Belki öğrenciler sınıfa doluşmadan bir kaç kalbe dokunur bu yazı

Siz belki onaylamayacaksınız ama ben yine de bir öğretmen olarak içimi dökeceğim.

Öğretmenler 07.09.2019, 23:03
Belki öğrenciler sınıfa doluşmadan bir kaç kalbe dokunur bu yazı

ÇOCUKLARA YAZIK ETMEYİN

Siz belki onaylamayacaksınız ama ben yine de bir öğretmen olarak içimi dökeceğim. Belki öğrenciler sınıfa doluşmadan bir kaç kalbe dokunur bu yazı.

Ben öğretmenler odasına her girdiğimde bu mesleğe olan inancımı kaybetmeye başlıyorum.

Henüz yolun başında ve idealistlikle alakalı olmayan tamamen insanı durumlardan dolayı.

Bu mesleği gerçekten bilerek, isteyerek, hayal ederek seçtim. Çocukları seviyorum çünkü bu ülkeyi seviyorum bu toprakları seviyorum en azından dokunabileceğim kadar çocuğa dokunmak istiyorum.

Yine de henüz bir yılım dolmamışken istifa etmeyi bile düşünüyorum.

Çünkü ya ben normal değilim ya da bazı şeyler gerçekten artık iğrenç bir şekilde normalleşmiş.

Eğer çocukları seviyorsanız öğretmenlik sloganvari bir eylemden ibaret olmaksızın gerçekten dünyanın en güzel mesleği. Ve eğer öğretmenler odasında bu meslekten soğumuyorsanız bu mesleği sonuna kadar devam ettirebilirsiniz ki ben buna olan inancımı yitirmeye başladım.

Bir köy okulunda görev yapıyorum.

Çocukları sevmeyen hatta çocuklardan nefret eden öğretmenler var.

Bu yüzyılda hala masaya oturup kitaptakileri olduğu gibi deftere yazdıran öğretmenler var.

Okula ilk gittiğimde bir gün camdan dışarıyı seyrederken 160 öğrencinin olduğu bir okulda sadece bir tane topun olduğunu ve o topun peşinden koşarken hicbir çocuğun keyif almadığını fark ettim.

Ya bu durum 20 öğretmenden tek birinin mi umurunda olmaz.

Evet ceplerinden para verip alsınlar demiyorum.

Milli eğitim ödenek ayırıyor da demiyorum ama bu gerçekten halledilemeyececek bir şey mi öğretmenler tarafından?

Beden eğitimi öğretmenine diyorum uğraştım halledemedim diyor idareye diyorum hocam ödenek yok diyor onar lira atsak bir sürü top alabiliriz diyorum canlarını istemişim gibi gözlerini kaçırıyorlar.

Bir hafta sonra o okulda 18 tane top vardı ve kızlar voleybol oynuyor erkeklerin yanında bir kac tane futbol topu isteyen basketbol oynuyor.

Camdan baktığımda yeniden gözlerim doldu.

Onları öyle gördüğüm için değil çocuklar icin bunu neden daha önce yapma ihtiyacı duymadılar diye.

Bu manzara hiç mi ilgilerini çekmedi diye, ya da önceki buruk manzara hiç mi canlarını acıtmadı.

4 ayda okula 500e yakın kitap geldi. Koliler dolusu kırtasiye malzemesi geldi. Bunun için dilencilik yapmadım o kapı bu kapı dolaşmadım milli eğitime bile uğramadım neredeyse hepsi arkadaşlarım tarafından gönderildi.

Kütüphane açalım bu okula dedim bu çocuklar kendilerini ifade edemiyorlar okusunlar her türden kitaplar olsun bir cazibe merkeze haline gelsin dedim. Boşuna uğraşmayın açamazsınız dediler.

Bunu diyen okulda 3 yıldır görev yapan Türkçe öğretmeni.

Yok müdür izin vermiyor yok fiziksel alan.

Tek bir kere olsun denememişler bile oysa.

Derse giriyorum hocam masaj yapalım mı diyor öğrenciler. Ne masajı diyorum ben öğretmenim masaja zamanım yok siz de masör değilsiniz diyorum.

