Gülen’den Tarihsel Yalan: Haçlı Tehlikeli Değilmiş!

Mustafa Solak yazdı: Gülen’den Tarihsel Yalan: Haçlı Tehlikeli Değilmiş!

Mustafa Solak 24.08.2016, 12:43 28.06.2017, 20:51
Gülen’den Tarihsel Yalan: Haçlı Tehlikeli Değilmiş!

Mustafa Solak yazdı: Gülen’den Tarihsel Yalan: Haçlı Tehlikeli Değilmiş!
    
Fetullah Gülen, 20 Ağustos'ta yayınlanan videosunda şöyle diyor:

“En tehlikeli şey, şeytanın kafiri kafir tapması değildir, münafıkı Müslüman göstermesidir. En tehlikeli şey odur. Haçlı'nın ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Çünkü sizinle onlar arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler. İlişmemiş Haçlılar.”[1]

Haçlı'nın ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değil” iddiasına 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Silah Bırakışması sonrası Yunanlıların emperyalistler desteğinde işgal ettiği İzmir, Aydın, Manisa gibi iller özelinde inceleyerek yanıt arayalım.  [2]

Yunan birlikleri halkın ulaşım araçlarını ve hayvanlarını gasp ediyorlardı. Evleri basıp, halı, kilim, ziynet eşyasını alıyorlardı. Mağaza ve dükkanlardaki bütün yiyecek maddelerini alıyorlardı. Bayram namazı esnasında bazı yerlerde camileri ahır yapmışlardır. Bir çok ev, işyeri hatta bütün köy yakılmıştır.[3]

Kadınları öldürerek, ceninleri parçalıyorlardı. Aydın Merkez Komutanlığının 57. Tümen Komutanlığı’na yolladığı raporda olaylar şöyle anlatılıyordu:

“Hava karardıktan sonra bu büyük evin kapısı kırılarak 14 kadar Yunan Efzun askerleriyle birkaç yerli Rum içeriye girip odada bulunanları soyduktan sonra 10-14 yaşlarında bulunan kızların dördünü ayırıp götürmek istediler. Üç kadınla iki erkeği öldürürken üç kız ve bir erkeği de yaraladılar.” [4]

Aydın’da 205 kişiyi daha şehit edilmiş, 11.500 ev, 50 cami ve mescit 400 kadar mağaza ve dükkan 130 yağ ve pamuk fabrikası, 160 okul ve 20 resmi bina yakılmış ve yıkılmıştır. [5]

Manisa 6 Eylül 1922 günü yakılmış, mezarlık kapıları kırılmıştır. Hatta mezarlar üzerinde hayvanlar gezdirilmiştir. [6] Tire’de 18, Ödemiş’te 60, Akhisar, Kırkağaç, Soma ve Gördes’te 83 köy yakılmıştır. [7]

Yunanlıların vahşetleri üzerine yapılan şikayetler sonucu Amiral Bristol’un başkanlığında Batı Anadolu’da araştırmalar yapılmıştır.  12 Ağustos ve 6 Ekim 1919 tarihleri arasında yapılan araştırmanın bazı sonuçları şunlardır:

Madde 13: Subay ve askerleri ve vali ve idare amirlerini ihtiva eden grup, Konak Meydanı’ndan, hapsedildikleri Patriz gemisine götürüldükleri yol üzerinde, kendilerini takip eden kalabalık ve hatta kendilerine refakat eden askerler tarafından kaba muameleye maruz bırakılmışlardır. Bütün bu tuttuklarının malları ve paralan çalınmıştır. Hepsi “Yaşa Venizelos” diye bağırmak ve elleri havada yürümek mecburiyetinde bırakılarak, bazıları katledilmiştir.

Madde 14: 15 Mayıs ve takip eden günlerde Yunanlılar, İzmir’de 2.500 kişiyi keyfi olarak tutukladı. Bunların büyük bir kısmı fena muamele görmüşler, eşyaları yağma edilmiş ve günlerce kötü hijyen ortamında tutulmuşlardır.

Madde 15: 15 ve 16 Mayıs günleri, İzmir’de Türk halkına ve evlerine karşı şiddet ve yağma hareketlerine girişilmiştir. Fesler Türklerin başlarında çekip alınmış ve kendileri bu şapka ile sokağa çıkma cesaretini artık gösteremez olmuşlardır. Birçok kadınlara tecavüz edilmiş ve cinayetler işlenmiştir.

Madde 35: 29 Haziran ile 4 Temmuz arasında meydana gelen yangınlar, 8.000 Yunanlı ile birlikte nüfusu 20.000 olan Aydın şehrinin 2/3’ünü tahrip etmiştir. Yanmamış olan evler ise yağma edilmişlerdir.

Madde 42: 17 Haziranda Bergama’nın tahliyesinden sonra Menemen’de toplanan Yunan kıtaları ciddi bir sebep olmaksızın müdahale edilecek durumda olmayan Türklerin katliamına girişmişlerdir. Belediye makamlarının bildirdiğine göre 1000’den fazla Türk öldürülmüştür. [8]

Bunlar bizzat ülkemizi işgal eden kuvvetlerin itirafları olması sebebiyle önemlidir.

30 Ağustos 1922’de Başkumandanlık Savaşı sonucu kaçan Yunanlılar 4500 haneli Alaşehir’de 4 Eylülde, 15 ayrı yerde yangın çıkarmışlardır.

Zulümleri uzatmak, İngiliz, İtalyan ve Fransızların yaptıklarını da belirtmek mümkün. Ancak bu kadarı yeterlidir, diye düşünüyoruz. Bu yapılanlardan sonra soralım:

Haçlı'nın ülkemizi işgal etmesi çok tehlikeli olması için daha ne olmalıdır?

Bu zalimlikleri Haçlılar değil de Afrika’daki uçak görmeyen kabileler mi yaptı!
 
Dipnotlar
[1] http://odatv.com/vid_video.php?id=8E6HA
[2] Talat Yalazan, Türkiye'de Yunan Vahşet ve Soy Kırımı Girişimi, II, Genel Kurmay ATASE Başkanlığı Yay., Ankara 1994, s.190.
[3] Genelkurmay ATESE Başkanlığı, Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, Ocak 1992, Sayı.93, Belge No:2372, s.46.
[4]Gotthard Jaeschke, Kurtuluş Savaşı İle İlgili İngiliz Belgeleri, ( Çev.Cemal Köprülü), TTK Yayınları, Ankara, 1971, s.61.
[5] Yalazan, age II, s.163.
[6] Talat Yalazan,Türkiye'de Yunan Vahşet ve Soy Kırımı Girişimi, I, Genel Kurmay ATASE Başkanlığı Yay., Ankara, 1994,, s.57-58.
[7] Yalazan, age II, s.152.
[8] Yalazan, age I, s.50.
 
solak81@outlook.com
Tarihçi-yazar
Mustafa SOLAK

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@