Mustafa Sabri mi Atatürk mü Özgürlükçü?

Acılar üzerinde yapılan yarışlar tarihi anlamadığımız gibi topluma çözüm de sunmaz. Tarihe “kim ne kadar acı çekti? Öldürüldü?” sorularını değil “, toplumu özgürlüğü, üretime ileriye götüren hangisiydi?” sorusunu önce sormalıyız.

Mustafa Solak 22.11.2017, 21:27
Mustafa Sabri mi Atatürk mü Özgürlükçü?

Mustafa Sabri Mi Atatürk Mü Özgürlükçü?

Acılar üzerinde yapılan yarışlar tarihi anlamadığımız gibi topluma çözüm de sunmaz. Tarihe “kim ne kadar acı çekti? Öldürüldü?” sorularını değil “, toplumu özgürlüğü, üretime ileriye götüren hangisiydi?” sorusunu önce sormalıyız. Olay ve kişilere buna hükmünü vermeliyiz. Cumhuriyet devrimi sanayiye dayalı, üretken bir devlet, kadını- erkeği eşit, Atatürk’ün deyimiyle “vicdanı, irfanı, aklı hür nesiller” yetiştirmek istiyordu. Bu da ancak yine Atatürk’ün sözüne atıf yapalım:

“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz” sözüyle olanaklıydı. [1]

Bu kapsamda Tevhidi Tedrisat (Eğitimin Birliği), Medeni Yasa, Bazı kıyafetlerin giyilemeyeceği, bazı lakap ve ünvanların (ağa, şeyh, molla vb) yasak olduğuna, topraksız köylüye toprak dağıtımına dair yasalar çıkarmıştır. Cumhuriyet yönetimi kendi içine kapanık, ağalara, şeyhlere bağlı üretim anlayışı kırarak milli ekonomiyle bütünleştirmek istiyordu. [2]

Atatürk dönemi İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, özellikle doğu bölgesinde süregelen ağa, şeyh egemenliğini yani feodaliteyi “kurunuvusta (ortaçağdan kalma) bir sistem”[3] olarak niteleyerek Cumhuriyet yönetimi ile feodal ortaçağ güçlerinin karşı karşıya geldiğini belirtmiştir.

Bunlar mı toplumu özgürlüğe götürüyor, üretimi artırıyor, yoksa şeyhülislam Mustafa Sabriler mi?

Tokat’ta bir okula adının verilmesi ve tepki üzerine bir gün sonra şehit Yakup Akdağ ismiyle değiştirilmesi bu soruyu sormamızı gerekli kıldı. Bu soruya Mustafa Sabri’nin sözleri ve uygulamaları üzerinden yanıt arayalım.

  • Milli mücadele kahramanlarını “hainlikle” suçlar.
  • İngiliz Muhipleri Cemiyeti içinde sürdürmüştür.
  • Mustafa Sabri, Kuva-yı Milliye’ye karşı 8 Nisan 1920’de kurulan Hilafet Ordusu adı altındaki Kuva-yı İnzibatiye’ye destek verdi.
  • Sevr Antlaşması’nı imzalayan hükümette şeyhülislam olarak görev aldı ve Antlaşmanın kabulü yolunda fikir sunmuştur.
  • Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idamına şeyhülislâm olarak fetva verdi.
  • Tealî-i İslam (İslami Yükseltme) Cemiyeti’nin yöneticisidir. Bu cemiyetin beyannamesinde Atatürk’e ve Kurtuluş Savaşı verenler için “Talât, Enver, Cemal, Mustafa Kemal vesaire gibi beş on şakînin vücudunu ortadan kaldırmak”, “alçaklar ve hempaları bu cinayetleri hep sizin sayenizde yapıyor; bunları vücudlarını külliyen dünyadan kaldırmak beşeriyet için, Müslümanlık için bir farz olmuştur” diyor.
  • Bu beyannamede işgalcilerin sözcülüğünü şöyle dile getiriyor:

“Şimdi sulh imzalandı Kuvâ-yı Milliyye belâsının tevlit ettiği mecburiyetle galip devletlere karşı yeniden taahhüt altına girdik. Devletler şimdi bize: ‘Eğer Anadolu’da Kuvâ-yı Milliyye isyanını devam ettirir ve bastıramazsanız İstanbul’u da elinizden alacağız’ diyorlar.”

  • Kadınlara geçim hürriyeti vermeye, erkeklerin kadınları himayelerinden atmaları sonucunu doğuracağı içi karşıdır.
  • Erkek kadından üstün olduğu için boşama hakkı erkeğe verilmiştir.
  • Çok eşliliğin yasaklanmasına da karşıdır.

Tarihçi-yazar

Mustafa SOLAK

DİPNOTLAR

[1] Mustafa Solak, “Laikliği Doğru Anlamak” kitabı, sayfa 68.

[2] Mustafa Solak, Şükrü Kaya (Atatürk’ün Bakanı) kitabı.

[3] Şükrü Kaya (Atatürk’ün Bakanı) kitabı, sayfa223.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
banner1037

Gelişmelerden Haberdar Olun

@