Öğrenim Özrüne Çözüm Bulunmalı, Öğretmenlerin Kariyer Yapmasına Teşvik Sağlanmalıdır

Gündeme getirdiği makaleleriyle başta sitemiz kamugundemi.com olmak üzere onlarca siteden okuyucularına ulaşan Eğitimci Yazar Mehmet Güleç öğretmenlerin kariyer yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini ve öğrenim özrü sorununun çözülmesi gerektiğini yazdı....

Mehmet Güleç 21.08.2017, 18:17
Öğrenim Özrüne Çözüm Bulunmalı, Öğretmenlerin Kariyer Yapmasına Teşvik Sağlanmalıdır

Öğretmenin akademik kariyer yapmasının önünde büyük engeller bulunduğunu ifade eden Eğitimci-Yazar Mehmet GÜLEÇ, konuyla ilgili kaleme aldığı makalesinde öğrenim özrünün gerekliliğini vurgulayarak gereklilik sebeplerini şu şekilde açıklamıştır:

Lisansüstü öğrenim, öğrenim sürecinin bir parçası olarak her daim önem arz eder olmuştur.  Bilhassa gelişmiş ülkeler için daha fazla önem teşkil eden bir öğrenim basamağıdır, lisansüstü öğrenim. Nitekim bir öğretmenin öğrenim hakkından faydalanmasından daha doğal ne olabilir ki?

Öğrenim Özrü Tayini Bekleyenler, Özür Grubundan Faydalanamıyor

Bu günlerde üniversitelerde, lisansüstü öğrenim yapmak isteyen vatandaşlarımız için duyurular yayımlanmakta, mülakatlar yapılmaktadır. Lakin akademik kariyer yapmak isteyen veya mesleki anlamda bilgi birikimini artırmak isteyen öğretmenler kara kara düşünmektedir. Çünkü, öğrenim özrü, özür nedeni sayılmamaktadır. 2017 Ağustos Özür Grubu tayinlerinde ne yazık ki öğrenim özrü mazeret olarak yer almamaktadır. Bu durum, bu hakkın başka bir bahara kaldığını göstermektedir.

Öğrenim Hakkı Anayasal Bir Haktır

Bir öğretmeninin alanı ile ilgili ya da eğitimle ilgili bir alanda ihtisas yapması sorun teşkil etmemelidir. “Eğitimcinin,  Öğrenim Özrü” Hakkı kabul edilmeyerek bilhassa da YÖK’ün aldığı karara bağlı olarak 20 Nisan 2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak kesinleşen Lisansüstü Eğitim Süre Sınırı ile Lisansüstü Eğitim yapmak ya da Akademisyen olmak isteyen birçok öğretmen ne yazık ki büyük bir sorunla karşı karşıya bırakılmıştır. Üstelik Anayasamızın 42. Maddesinde “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” şeklinde bir ibare olmasına rağmen...

Peki. Ama Mağdurlara Çözüm İmkanı Sağlandı Mı?

Eğitim-öğretim hakkından yoksun bırakılan eğitimcilerin suçu nedir? İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans kazanmış lakin Konya’da görev yapan bir öğretmenin suçu nedir? Akademik anlamda ilerleyerek kendini daha iyi yetiştirmek istemesi midir? Ya da Şanlıurfa’da görev yaptığı için o şehirdeki üniversiteye başvuru yapıp mülakat da elenen lakin Uşak Üniversitesi’nde yüksek lisans kazanmış bir öğretmenin suçu nedir? Nitekim bunlar suç değildir. Zira öğrenim hakkı anayasal bir haktır. O halde bu haktan faydalanılması için imkan sunulması gerekmiyor mu?

YÖK’ün 20 Nisan 2016’da Aldığı Karar Mağduriyetleri Artırdı

Nisan’da yayımlanan ve Eylül 2016 itibarıyla (YÖK’ün almış olduğu süre sınırlamasına ilişkin) karar işlemeye başlamıştır. Bu yüzden daha fazla gecikmeden öğretmenlerimizin öğrenim hakkı iade edilerek Anayasaya riayet edilmelidir. Şuan üniversitede kayıtlı olup da öğrenim özrü vermedikleri için eğitiminden yoksun kalan öğretmenlerimizin kariyeri tehlikededir.

İSTİSMARI ÖNLEMEK DEVLETİN GÖREVİDİR

MEB yetkilileri, bu hakkın istismar edildiği için verilmediğini birçok yazılı ve görsel basında ifade etmektedirler. Lakin istismarı engellemek için gerekli düzenlemeleri yapmak MEB’in görevidir. Ayrıca söz konusu istismar diğer özür grubu tayinlerde de yaşanmaktadır. Bu işin çözümü Anayasal bir hakkı engellemek değil, öğretmenlerimizin bu hakkıyla ilgili istismarı önleyecek şekilde gerekli düzenlemeleri yapmak olmalıdır. Adında “Eğitim” kelimesinin geçtiği bir Bakanlığın “Eğitim-Öğrenim Hakkı” vermemesi hukuk devleti ilkelerine uymamaktadır.

