Atatürk'ün sosyologlarca analizi...

Ünlü  sosyolog S.N Eisenstadt’a  göre  Türkiye’de  demokratik rejimdeki istikrarsızlığı, askeri darbeleri, sağlıksız şehirleşmeyi, Havuz  medyasının aşırı yanlılığı ve etkinliğini, gelişimle  açıklama imkanı yoktur.

Mustafa Yenice 17.07.2017, 19:53
Atatürk'ün sosyologlarca analizi...

ATATÜRKÇÜLÜĞÜN SOSYOLOGLARCA  ANALİZİ

Ünlü  sosyolog S.N Eisenstadt’a  göre  Türkiye’de  demokratik rejimdeki istikrarsızlığı, askeri darbeleri, sağlıksız şehirleşmeyi, Havuz  medyasının aşırı yanlılığı ve etkinliğini, gelişimle  açıklama imkanı yoktur. Bu durumu,  TÜRKİYE’NİN  kendine özgü  tarihi koşullardan kaynaklanan  Kemalist  rejim çerçevesinde  analiz edebiliriz. Özellikle  memleketin temel kültür doğrultusu, seçkin grubun  yapısı ve yapısal kontrol tarzını incelmemiz gerekir. Türk  devrimlerinin; İngiliz, Amerikan, Fransız ve Rus devrimleriyle  karşılaştırıldığında, farklı ve benzer tarafları ortaya çıkmaktadır. Bu  devrimlerin ortak karakterleri; sosyal yapıda farklılaşma, uluslar arası örgütlere açılma, Pazar  ekonomisine geçme, sınıflar düzeninde bir sınıftan ötekine geçişte açıklık ve kolaylık ve bu hareketlilikte eğitim önlemlerinin egemen olması gibi özelliklerdir. Bu örgütlenme biçimini  devrim  imajındaki temel kavramlar belirler ki bunlar da  özgürlük, dayanışma ve  bunlardan kaynaklanan  kurumlar,  geleneksel meşruluk prensiplerinin  aşılması, merkez ve  taşra  ilişkilerinin yeni baştan yapılanması ve toplum odak merkezlerinin  ve onlara erişme kurallarını temelli değişimidir. Kemalist  devrimin sonuçları ötekilerden büyük ölçüde ayrılır.  Türkiye’de daha önceki rejimden ayrılık konusunda en önemli  özellik, siyasi prensiplerde , siyasi toplum sembollerinde görülür. Toplum,  İslami  çerçevesinden çekilerek yeni bir Türk  milleti kurgulanmak istenmiştir. Avrupa’daki gelişimden esaslı  farkı,eski dini kimliğin ve  dini meşruluk prensibinin terk edilmesi, önceki idareci sınıf yerine  bürokrat ve aydın seçkinlerin gelmesidir. Devrimin ilk yıllarında siyasete katılım tamamen  idareci  grubun  kontrolü altındadır. İslam medeniyeti çerçevesinde Osmanlı  İmparatorluk rejiminin  özelliklerinden olarak, devletçe ümmetin yaşamını dinin safiyeti doğrultusunda koruma görevi, bir ideal olarak devam ede gelmiştir. Osmanlı devlet-toplum yapısı, her  fırsatta tekrarlanan “Din ü Devlet” deyiminde  açık ifadesini  bulmuştur.Ünlü sosyolog  Eisentadt’a  göre  bu yolla  devlet içinde siyasi elit, bir özerklik, üstünlük kazanmıştır. İşte bu tarihi ön yapı, Kemalist devrimi ve devrimi gerçekleştiren  seçkinler grubun yapısını açıklar. Devrimi Osmanlı’da yetişmiş Batı’yı örnek alan subaylar yapmıştır. Bu subaylar, modern eğitim almış, ideolojikleri  laik, akılcı, milliyetçi ve din karşında  serbest  düşünceli  kişilerdi. Devrimden sonra  bürokrasinin yapısında  esaslı bir değişiklik  olmamıştı. Bu bağlamda, aşağı sınıflar devrim dışında kalmıştır. Fakat modernleşme, Osmanlı rejiminin patrimonyal karekterini değiştirmiş, merkezi iktidar dışında  kalanlar için üst yöneticiler  sınıfına katılma imkanları açılmıştır. Bu durum, esaslı bir ayrılık ifade eder. İngiliz devrimlerinde aynı karakter görülmez. Türkiye’de  devrim sonrası  istikrarsızlık, bağımsız dini elemanların zayıflığı ile  beraber devrimci seçkinler grubunun nispeten kendi içine çekilmiş kültür yapısı ile açıklanana bilir. Türkiye’de Ulus-Devlet ,laik eğitim sistemi, endüstrileşme ile  demokrasi birbirinden bağımsız gelişmeler gösterdi. Fabrika  ve tren yolları mutlaka  zihniyet  değişimi  getirmedi.  Batı modernizesinin  kültür gelişimi prensiplerinin, mesela  laik bir eğitim sisteminin mutlaka toplumda  yapısal ve kurumsal değişmeler getireceği teorisi, günümüzde yapılan gözlemlerin ışığında her gün daha çok  sorgulanıyor, eski tek çizgide gelişim teorisinin yetersizliğini ortaya  koyuyor. Herhalde  Batılılaşma, her yerde aynı  gelişmeyi  getirmiyor.

