SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK ÜZERİNE

Geçtiğimiz haftalarda ciddi anlamda tartışılan ve uzunca bir süredir eğitim gündeminin manşetinde yer alan ve ne yazık ki geçtğimiz hafta itibariyle başlayan bir durum var ki, hepinizin bildiği üzere Sözleşmeli Öğretmenlik... Bugüne değin sözleşmeli polis, sözleşmeli doktor ya da sözleşmeli hakim diye birşey duymadık, bilmiyoruz. Fakat ne acıdır ki, topluma hizmet eden hakimi, polisi, doktoru, mühendisi hatta öyle ki ülkeyi yönetenleri dahi yetiştiren fakat kendisi hep aynı yerde sayan öğretmenlik gibi kutsal bir mesleğin bugün sözleşmelisi mecvut hale gelmiş ve ne yazık ki yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeli öğretmenlik ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın aile bütünlüğü ilkesi işlemeyecek ve 4 yıl boyunca o öğretmenimiz  malum BİR sendika dışındaki sendikalara üye olmaya korkacak ve 4+2 şeklinde gittiği yerde 6 yıla mahkum edilecektir. Büyük çoğunluğu zorunlu hizmet alanı diye tabir edilen il ve ilçelerde hatta köylerde görev yapacak olan öğretmenlerimizin bu hizmeti nasıl bir psikoloji ile yerine getireceklerini düşünmenizi isteriz. Yıllarca atanmayı bekleyen yıllarca okuyup bir yerlere gelmenin mücadelesini verip dirsek çürüten öğretmen meslektaşlarımız şimdi de atanıp ailesinden, eşinden ya da çocuğundan ayrı kalmayı göze almaya zorlanmaktadır. Bu uygulamanın, uygulanabilir olmaktan uzak olduğu beyan ediyor, bu durumu kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.

668 Sayılı KHK ile yaşama geçirilen sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının ilki geçen hafta gerçekleşmiştir. Sözleşmeli çalışma sistemi, güvensiz çalışma biçimi olup başarı sağlamaktan uzak bir görüntü vermektedir. Hatta KPSS gibi toplumun genel olarak güvenilir kabul ettiği ve toplum vicdanında genel anlamda kabul gören böylesi bir sınavın yanına sübjektif değerlendirmelerle adaletsizliklere yol açan mülakat sistemi getirilmiştir. Sözlü bir sınav olan mülakat, sübjektif kriterler içerebileceği gibi bu sürecin tekrarı mevcut olamayacağı için itirazı da neredeyse mümkün olamamaktadır. Bütün bu sonuçlar eğitimin siyasallaşmasına yol açabileceği gibi yazılı/görsel medyada gördüğümüz mülakata dair haberler gerçekten üzücü ve endişe vericidir. Eğitim gibi kutsal bir görevin meşalesini taşıyan öğretmenlerimizin haklarının gasp edilmesi kabul edilebilir değildir. Toplum vicdanının rahatlatılması için MEB, mülakat uygulamasından geri dönmelidir. Mülakat uygulaması genel olarak tarafsız olmaktan uzak bir değerlendirme sistemidir. Mülakat sisteminin kaldırılması gerekmekte ve sözleşmeli öğretmenlik sisteminden dönülmelidir. Zira eğitimin ve eğitimcinin sözleşmelisi olmamalıdır. Öncelikli kalkınma bölgeleri diye tabir edilen yerler zaten zorunlu hizmet bölgeleri olup bu bölgelerde öğretmenlerin kalıcı olmasını sözleşmeli sistem ile çözmek yerine söz konusu bölgelere teşvik sunulsa sorun hem eğitimcilerimiz için hem de eğitim sisteminin devamlılığı için daha iyi olacaktır. Zira sözleşmeli diye tabir etmek durumunda kaldığımız eğitimcilerimizi, ailelerinden 4+2 yıl süreyle mahrum etmek, işlerini güçleştirmek, motivasyonlarını düşürecek bu da eğitim sistemimiz için yine bir kayıp olacaktır. Çözüm sözleşmeli öğretmenlik değil, öncelikle kalkınma bölgelerine teşvik sunulmasıdır.

Mehmet GÜLEÇ
Eğitimci-Yazar
kamuajans.com
 
 

 


Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol