Koza-İpek’e Yapılanlar “Basına Darbe” Mi?

Mustafa Solak: Koza İpek'e yapılanlar Basına Darbe mi?

Koza-İpek’e Yapılanlar “Basına Darbe” Mi?

Koza-İpek’e Yapılanlar “Basına Darbe” Mi?

Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Koza İpek grubuna kayyum atanması ile ilgili olarak birçok kişi “basın özgürlüğü” adına, “iktidarı güçten düşürmek” adına cemaate yapılan operasyona karşı çıktı. Yetmedi cemaat gazetelerinin, Koza İpek’in önünde nöbet tuttu. “Basına özgürlük” söylemi altında cemaatlerin de özgürlüğünü savunanlara şunları soruyorum:

1)    Cemaatin gazetecileri “basın faaliyetini” özgürce mi yapıyor? Bunlar mürit mi yoksa sözleşme esasına göre çalışan, emeğini ücret karşılığı satan kişiler mi?

2)    “Bunlar mürit” diyorsak, özgür yurttaş haline getirmek için bu gazetecilerin cemaatin tahakkümünden kurtulmasını savunmak gerekmez mi?

3)    Cumhuriyet’ten anlaşılan “padişaha, şeyhe, cemaate, tarikata karşı millet egemenliği” ise Cumhuriyet’i savunanlar cemaat kurumlarında pankart açarak kendileriyle çelişmiyorlar mı?

4)    Atatürk “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi değildir” demedi mi? Cumhuriyet varken tarikat ve cemaatlerin varlığı meşru mu?

5)    “Öç alma” mantığıyla yaklaşılmamalı ama Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy vs davalarda sahte ihbar, yayın yapanların hukuksal takibini savunmaksızın “basın özgürlüğü” demek saflık değil mi?

6)     Demokrasi, Cumhuriyetin fikri hür vicdanı hür yurttaşını mı savunmak yoksa tarikat, cemaatlerin toplumu dinsel kıskaca almasını mı savunmaktır?

7)    Devletin içinde devlet (üniversitesi, okulu, gazetesi, fabrikaları, ticarethaneleri, vs) olan, takiye, sinsilikle örgütlenen bir yapılanma normal mi?

8)    “Bunları biliyoruz ama bugün onları savunmazsak yarın Cumhuriyetçi, Atatürkçü gazetecileri de içeri alırlar” diye mi düşünüyorsunuz? “Takiyeci” dedikleriniz “artık gerekli dersleri aldı” ise gerçekten özeleştiri verseler “Cumhuriyet varken cemaatin yeri olmaz, okullarımızı, varlıklarımızı Milli Eğitim Bakanlığına, devlete devrediyoruz” demeleri gerekmez mi?

9)    Cemaate karşı mücadeleyi “tali mesele” görüp “önce iktidar sonra cemaat ile mücadele” diyorsanız eğer cemaatin iktidarı alt etmesi karşısında cemaate karşı önleminiz nedir? Bu sefer de “önce cemaat sonra şu” mu diyeceksiniz? Hem yarın barışmayacaklarını nereden biliyorsun?

10)  Hedef “iktidara karşı mücadele” ise mücadeleyi neden cemaate bırakıyorsunuz? Birbirlerini zayıflatmaları ve Cumhuriyetçilerin de ikisinin de gerilemesinden doğan boşluktan yararlanmak gerekmez mi?

11)  “İktidarı indirmek” asıl Cumhuriyetçilerin işi değil mi? Cumhuriyetçi parti, dernek, sendika, meslek kuruluşunu birleştirmek en gerçekçi ve kalıcı yol değil mi? 

Mustafa Solak

solak81@outlook.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.