Cemaatlerin Hepsi Bir mi?

Tarihçi Yazar Mustafa Solak yazdı...

Cemaatlerin Hepsi Bir mi?

Hasan Akar, Atatürk hakkında "1938'de geberen p.." ifadelerini kullanırken  "Annesi resmi kayıtlara göre genelevde çalışıyordu" dedi. [1] 

Cübbeli Ahmet Atatürk’ün annesine hakaret eden Hasan Akar’a tepki gösterirken şöyle demişti:

“Birisini kaldırdılar Atatürk'ün annesine sövdürüyorlar, hakaret ettiriyorlar. Hiç olacak iş midir yani! Bu da CIA'nın oyunu. Öbür tarafı tahrik edecekler. İlla istiyorlar ki işte Kemalistler, yok Atatürk düşmanları şeklinde millet bölünsün. Bir de cemaatlere operasyon. Sen şimdi böyle yaparsan cemaatler ne olur? Nurcuların hepsi bu kafada mı!" dedi.

Bu söz üzerine belki bazılarımız yine “işte bak adam güzel konuşuyor. Bütün cemaat ve tarikatları aynı kefeye koymayalım” demeyi sürdürebilir. Ancak Atatürk şöyle uyarıcı bir yanıt verir:

“Gericilere hoşgörü göstermek yüce bir terbiye göstergesi değil, bir milletin mutluluğuna, şerefine ve namusuna göz dikenlere hoşgörüdür ki, hiçbir zaman, hiçbir kişi buna izin veremez!”

Cübbeli’nin bu sözleri söylemesi iyiniyetinden değil cemaatini, dolayısıyla konumunu koruma isteğidir. Bu noktada Cübbeli gibi konuşan cemaat, tarikat önderlerine “saygı” besleyen kesimlere biz de şunları soralım:
Cübbeli kadınları erkekle eşit mi görmektedir?

Laikliği mi benimsemektedir?

Farklı din ve mezheplere hoşgörülü mü bakmaktadır?

Bu sorulara vereceğimiz yanıt “hayır”dır. O halde “aynı kefeye” koymayıp da varlıklarını normal mi göreceğiz? “Saygı” da duymalı mıyız?

Siz, normal gördüğünüzde onlar da sizin varlığınızı “normal” görecek, “beraber güle oynaya yaşayacağız” diye düşünüyorsanız FETÖ darbesini örnek verelim. Dahası cemaatlerin birbirini bile dinden çıkmakla suçladığını ekleyelim.
Tarikat ve cemaatler bahçede istediğinizi koklayacağınız çiçeklerden değildir. O çiçekler renk ve kokularıyla bahçeyi zenginleştirir ama bu kurumların varlık nedeni “dinin en doğru uygulayıcısı” olduğu için ne birbirlerini ne de kendi içlerini zenginlik olarak görmezler. Diğer cemaatler “eksiklidir”, “tekfircidir ( dinden çıkmıştır)”, vb. Kendi içlerinde de farklı din yorumlarına izin vermezler, tartıştırmazlar. Televizyonda gördüğünüz gibi cemaat liderince bilgiler vaaz, tek yönlü verilir. Tarikat, cemaat üyesi denileni kabullenmekle yükümlüdür. Şeyhin fikirlerine biat sözkonusudur.

Bu nedenlerle tarikat ve cemaatlara saygı duymak, hatta zenginlik olarak görmek yanılgıdır. Tarikat ve cemaatlar üyeleri arasında ibadet işlerini düzenlemekle yetinmez. Zenginlik, çeşitlilik görme başladığınızda aslında köleleşmeye başlıyorsunuzdur. Düşünce özgürlüğünüz olmaz. Yaşam tarzınız tarikata göre şekillenir. Daha da güçlendiğinde iktidarı kimseyle paylaşmak istemez ve FETÖ örneğinde görüldüğü gibi gerekirse silahla sizi teslim almaya çalışır. “FETÖ ayrı diğerleri ayrı” diyen tarikatların varlık nedenini hatırında tutmalıdır.

“Basın özgürlüğü”, “fikir özgürlüğü” vb diyerek dinciliğe, bölücülüğe, ırkçılığa hoşgörü gösterilirse Tv Net’te Atatürk’e ve Prof. Dr. Afet İnan’a iftira durumları ortaya çıkar. [2]

Gericiliğe özgürlük ilericiliğe esarettir.  Bunun televizyoncusu, gazetecisi olmaz.

Mutluluğunuza göz dikilmesini istemiyorsanız gericiliğe hoşgörü gösterilemeyeceğini de aklımızdan çıkarmayalım.

Tarihçi-yazar
Mustafa SOLAK

Dipnotlar

[1] http://www.habervitrini.com/gundem/cubbeli-ataturk-e-hakaret-edenlere-kizdi-888710, erişim tarihi 17.05.2017.
[2]https://onedio.com/haber/-afet-inan-ataturk-un-manevi-evladi-degil-cankaya-nin-nikahsiz-first-lady-sidir-aciklamasi-tepkilerin-odaginda-769494, erişim tarihi 17.05.2017.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.