Garip geliyor bana sonra öğreniyorum ki kütüphane açmak için uğraşmak bir kez olsun aklına gelmeyen öğretmenimiz ve diğer bazı hocalar derste teneffüslerde çocuklara masaj yaptırıyor.

Seçmeli derslerden boş olan dersler için birbirlerini yiyorlar.

Böyle bir lobi faaliyeti BM'de Abd'deki Yahudilerde yok.

Her sınıfta 3 kişiye ders işleniyor belki dönem boyunca çoğu derste 5 kere konuşmayan öğrenciler var.

Yok olup giden öğrenciler var.

Herkes iyi matematik yapsın demiyorum yapabilir mi bunu konuşabiliriz elbette. Ama 3 yıl boyunca dersine girdiğiniz bir öğrenci aynı seviyedeyse bunun suçlusu sizsiniz tek bir şey bile katamıyorsanız 3 sene boyunca siz bu mesleğe uygun değilsiniz.

Olay kurs açmaya gelince bana 10 saat hocam ben de 10 saat istiyorum diye yeni bir lobi faaliyeti.

Yetiştirme kurslarında da mantık aynı.

Sınıfta ders anlattığınız 3‐5 kişiye ders anlatmaya devam geriye kalan çocuklar birer rakam sadece parası batsın .

Ve bu çocuklar biz buralarda kalplerine dokunamadığımız için ileride görmek istemediğimiz tiplere dönüşüyorlar.

Bir çok insanı biz bu sistem içinde bu öğretmenler arasında maalesef kaybediyoruz.

Dedikodu desen yemin ederim hayatım boyunca şahit olmadığım dedikoduya bu kısa sürede şahit oldum.

Serviste aramızda yaptığımız espri bizden önce okula müdürün kulağına yetişiyor.

Herkes herkesin kuyusunu kazmanın ayağını kaydırmanın peşinde.

Anneannem vefat ediyor okula dilekçeyi gönderiyorum idareyi bilgilendiyorum taziyedeyim çalışma arkadaşım beni arıyor ve dediği şey hocam rapor mu aldınız nasıl gelmediniz okula resmi mi hallettiniz müdür mü izin verdi?

Gercekten bu değil ki bu meslek bu insanlık değil Öğretmen yalan söyler mi ben anlamıyorum ama söylüyor.

2 günde on kere ders programı değişti herkes sadece kendini düşündüğü için.

Bu bana uymuyor bugün bilmem şu. Bir kaç kişi memnun olsun diye herkes memnuniyetsiz devam edebiliyor.

Hocam öğle arasını 40 dakika yapalım. Yahu çocuklar yemek yemeye gidiyorlar evi uzakta olanlar var. Tek bir çocuğun bile mağdur olmaması lazım.

Yeniden bir lobi faaliyeti iyilikte bir kere olsun buluşmayan bu insanlar böyle bir konuda hep bir ağızdan o kadar güzel konuşuyorlar ki. Ben evli olsam çocuğum olsa aynı okulda çalıştığım 20 öğretmenden 17sine çocuğumu emanet edemem.

Evet bence değişmesi gereken ilk şey öğretmenlik mesleğinin kriterleri.

Çocukları sevmeyen öğretmen olmasın tek derdi para olan öğretmen olmasın kimse açlıktan ölmüyor, bu ülkeyi sevmeyen öğretmen olmasın nasıl ölçecekler bunu bilmiyorum ama 4 ay oldu benim midem bulanıyor.

Cebimde istifa dilekçesiyle gidiyorum okula.

Kıyamıyorum çocukları bu insanların eline bırakmaya bir yandan bir yandan kendimi mahvetmeye başladım yemin ederim en fazla bu kadar kısaltabildim olanları olduğu gibi her şeyi anlatsam bir haftamı alır. Yapmayın arkadaşlar bu çocuklara geleceğimize yazık etmeyin. Lütfen. (Sosyal medyadan alıntıdır)


Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
21°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 12 Kasım 2019
İmsak 05:57
Güneş 07:24
Öğle 12:38
İkindi 15:18
Akşam 17:42
Yatsı 19:03
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@