Cumhuriyet’e Nasıl Sahip Çıkacağız

Bursa Evliya Çelebi İmam Hatip Ortaokulu müdür yardımcısı Hüseyin Uysal, kendisine soru sormak isteyen bir kız öğrenciye "Sen önce türban tak sonra soru sor" dedi.

Cumhuriyet’e Nasıl Sahip Çıkacağız

Bursa Evliya Çelebi İmam Hatip Ortaokulu müdür yardımcısı Hüseyin Uysal, kendisine soru sormak isteyen bir kız öğrenciye "Sen önce türban tak sonra soru sor" dedi.

28 Ekim 2016 Cuma 21:00
Cumhuriyet’e Nasıl Sahip Çıkacağız

Cumhuriyet’e Nasıl Sahip Çıkacağız

Bursa Evliya Çelebi İmam Hatip Ortaokulu müdür yardımcısı Hüseyin Uysal, kendisine soru sormak isteyen bir kız öğrenciye "Sen önce türban tak sonra soru sor" dedi. [1] Eğitimin Birliği (Tevhid-Tedrisat) yasası iki farklı dünyada yaşayan insan anlayışını ortadan kaldırmaya yönelikti. Bir tarafta şeyhin, tarikatın ağzından çıkanları sorgusuz yerine getiren, Cehennem korkusu ve Cennet ödülü ile müritleşmiş birey, diğer yanda aklını özgür şekilde, eleştirel olarak kullanabilen yurttaş birey. Müdürün kız çocuğuna yönelik davranışı kendi egosunu yaptırmanın ötesinde birey anlayışını dayatmaktır. Köleleştirilmiş birey istenmektedir ve bu üstelik din adına yapılmaktadır.  Bugün ülke karanlığa sürüklenmektedir. Mustafa Kemal Atatürk bu tehlikeyi şöyle belirtiyor:

"Birçok eski kurumu yıktık. Bunların binlerce taraftarı vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak gerekir. Ulusun ve devrimin içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için bütün ulusalcı ve Cumhuriyetçi güçlerin bir yerde toplanması gerekir."

Bugün maalesef Cumhuriyetçi güçler dağınık. Biraraya gelmek konusunda yeterince istekli olduğumuz da söylenemez. Birliktelikler yöneticilerden ziyade tabanın isteğiyle olmaktadır. Bunun önemi sebeplerinden biri kibirdir. “Bende birleşin, benim etkinliğime gelin” tavrı güçbirliğini zorlaştırmakta veya zayıf bırakmaktadır. Birbirimizi, hangi ilkelerde birleştiğimizden ziyade “ne kadar gücün var” sorgulamasına tabi tutmaktayız. Güç tartışması ancak ilkelerde birleşildikten sonra konuşulmalıdır.

Bir başka sebep ise konumlarımızı kaybetmemek. Birleşildiği takdirde belediye başkanı, milletvekili, belediye meclis üyesi olamayacağını düşünenler birleşmeyi engellemeye çalışmaktadır.
Gerçekçi olalım, böyle bir durumda beğenmediğiniz insanların hatalarını yeterince önleyebilir misiniz?

“Küçük olsun benim olsun anlayışı” Cumhuriyet’i savunma refleksimizi kötürümleştiriyor.

Birliği önleyen etmenlerden biri de laiklik mücadelesindeki hatalı tutumlardır. Örneğin Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, uyuşturucu kullananlarla ilgili mücadele yöntemleri arasında cemaatlerle işbirliği olduğunu söylüyor. Uyuşturucu bağımlılarını İsmailağa ve Menzil cemaatine gönderdiklerini ifade eden Kadıoğlu, uyuşturucu bağımlılarını cemaatle birlikte takip ettiğini belirtiyor. [2]

Buna karşı “özgürlükçü laiklik”, “inançlara saygılı laiklik”, “cemaatlere saygılı laiklik” gibi kavramlarla laikliği iğdiş ediyoruz. Oysaki laiklik zaten inançlara saygılıdır, zaten özgürlüktür. Laiklik, din, vicdan ve ibadet özgürlüğü sağlar. Önüne sıfat eklemek aslında laikliğin özgürlükçü olmadığı söylemektedir. [3]


Bu tür sıkıntıları aşmanın önemli yolu kitle örgütlerinin, partilerin üye ve sempatizanlarının yönetimleri zorlaması, yönetime gelmeye çalışmasıdır. İnsanla uğraşmayı yorucu, yıpratıcı bulan insanlar bundan kaçınmamalıdır.

Amerikancı Cemaat darbesinden sonra laikliğin, Cumhuriyet’in,  Atatürk’ün önemi her zamankinden daha fazla anlaşılmaktadır. Laik Cumhuriyet’in devamından yana kesimin toplumun her yelpazesini her zamankinden daha fazla ikna etme olanağı doğmuştur.

Yılgınlığa, kötümserliğe gerek yok. Yeter ki doğru anlatalım ve birleşelim. Cumhuriyet, savunanların omzunda yükselir.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
 
Tarihçi-yazar
Mustafa SOLAK
 
Dipnotlar
 
[1] http://www.aydinlik.com.tr/soru-sormak-icin-turban-sarti, 27.10.2016.
[2] http://www.yerelkulisgazetesi.com/gundem/ak-partili-esenyurt-belediyesi-nden-tarikatlara-murid-transferi-h3416.html, 25.10.2016.
[3] Bakınız Mustafa Solak, Şükrü Kaya (Atatürk’ün Bakanı), 3. Baskı, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2016, s.342-360.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.