Konuya ilişkin olarak her şehirde üniversite bulunduğunu ve eğitimcilerin görev yaptıkları yerdeki üniversitede eğitim yapmalarını savunanlara ise şunu belirtmeyi zaruri görüyorum. Unutulmamalıdır ki, her bölüm/program her üniversitede yoktur. Ayrıca öğretmenimizin alanı ile ilgili bulunduğu şehirdeki üniversitenin lisansüstü programı bazen bulunmamakta, bazen de bulunsa dahi başvurulardan sonra MÜLAKAT denen “Adaletsiz, haksız ve eşitliğe aykırı torpil dayatması sistemin” kurbanı olarak mülakatta elenebilmektedir.  Bütün bu savunmalar anayasal hakkın verilmemesini haklı kılmaya yetmemektedir. Ama herşeye rağmen öğrenim gördüğü üniversite, çalıştığı kuruma yakın mesafede olan öğretmenlerimiz ise Milli Eğitim Bakanlığı Personeli İzin Yönetmeliği’nin “Öğrenim İzni” kısmındaki ifadelerin açık uçlu olmasının yarattığı birçok mağduriyete rağmen bu öğrenimlerini sürdürmeye çalışmakta lakin birçok mağduriyet yaşamaktadırlar. Bu mağduriyetlerin daha fazla yaşanmaması için acilen yeni bir düzenleme ile bu iznin tanzim edilmesi zaruri bir ihtiyaç haline gelmiş bulunmaktadır. Şöyle ki; 

2013 yılında yapılan yeni bir düzenleme ile “Haftada iki yarım gün” şeklindeki ifade aşağıdaki gibi değiştirilmiş idi.

MADDE 18- (1) Memurun kullanacağı diğer izinlere ilişkin uyulacak hususlar şunlardır:

b) Memurlardan Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsüne devam edenlere, eğitimleri süresince aylıklı izin verilir. (Mülga ibare: 05/04/2013-485808 Bakan Onayı).

d) (Ek: 05/04/2013-485808 Bakan Onayı) Memurlardan lisansüstü öğrenime devam edenlere, görevlerini aksatmamak şartıyla izin verilmesi hususunda gerekli kolaylık sağlanır. Öğretmenlerin ders programları, lisansüstü öğrenimlerine devam edebilmelerine imkan verecek şekilde düzenlenir.

Göreve gelen Milli Eğitim Bakanlarımız lisansüstü eğitimi desteklediklerini belirtseler bile, çalıştıkları il dışında lisansüstü öğrenim gören öğretmenlerimiz için yönetmelikte gerekli maddelerin yer almaması sebebiyle lisanüstü öğrenim gören öğretmenlerimiz zor durumda kalmaktadır ve bu konuda birçok mağduriyet yaşanmış ve yaşanmaya da devam etmektedir.

Lisansüstü öğrenim yapan öğretmenlerimiz yüksek lisans ya da doktora derslerine gidebilmek için okul idaresinden izin alırken sorun yaşamakta ve keyfi uygulamalarla mağdur olabilmektedir. Anayasal bir hak olan Öğrenim Özrü konusunda Öğretmenlerimiz daha fazla mağdur edilmemelidir.

ÇÖZÜM BULUNMALIDIR

Ayrıca Eylül 2016 itibarıyla başlayan yeni süreçle ilgili (Lisansüstü Eğitime Süre Şartı ile ilgili) yeni süreçte mağdur olan eğitimciler için MEB ile YÖK ara bir formül bularak Eylül 2016 itibarıyla başlamış olan süre sınırını eğitimcilerin mağdur olmaması için kaldırmalı yada eğitimcilere bununla ilgili normal sürenin dışında ek bir süre daha vermelidirler.

Başka bir çözümde öğrenim süresi için yüksek lisansa 3 yıl, doktoraya 6 yıl süre verilerek öğretmenin öğrenim göreceği şehre geçici olarak tayini verilmeli ve öğrenimi bittikten sonra zorunlu hizmet yükümlüsü ise tercih yapması istenmelidir. Lakin bu eğitim hakkı engellenmemelidir. Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans ya da doktora kazanmış bir öğretmen, başka bir şehirde yüksek lisans yapmaya zorlanmamalıdır. En önemlisi her programın her üniversite de olamayacağı da düşünülmelidir ve tabiki üniversitelerdeki mülakatında bu konuda ayrı bir sorun teşkil ettiği unutulmamalıdır.

Çözüm bu hakkı kaldırmak değil, bu duruma gerçekçi anlamda çözüm odaklı yaklaşılmasıdır. Öğretmenlerimiz de diğer vatandaşlar gibi anayasal haklarını kullanabilmelidir. Bu konunun her türlü çözümü mevcuttur. Yeter ki çözülmek istensin...

Kanayan bir yara durumunda olan “Öğrenim Özrü” ile ilgili gerekli düzenlemelerin biran evvel yapılması temennisiyle saygılarımı sunarım.

Kaynak: KamuGundemi.com

Yorumlar (1)
ali 2 yıl önce
2.il dışını da sorar mısınız?
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 10 Aralık 2019
İmsak 06:22
Güneş 07:53
Öğle 12:46
İkindi 15:10
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 14 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Crystal Palace 16 22
10. Newcastle 16 22
11. Arsenal 15 19
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 15 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@