Lozan'ı Diline Dolayanlar 2. Kurtuluş Savaşı'nı Kazanamaz

Erdoğan’ın cümlelerine önce tarihsel, sonra siyasi açıdan yanıt verelim

Mustafa Solak 30.09.2016, 20:55
Lozan'ı Diline Dolayanlar 2. Kurtuluş Savaşı'nı Kazanamaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söylüyor:

Birileri Lozan Anlaşması'nı zafer diye yutturmaya çalışıyor. Birileri bize Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Bağırsan sesimizin duyulacağı adaları verdik. Bu zafer mi? O masaya oturanlar Lozan'ın hakkını veremediler.” [1]

Erdoğan’ın cümlelerine önce tarihsel, sonra siyasi açıdan yanıt verelim.

Tarihsel açıdan 12 Ada’yı 1912 de yapılan Uşi Antlaşması’yla Osmanlı Devleti İtalya’ya vermiştir ve 1947’ye kadar İtalya’da kalmıştır. Sonrasında da Yunanistan’a geçmiştir. Diğer Ege ada­la­rı ise Yu­na­nis­ta­n'­ın 1826'da ba­ğım­sız­lı­ğı­nı el­de et­me­siy­le Os­man­lı’dan çık­ma­ya baş­la­mıştır. Men­te­şe Ada­la­rı­ Trab­lus­garp Sa­va­şı'y­la İtal­ya’ya; Lim­ni, Gök­çe­ada, Ta­şoz, Boz­ba­ba, Se­ma­di­rek, Boz­ca­ada, Sa­ru­han, İp­sa­ra, Ahi­ker­ya, Sa­kız, Mi­dil­li, Si­sam, Me­is ada­la­rı­ Bal­kan Sa­vaş­la­rı'y­la Yu­na­nis­tan’a bırakıldı. Lo­za­n’­da­ki ba­rış kon­fe­ran­sı­nda anlaşma sağlanamaması üzerine heyet başkanı İsmet İnönü Türkiye’ye döndü. Meclis’te hararetli tartışmalar yaşandı. Örneğin Lo­za­n heyetinde yer alan Atatürk dönemini İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Balkan Savaşları sonrasında Uşi Antlaşması ile İtalya’ya bırakılan 12 Ada’nın Türklere verilmesi gerektiğini belirtti. [2]

Görüldüğü gibi 12 Ada’nın daha önce İtalya’ya verildiği meclis tutanaklarıyla da ortadadır. Sonuçta Lo­zan Ba­rış Ant­laş­ma­sı ile Lim­ni, Se­ma­di­rek, Mi­dil­li, Sa­kız, Si­sam, Ahi­ker­ya, Ta­şoz, Boz­ba­ba ve İp­sa­ra ada­la­rı si­lah­lan­dır­ma­ma/as­ker bu­lun­dur­ma­ma şar­tıy­la Yuna­nis­ta­n'­a bırakıldı.

“Bu zafer mi?” diyen Erdoğan’a yanıtı ise Lozan’da İngiliz Heyeti başkanı Lord Curzon versin:

Hiçbir dediğimizi kabul etmiyorsunuz. Biz de neyi reddederseniz hepsini şimdilik cebimize koyuyoruz. Savaş sonrası ülkeniz harap durumda ve paranız da yok. Yarın para istemek için karşımıza gelip diz çöktüğünüzde bu gün reddettiklerinizi cebimizden birer birer çıkarıp size göstereceğiz.

Siyasi açıdan yaklaşırsak; öncelikle “bu söz ülkemizin içinde bulunduğu 2. Kurtuluş Savaşı neden söyleniyor?” sorusuna yanıt arayalım. Tarih tartışması yapmak bugünü aydınlatmak içindir.

Anlaşılıyor ki “2. Kurtuluş Savaşı veriyoruz” diyen Erdoğan, kendisini Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’i kuran kadrolarla kıyaslayarak “asıl Kurtuluş Savaşı’nı biz veriyoruz” demeye getiriyor. Bunu demesinin nedeni ise siyasal İslamcılığın zora girmesi. Dini söylemli bir gruptan gelen darbenin yine din referanslı partiye yönelmesi, insanların İslamcılık siyasetine bakışını değiştirmeye başladı ve laikliğin önemini gösterdi. Yapılan, bu siyasetin güç kaybetmesinin önüne geçmektir.

Bağırsan sesimizin duyulacağı adaları verdik” diyenlere soralım:

Kendi iktidarlarında 152 adanın işgaline sessiz kalanlar kimlerdi?

Oysa biz bağırmamıza da gerek yoktu. Yıllardır yazdık, meydanlarda, tvlerde dile getirdik “ülke bölünmeye, iç savaşa gidiyor” diye. Sizin yüzünüzden az daha ülke iç savaşa sürüklenecekti (hala da sürüklenebilir). Evet bugün emperyalizme ve piyonlarına karşı 2. Kurtuluş Savaşı veriyoruz. Yeni de değil, 1952’de NATO’ya girdiğimizden beri. Bugün bu savaş bu kadar belirleyici noktaya geldiyse, bu kadar canımızı toprağa verdiysek ülkeyi iyi yönetemediğiniz için.

Lozan, 15 Temmuz’la kıyaslanarak, 2. Abdülhamit övücülüğü yaparak 2.Kurtuluş Savaşı başarıya ulaştırılamaz. TSK kararnamesini iptal edin, NATO’dan, AB aday üyeliğinden çıkın, Amerikan üslerini kapatın. 2. Kurtuluş Savaşı’nı vermeniz için elinizi tutan mı var!

Gerçek şu ki kendini ülkenin kurucusuyla kıyaslayanlar, Lozan’ı diline dolayanlar 2. Kurtuluş Savaşı veremez. Emperyalizme karşı milletimizin birliğini zayıflatanlar iktidardan düşüşlerini hazırlamaktadırlar.
 
Tarihçi/yazar
Mustafa Solak
 
Dipnotlar
[1] Bir de Lozan Anlaşması’nın “çok gizli” yazan 21 maddelik ek protokol olduğu iddiası var. İddiaya yanıt için şu yazıma bakılabilir. http://www.cumhuriyetpostasi.com/lozan-2023te-mi-sona-eriyor/
[2] Mustafa Solak, Şükrü Kaya (Atatürk’ün Bakanı), 3. Baskı, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2016, s.52-53.

 

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@