    Bugün İslam  ülkelerinde , yalnız sıradan halk değil, Batı üniversitelerde eğitim görmüş aydınlar dahi  Batı kültür değerleri  yerine, geleneksel tarihi-dini değerlere dönüyor. Eisensdadt’a  göre  modernite dünyanın büyük  bir kısmına yayılmıştır. Fakat bir tek ortak medeniyete  vücut vermemiştir. Batı toplumlarında dahi  moderniteden anlaşılan şey  dışında derin değişiklikler  ortaya çıkmaktadır.  Batı bugün ; insanın evrendeki  rolü, geliştirme-ilerleme,  kişi ile toplum, akıl ile duygu hayatı ve başka alanlarda, Eski Batı değer yargılarından hayli farklı düşünüyor Batı’da  devlet  ve sivil  toplum, yalnız siyasi  otorite konusunda farklı kurumsallaşmada  değil, siyasi protesto ve faaliyet alanlarında da farklı tarzlar göstermektedir.

       “Eisentadt’ın  bu gözlemi   bize  Ziya Gökalp’ın  belli bir topluma (kültürün) tüm sosyal hayatı şekillendiren  kavrayıcı   gücü üzerindeki gözlemini anımsatıyor. Karşılıklı etkileşim; elit  ile elit karşıtı sınıflar arasında protesto  harekatlarını  tetikleyen  eşitlik yorumlarında kendini gösteriyor. Ortaya çıkan yeni elit  sınıf, değişime karşı durumunda daha çok mevcut geleneklerin  etkisi altındadır.

İzlenecek yol şudur;Her medeniyet, kendi has kurumsal  formasyonlar ve kültür alt yapıları geliştirmiştir. Bu medeniyetlerin  özgün çizgileri Batı’ya uzaklık veya yakınlığına göre değil,  kendi koşulları içinde araştırılmalıdır.  Türkiye Cumhuriyeti döneminde  Batı’dan alınan ulus- devlet  ideolojisi bu tarife uyar. Bölünmez ülke bütünlüğü, herkes için Türk vatandaşlığının zorunlu olması, bu yüzden de devletin seküler-laik olması, dinlerin bireysel vicdana bırakılması ve bütün bunların kanun zorunluluğu altına alınması. İslamlaşma akımının toplum ve politikada güçlenmesi,etnik sorunların ilk sıraya alması ,  Türkiye’de ULUS-DEVLET Modeline saldırıların artması  Cennet ülkemi kaosa doğru sürüklemektedir.

     Atatürk bu tehlikeyi 100 yıl önce sezmiş, kişinin otoritesi üzerine kurulu bir onur  ve mevki anlayışı yerine kurallar ve yasalar  üstüne dayalı bir  onur sistemi kurmuştur. Meşruluk kaynağı artık  kişi değildir.  Din yerine pozitif bilimin konmasında,avam-havas ayrılığı yerine Halk Kavramının  gelmesinde ve nihayet siyaset düzeninde Ümmet  kavramından Ulusal Devlete geçiş kavramında  kendini gösterir. Tanzimat dönemi, Mustafa  Kemal kuşağını ve Batı  düşünce  potansiyelini  hazırlamıştır. Tanzimat ve 2. Abdülhamid  dönemlerindeki  gelişmeler  , Atatürkçülüğün temel kavramlarını getirmiştir. Temel  insan hakları fikri, daha 1839 Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nda ifade edilmiştir. Atatürk, kaynağı Fransız İhtilali’ne  giden milli irade, popülizm ve devletçilik biçiminde ifadesini bulan değerleri, devlet kontrolünde bir eğitim programıyla yetiştirdiği aydın- bürokrat grubuna emanet etmiş ve onların eliyle gerçekleştirmeye çalışmıştır. Atatürk, büyük asker, vatan kurtarıcısı olarak kazandığı karizmayı,  kişisel otoritesi veya belli bir sınıfın çıkarları doğrultusunda  değil,  belli bir değerler sisteminin gerçekleştirme  yolunda kullanmıştır. Atatürk meşrulaştırma sürecinde, siyasi kongreler,  TBMM gibi  hukuki kurumları,hatta gerektiğinde geleneksel  kurumları, camiyi, ve müftüleri politikasına uyumlu  kılmaktan kaçmaz.

