YGS Süreci ve Meslek Lisesi Sorunu

KamuGundemi.com yazarı Mehmet Güleç YGS süreci ve meslek lisesi sorunuyla ilgili yazdı. Çözüm kısmi sınavsız geçiş sistemi ve...

YGS Süreci ve Meslek Lisesi Sorunu

KamuGundemi.com yazarı Mehmet Güleç YGS süreci ve meslek lisesi sorunuyla ilgili yazdı. Çözüm kısmi sınavsız geçiş sistemi ve...

03 Nisan 2017 Pazartesi 21:55
YGS Süreci ve Meslek Lisesi Sorunu

Her yıl onlarca sınav yapılır. Kimi aday sonuca sevinirken kimi aday ise beklemediği sonuçlar karşısında üzülür. Aslında sınav bir nevi eleme biçimi olduğu için elenenlerin üzülmesi doğaldır. Lakin doğal olmayan şey, aynı koşullarda yapılmayan ve eşitsizliklerin hakim olduğu bir sınav sistemi olduğu gerçeğidir. Bu gerçeği hiç bir şey değiştirememekte ve hatta bu durumun telafisi mümkün olamamaktadır. Sınavlar beraberinde de birtakım soru ya da sorunlarla geride kalırlar. Şahsi fikrim şu dur ki, 2017 YGS’yi iki sorunla ardımızda bıraktık. Onlardan biri belki de en önemlisi “Meslek Liseleri’nin Durumu” oldu. Malum sınavsız geçiş hakkı bu yıl kaldırıldı. Bu durumun etkilerini ve sonuçlarını sizlerle paylaşacağım. Bir diğer mevzu ise Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) bu yıl uygulamaya aldığı “sınavın yapılacağı binaya girişlerin sınav başlamadan 15 dakika öncesinde sonlanması” uygulaması nedeniyle Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) giremeyen adayların yaşadığı mağduriyet oldu. Konuya giriş yapmadan önce 2.162.895 adayın sınava girdiği lakin 103 bine yakın adayında başvurmasına rağmen girmediği/giremediği üniversite sınavlarının ilk etabı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile ilgili ÖSYM’nin açıkladığı sayısal veriler üzerinden YGS’yi kısaca yorumlamak gerekir diye düşünüyorum.

Türkçe testinde 2016’da net miktarı 19.1 iken 2017’de bu düzey 17.2’ye inmiş; Sosyal Bilimler testinde 2016’da 10.7 olan net miktarı 2017’de 12.3’e yükselmiş; Fen Bilimleri testinde yapılan net miktarı 2016’da 4.6 iken yine 2017’de de aynı seviyede 4.6’da kalmış; Matematik testinde ise net durumu 2016’da 7.8 iken 2017’de 5.1’e  düşmüş durumdadır. 180 barajını geçemeyen sayı geçen yıl 517.025 iken bu yıl 656.416 olmuştur. Bu duruma göre sınavın geçen yıla oranla biraz daha zor olduğu söylenebilir. Lakin tek sebepte bu gösterilemez elbette. Bu tabloya göre Matematik belirleyici olacak gibi. Ama LYS’nin ardından oluşacak olan yerleştirme puanı ve sıralamasında bu sene büyük değişiklikler (öne doğru kaymalar) görülebilir. Sıralamalar YGS adaylarının %30’unun baraj altında kalmasından mütevvellit değişiklikler gösterecektir. Bu sebeple LYS’ye hazırlanan adaylar maratona kaldıkları yerden devam etmeli, sıkı-yoğun ve etkili çalışmalarla ortalama iki aylık LYS hazırlık sürecini etkin şekilde değerlendirmelidirler.

