İstiklal Marşı’mız ve Yeni Anayasa - Mustafa Solak

Her devletin sınırları belli olan bir toprağı, ortak bir tarihi, yönetim şekli, bayrağı ve milli marşı vardır. Yine her devletin kendi toprakları üzerinde yaşayan, tarihi süreç içerisinde dil ve kültür birliğini yakalamış, ortak acıları, sevinçleri paylaşan, birbiri için ölmeyi göze alabilecek topluluklara millet denir.

Milli marşlar ortak değerlerinden biridir. İstiklal Marşımız bayrak ve vatan sevgisinin bir yansımasıdır. Bağımsızlığımızın sembolü olan İstiklal Marşı, Türk milletinin emperyalizme karşı vatan savunması yaptığı dönemlerinde Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmış, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milli marşımız olarak kabul edilmiştir. Kutlu olsun.

İstiklal Marşımız “Korkma” diye başlar. Bugün de yeni anayasa girişimi ile “Türk vatandaşlığı” yerine “TC vatandaşlığı” veya “Türkiye vatandaşlığı” kavramlarını kullanmak suretiyle “Türkiye milleti” yok edilmek isteniyor. Ayrıca “Özerklik” ile ayrı milletin altyapısının oluşturulmasına yönelik yerel yönetimlere ekonomik, siyasi yetkiler devredilmeye çalışıyor. Oysaki Özerklik yerinden yönetimlerin güçlendirilmesi değildir.

Emperyalizm yerellerde sermaye ve feodal (ağalık, tarikat-cemaat, etnik) güçlerin birlikteliğini daha rahat sağlayarak demokrasiyi boğmaya çalışıyor.

Emperyalizm, mücadeleleri de yerelleştirerek (yerel bir mesele haline getirerek) ve yerelin dışına çıkmasını önleyerek merkezi, güçlü, planlı kitle hareketlerinin önüne geçmek istiyor. Böylece tepkilerin merkezileşmesi, yani dayanışma önlenerek emekçi eylemleri yerellerde bastırılacaktır.

Laiklik özgür, eleştirel aklın varlığı, yaşam tarzının savunulması kadar emekçinin haklarına sahip çıkabilmesi için de önemlidir. İstanbul Müftülüğü’nün “iş güvenliğinde aşırı tedbir Allah’a güveni sarsar” dediği yerde emekçiyi, haklarını savunmaya yöneltmek daha da zorlaşır.

İşte yeni anayasa bu Türk milleti tanımını değiştirmek, laikliği ve demokrasiyi boğmak için gündeme getiriliyor. Dahası hiç kimseye hesap vermeyen bir Başkanlık’ı yaratmaya çabalıyorlar.

Bugün biz Cumhuriyetçiler bir anayasa paketi sunsak AKP’nin istemediği hiçbir madde sayısal çoğunluktan dolaylı çıkmaz. Anayasanın gerekliliğini tartışmıyoruz. Bu zamanda anayasa ülkemizin önceliği değildir.  kararı aldı. O zaman anayasa yapımına ortak olmak iktidara meşruluk sağlamaktır. AKP dışındaki bütün partilere ve kitle örgütlerine çağrımız bu anayasa yapımına ortak olmamak ve beraber mücadeleyi örmektir.

Ancak bu durumda bir milletin varlığını gösteren İstiklal Marşımızı yaşatabiliriz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.