Övülenler, Eleştirenler,Suçlananlar Kim ne?

Av. Prof. Dr. Nurullah AYDIN yazdı...

Nurullah Aydın 29.12.2017, 21:57
Övülenler, Eleştirenler,Suçlananlar Kim ne?

ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?

Ülke sorunları karmaşık halde. Her kafadan bir ses. İftiralar, suçlamalar, hakaretler birbirini kovalıyor. Ölçü kaçmış durumda.

Eleştiri ya da tenkit. Bu kelimeler zaman içinde yol alırken birçok kaza geçirmiş ve anlamlarının bir yanını yitirmiş kelimelerdendir.

Nedir bunlar?

Eleştiri veya tenkit, bir insanı, bir grubu, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla incelemek, araştırmaktır.

Bazılarının zannettiği gibi eleştiri veya tenkit açık aramak, kusur kovalamak veya düşmanlık mıdır? Asla!

Eleştiri doğruyu ve yanlışı delilleri ile araştırmak ve bulunanı ikna edici seviyeli bir dille ortaya koymaktır. Bunun sevgi ve yergi ile alakası yoktur. En azından olmamalı. İnsan sevdiğini de eleştirebilir, sevmediğini de.

Yazılarımı eleştirseler de olumlu veya olumsuz buldukları yanlarını gerekçeleri ile ortaya koysalar. Koyamıyorlar ama iftira atmaktan geri durmuyorlar. Acı olan alakasız konularda suçlamalardır. Değersiz insanların seçtiği gerçek dışı suçlamalardır.

Eleştiri demek, ille de olumsuz yanları ortaya koyarak olumlu yanları gizlemek demek de değildir. Olumlu yönleri de göstermek ve tebrik etmek de bir eleştiridir.

Ortaya bir eser koyan istese de istemese de eleştiriye açık olmalıdır. Eleştiriden korkmak, kimilerini eser vermekten alıkoyarmış, bunun acı örnekleri tespit de edilmiş. Aman ne kadar da yanlış bir düşüncedir bu.

Aksine eleştiri; insanı daha çok ve ciddi çalışmaya, daha güzel eserler ortaya koymaya, yaptıklarını daha titiz yaparak daha kalıcı olmaya teşvik eder. Bu açıdan ciddi eleştiriler olumlu ve faydalıdır.

İşte görüyorsunuz, bizim yazıların altında aynı yazıya severek katılanlar da var, yanlış bularak katılmayanlar da. Bazen hiç kastetmediğimiz manalar ve hükümler çıkaranlar da.

Biz sık sık söylüyoruz, yeter ki hakaret olmasın, hepsine açığız. Hepsine verilecek cevabımız da olabilir, ama çoğunu tatlı bir tebessümle susarak karşılıyoruz Bazen şimdi olduğu gibi toplu cevaplar da veriyoruz. Tek arzumuz, alay ve aşağılama olmasın. Çünkü bunlara cevap vermek, ikinci kez üzülmekten başka ne yarar sağlar ki?

Şimdi şunu soralım: Bugün işlerini beğendiğimiz ve övdüğümüz kimi insanlar, yarın yanlış yaparlarsa ve biz de buna binaen onları yanlış bulur ve tenkit ederek eleştirirsek, bu bir çelişki midir? Bunun için dün övüyordunuz, şimdi niye yeriyorsunuz, denilebilir mi?

Hayır! Bu ne kadar basit bir düşüncedir.

Sonra iyi niyetlerine inandığımız ve sevdiğimiz kimi insanlara sırf bazı işleri yanlış yaptılar diye düşman mı olalım? Ya da insanımıza ve kutsal değerlerimize savaş açmış birileri şimdi bir iki iyi iş yaparlarsa, bu işlerine iyi demeyelim mi? Veya sürdürdükleri düşmanlıklarını unutarak onlara dost mu olalım?

Böyle bir şey olabilir mi?

Siyasette de durum böyledir. Bir partiye oy verilirken zaman, zemin, şartlar, imkanlar, getiriler, götürüler, karşı görüşün durumu, gücü, verebileceği zararlar, konjonktür, dünya şartları dengeler ve pazarlıklar gözetilebilir.

Toplum ve devlet büyük kurumlardır ve içlerinde her kesimden birlik olmayabilir. Hele Türkiye gibi derin güçlerin etkin olduğu ülkelerde kimlerin aday kontenjanları ve veto hakları vardır. Okuduklarımız, duyduklarımız, yaşadıklarımız nice gerçekler vardır.

Şimdi böyle bir ortamda her iyi yapana iyi veya her yanlış yapana kötü demek çare midir? Veya şartlar gereği tekrar destelemek mecburiyetinde kalmak, kendine ihanet etmek midir?

Bence değildir. Bazen bünyenin hastalığının tedavisi için acı bir ilacı içmek zorunda kalabilir insan. Çaresizlik böyle bir şeydir…

Atalar; büyük lokma yut, büyük söz söyleme, demişler.

Sevgilerimiz de, yergilerimiz de ilkeli, ölçülü ve dengeli olmak zorundadır. Yoksa utanabilir insan.

Günün Sözü: Sevgi için çaba gerekir, çaba gösterilmeyen sevgi yeşermez.

Nurullah AYDIN

04 Aralık 2017-ANKARA


Yorumlar (0)
-2°
kapalı
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 07 Aralık 2019
İmsak 06:20
Güneş 07:50
Öğle 12:45
İkindi 15:09
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 13 27
2. Fenerbahçe 14 25
3. Başakşehir 13 25
4. Beşiktaş 13 24
5. Trabzonspor 13 23
6. Alanyaspor 13 22
7. Malatyaspor 13 20
8. Galatasaray 13 20
9. Göztepe 13 17
10. Denizlispor 13 17
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 13 16
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 13 13
15. Kasımpaşa 13 12
16. Antalyaspor 13 12
17. Ankaragücü 13 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 13 27
2. Erzurum BB 13 24
3. Bursaspor 13 23
4. Ümraniye 14 22
5. Akhisar Bld.Spor 13 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 13 19
9. Balıkesirspor 13 18
10. Altay 13 16
11. Giresunspor 13 16
12. İstanbulspor 13 15
13. Adana Demirspor 13 15
14. Boluspor 13 11
15. Osmanlıspor 13 10
16. Altınordu 13 10
17. Adanaspor 13 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 15 43
2. Leicester City 15 35
3. Man City 15 32
4. Chelsea 15 29
5. Wolverhampton 15 23
6. M. United 15 21
7. Crystal Palace 15 21
8. Tottenham 15 20
9. Sheffield United 15 19
10. Arsenal 15 19
11. Newcastle 15 19
12. Burnley 15 18
13. Brighton 15 18
14. Bournemouth 15 16
15. West Ham 15 16
16. Aston Villa 15 15
17. Southampton 15 15
18. Everton 15 14
19. Norwich City 15 11
20. Watford 15 8
Takımlar O P
1. Barcelona 14 31
2. Real Madrid 14 31
3. Sevilla 15 30
4. Real Sociedad 15 26
5. Athletic Bilbao 15 26
6. Atletico Madrid 16 26
7. Getafe 15 24
8. Valencia 15 23
9. Osasuna 15 22
10. Granada 15 21
11. Levante 15 20
12. Villarreal 16 19
13. Real Betis 15 19
14. Deportivo Alaves 15 18
15. Real Valladolid 15 18
16. Eibar 15 15
17. Mallorca 15 14
18. Celta de Vigo 15 13
19. Espanyol 15 9
20. Leganés 15 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@