Gelelim sınav sisteminin eşitsizliklerine... Ne yazık ki Genel Liselerin Anadolu Lisesine dönüşmesi, Genel Liseye gitmek isteyen öğrencilerin zorunlu olarak Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerine, İmam-Hatip Liselerine ya da Açık Liseye devam etmek zorunda kaldığı görülmektedir. Yine son dönemde başarı istatistikleri incelendiği takdirde de görülecektir ki, gittikçe başarı düzeyimiz düşmektedir. Eğitim kalitesi başlıca eğitim sorunu haline gelmiştir. Bu durum bilhassa YGS’de baraj altında kalan adayların çoğunun Meslek Lisesi çıkışlı olması gerçeği de göz önüne alındığında “Meslek Liselerinde Kalite” ve “Meslek Liselerinin Amacı ile Öğrencilerinin Uyuşmadığı”sorunlarını ortaya koymaktadır. Bizatihi şahsımın yaptığı araştırma neticesinde Meslek Lisesinde okuyan her 10 gençten 8 tanesi zorunlu olarak Meslek Lisesine gelmiş ve bunlardan en az 6 tanesinin amacı üniversite okumak... Lakin YGS-LYS sürecine hazırlanmak isteyen meslek liseli bir gencimizin yaşadığı en büyük sorun, staj nedeniyle sınavlara hazırlanamamak. Zira bu gençlerimiz sınava hazırlansa bile ne değişebilir diye de düşünmüyor değilim. Zira, Meslek Lisesi mezunu bir aday Anadolu Lisesi öğrencisi gibi mantık, psikoloji vb.dersler görememekte ya da fizik-kimya-coğrafya gibi temel dersleri sadece 9-10.Sınıfta görmekte ve 12.Sınıfın sonuna geldiğinde öğrenci iki yıllık aradan sonra yeniden bu derslerle karşı karşıya bırakılmaktadır. Anadolu Lisesinde 4 saat Coğrafya dersi gören bir öğrenci ile Meslek Lisesinde 2 saat Coğrafya dersi gören bir öğrenci aynı sınavda (YGS’de) yarışmak zorunda bırakılıyor. Lakin bu mantığa sığmadığı gibi vicdana da sığmamaktadır. Bu öğrenciler, ülkemizin geleceği olup bu konularda ciddi planlama yapılması zaruridir. Meslek Lisesinde tartışılan bir konudur meslek ve kültür branş öğretmenleri tartışmaları... “Öğrenci buraya meslek öğrenmek için geldi” diyen meslek branş öğretmenleri ve onlara “Öğrenci gidecek okul bulamadığı için yani sistem zorunlu olarak gönderdiği için buradalar”diyen kültür öğretmenleri... Aslında her ikisi de kendince haklı. Lakin herkesin yaşadığı semt ya da mahallede bulunan Meslek Lisesi’nde bulunan bölümler bellidir. Bir öğrenci yaşadığı semtte bulunan Meslek Lisesinde okumak istediği bölüm yoksa veyahut üniversite okumayı arzuluyor lakin Anadolu Lisesi kazanamadı ise bu öğrenci Genel Liseye gidebilmelidir. İşte bu yüzden Genel Liseler yeniden açılmalıdır. TEOG neticesinde Anadolu Lisesi kazanamayan bir öğrencimiz Meslek Lisesi ya da İmam-Hatip okumak istemiyorsa Genel Liseye giderek üniversite şansını sürdürmelidir. Aksi takdir de 12.Sınıfa geldiğinde staj nedeniyle sınava odaklanamıyor ya da yeteri kadar ders göremediği için başarısızlık kaçınılmaz bir akıbet olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu gerçeği bile bile bu sistemin devam etmesi vidani de değildir. Destekleme ve Yetiştirme Kursu gibi takviye kurslar hiçbir daim örgün eğitimde görülen dersin yerini tutamamaktadır. Meslek Lisesinde okuyup üniversite hayali kuran ancak YGS’de diğer adaylarla eşit koşullarda yarışmak zorunda bırakılan bir gencin yaşadığı haksızlık kabul edilebilir değildir. Zira koşullar eşit değildir. Denebilir ki, Meslek Lisesi mezunu gencin amacı meslek ara elemanı olmaktı... Belki az bir kısmı için bu geçerli olabilir. Lakin bilinmelidir ki büyük çoğunluğu sistemin getirdiği yanlışlıklar nedeniyle bugün Meslek Lisesinde olup lisede okudukları bölüm dışında başka bir alanda üniversite okumak için çaba sarf eden bir çok gencimiz bulunmaktadır. Bundan dolayı Genel Lise biran evvel açılarak dileyen öğrenci Genel Lisede eğitimine devam ederek Anadolu Lisesi mezunu bir aday ile eşit koşullarda aynı dersleri alarak YGS’ye girmelidir.

Son olarak Meslek ara elemanı olmak için gelen öğrencilerimiz için de şu hususu belirtmek istiyorum. Elbette Genel Lise açıldığı takdir de bir çok öğrencinin Genel Liseyi tercih edip Meslek Lisesine gitmeyeceği aşikar. Lakin Meslek Liselerinin cazip hale getirilmesi, TEOG neticesinde bir yere yerleşememiş öğrenciler için zorunlu tek istikamet okul olmaktan çıkartılıp gerçekten gönüllü olarak öğrencilerin tercih edebileceği bir okul haline dönüştürülmesiyle mümkün olacaktır. Bunun içinde öncelikle sınavsız geçiş hakkının verilmesi gerekmektedir. En azından Meslek Lisesi mezunu bir öğrenci kendi alanında Ön Lisans Programı bitirerek kendini geliştirmelidir. Belli bir kalite sağlanmak amaç ise de bunun için Sınavsız Geçiş Hakkına belli bir puan şartı getirilerek adına “Sınavsız Geçiş” değilde “Meslek Yüksekokulu Geçiş Hakkı” denerek herhangi bir puan türünde 140 ve üstünü alan biri bu haktan faydalanarak kendi alanıyla ilgili Ön Lisans okumalıdır. Başka bir alanda Ön Lisans okumak istiyor ise o halde YGS (iki yıllık baraj puanı) 150 ve üstü dediği için, 150 ve üstü bir puan alarak alanı dışında da başka bir alanda Ön Lisans okuyabilmelidir. Meslek Lisesi sorununu aşmak memleket meselesi olup bu sorunun en yakın zamanda çözülmesini ümit ediyorum.

KamuGundemi.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.