    BU devlet tipinde,kişisel patron-kul ilişkileri söz konusu  olamaz. Bu kavram içersinde Atatürk bütün  etkinlikleri titizlikle yasal ve kurumsal çerçevede yürütmüştür. Atatürk, hanedana karşı  ihtilal harekatına giriştiği zaman, Erzurum ve  Sivas kongreleri, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Heyet-i Temciliye başkanlığı  ve  TBMM  başkanlığını temsilen  hareket etmiştir. Sultan-halife 600 yıllık patrimonyal egemen otoritesi  karşısında  hareketlerine meşruluk  kazandırmak için başka  bir yolu  da yoktu. Mustafa Kemal’in  düşlediği  devlet, bir yandan  sultan-halifenin şahsi  egemenliğinden, öbür  yandan Avrupa’nın  emperyalist  sömürüsünden ve egemenliğinden kurtulmuş, Avrupa devletleriyle eşit , haysiyetli, modern  bir devlet ideolojisi idi. Mustafa Kemal, Samsun’a  ayak bastığından bu yana,  bu ideolojiyi  bir aksiyon haline getirmişti. Fiili durumlardan yararlanarak onu adım adım uygulamış ve  gerçekleştirmiştir. Onun Türk  tarihinde devlet işlevi bu açıdan değerlendirilmelidir. ATATÜRK; Türk tarihinde150 yıldır özlenen Batı devlet düzeni için  yapılan  reformları göz önünde tutmuş olmalıdır. Bu reformların bürokrat  kuşaklar tarafından benimsenmiş olması, onun tarihi değerlerini küçültmez. Çünkü, Büyük Fransız  İhtilalı dahil, bütün devrimlerde , devrimin bilinçli  ifadesini  daima aydınlar temsil etmiştir. Atatürkçülük;150 yıllık bir tarihi  gelişimin son ve radikal ifadesi olarak söylenebilinir ve altın harflarle kuşaktan kuşağa aktarılır.. . Türk Halkı olarak sahip çıkacağımız tek ve olmazsa olmaz değerlerimiz ATATÜRKÇÜLÜKTÜR…

KAYNAKÇA;OSMANLI  ve MODERN TÜRKİYE…HALİL İNALCIK

TİMSAH YAYINLARI…1.BASKI…EYLUL 2013


Yorumlar (0)
-1°
kapalı
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 07 Aralık 2019
İmsak 06:20
Güneş 07:50
Öğle 12:45
İkindi 15:09
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Fenerbahçe 14 25
3. Başakşehir 13 25
4. Beşiktaş 13 24
5. Trabzonspor 13 23
6. Alanyaspor 13 22
7. Göztepe 14 20
8. Malatyaspor 14 20
9. Galatasaray 13 20
10. Denizlispor 13 17
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 13 16
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 13 13
15. Kasımpaşa 13 12
16. Antalyaspor 13 12
17. Ankaragücü 14 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Erzurum BB 13 24
3. Bursaspor 13 23
4. Ümraniye 14 22
5. Akhisar Bld.Spor 13 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Altay 13 16
11. Giresunspor 13 16
12. İstanbulspor 13 15
13. Adana Demirspor 13 15
14. Boluspor 14 11
15. Osmanlıspor 13 10
16. Altınordu 13 10
17. Adanaspor 13 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 15 35
3. Man City 15 32
4. Chelsea 16 29
5. Tottenham 16 23
6. Wolverhampton 15 23
7. Crystal Palace 16 22
8. M. United 15 21
9. Sheffield United 15 19
10. Arsenal 15 19
11. Newcastle 15 19
12. Brighton 15 18
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 15 16
17. Aston Villa 15 15
18. Southampton 15 15
19. Norwich City 15 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 34
2. Barcelona 14 31
3. Sevilla 15 30
4. Real Sociedad 15 26
5. Athletic Bilbao 15 26
6. Atletico Madrid 16 26
7. Getafe 15 24
8. Granada 16 24
9. Valencia 15 23
10. Osasuna 15 22
11. Levante 15 20
12. Villarreal 16 19
13. Real Betis 15 19
14. Real Valladolid 15 18
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 15 15
17. Mallorca 15 14
18. Celta de Vigo 15 13
19. Espanyol 16 9
20. Leganés 15 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@