Erdoğan'ı Kim Devirirse Devirsin mi?

37 yurttaşımızı kaybettiğimiz son terör saldırısıyla berber 5 ayda başkentte 3 büyük bomba eyleminin gerçekleşmesi iktidarın acziyetini gösterir. İktidarın fiilen yoktur. 

Mustafa Solak 28.06.2017, 20:19
Erdoğan'ı Kim Devirirse Devirsin mi?

37 yurttaşımızı kaybettiğimiz son terör saldırısıyla berber 5 ayda başkentte 3 büyük bomba eyleminin gerçekleşmesi iktidarın acziyetini gösterir. İktidarın fiilen yoktur.  Ankara’daki bombanın AKP çevresi veya IŞİD tarafından “AKP’nin elini güçlendirmeye yaradığı” belirtilmişti. Genelkurmay önündeki patlamayı da PKK militanı yapmıştı.

İlk 2 bombanın AKP’nin başkanlık sistemini meşrulaştırmaya yaradığı belirtiliyordu. Fakat son bombalamanın bu algıyı yıktığı kanaatindeyim.  Birkaç nedenle;

1) Bu eylemlerde istihbarat alsa da “görmezden gelmesi” gibi bir durumun AKP’nin çıkarına uygun olduğu söylenemez. Çünkü “ülkeyi yönetemiyor” düşüncesi artmıştır. İktidarın “gerekli önlemleri aldık” söylemi kendi tabanında bile komik karşılanmaktadır.

2) Eric Edelman’ın da yer aldığı diplomatların Erdoğan’ı istifaya çağırması, zaman zaman eleştirmesi yönetememe krizinin dışa vurumudur. Bu durum, iktidarın ve Erdoğan’ın itibarını zayıflatmaktadır.

“Amerika Erdoğan’ı Siliyor” mu?

14 Mart 2016 tarihli Cumhuriyet gazetesi “Amerika Erdoğan’ı siliyor” diye yazmıştı.

ABD’nin Gezi parkı ile başlayan Haziran ayaklanmasından beri iktidarla sıkıntılı olduğu ortadadır. Bazılarını şöyle belirtebiliriz:

a) Çin’den füze alımı,

b) ABD’nin “kara gücüm” dediği PYD’yi iktidarın “terörist” ilan etmesi ve gerekirse “savaş açarız” demesi,

c) PKK’ya karşı yürütülen mücadelenin ve Irak’ın kuzeyine yönelik operasyonların ABD  tarafından bitirilmesinin ve “masaya dönülmesi”nin istenmesi,

d) Son haftalarda ABD hakim sınıflarınca artan AKP eleştirisi.

Bu olgular bombaların arkasındaki asıl hedefin AKP olduğunu gösteriyor. ABD Suriye’yi bölmek, Kürt devleti kurmak yönünde iktidarın yeterince kullanışlı bulmamaktadır. Prof. Dr. Yalçın Küçük geçenlerde Erdoğan'ı kim devirirse devirsin” demişti. ABD tarafından getirildikleri ve ABD tarafından götürülmek istendiği doğrudur ama “Geldikleri gibi gidiyorlar” demek tehlikeli ve kolaycılıktır. Tehlikelidir, çünkü götüren de Amerika’dır ve “Türk milletine iyilik yapmak”, “demokrasi” derdinde değildirler. Amerika’dan laik iktidar bekleyenimiz varsa IŞİD’i, El Nusra’yı, Bin Ladin’i nasıl büyüttüklerini hatırlatalım.

Amerika indirirse karşıdevrim, millet indirirse devrimdir

Amerika götürdüğü gibi yenisini de hazırlamaktadır. Sıkıntı AKP’nin yerine koyacağı kuvvetlerin henüz toplum tarafından seçenek olarak görülmemesidir. Özetle ABD at değiştirmekte zorlanmaktadır.  ABD bombalar yoluyla “ülkenin güvenliğini sağlayamayan bir iktidar” olarak AKP’nin itibarını düşürmeye çalışmaktadır. Belki de itibarını düşürerek teslim alma yolundadır.

Laik, üniter Cumhuriyet’ten yana kesim olarak bu olasılıkları düşünerek davranmak durumdayız. Belirttiğimiz gibi tehlike ABD’nin AKP yerine hazırlamaya çalıştığı iktidar seçeneklerinin “AKP’den daha iyi olacağı” beklentisidir.

Kolaycılık ise Cumhuriyetçi cephenin olan biteni izlemesi ve bombalarda ve diğer gelişmelerde sadece AKP’yi görmesi, emperyalizmin planlarını ve rolünü es geçmesidir. “Erdoğan'ı kim devirirse devirsin” sözü Amerika’nın devirmesi yönünde Cumhuriyetçileri pasif konumda kalmasına neden olur.  AKP’yi bu bombalardan dolayı sorumlu tutalım ama izleyici konumda kalmayalım.

AKP ve Tayyip’i Amerika indirirse karşıdevrim sürer, millet indirirse devrim olur. Erdoğan’a ve AKP’ye karşı biriken tepkiyi Cumhuriyetçi bir iktidardan yana örgütlemeliyiz. Bunun için tutulacak ilk halka yeni anayasa girişimine karşı toplumu örgütlemektir. Cumhuriyet cephesini ördüğümüzde bu bombalar sona erecek ve kendi seçeneğimizi iktidar yapacağız.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@