Mehmet Güleç'ten Coğrafyanın Sorunlarına Dair Önemli Mesajlar

Sitemiz yazarı Mehmet Güleç'ten KamuGundemi.com'a çok önemli açıklamalar...

Mehmet Güleç'ten Coğrafyanın Sorunlarına Dair Önemli Mesajlar

Sitemiz yazarı Mehmet Güleç'ten KamuGundemi.com'a çok önemli açıklamalar...

26 Ağustos 2017 Cumartesi 17:30
Mehmet Güleç'ten Coğrafyanın Sorunlarına Dair Önemli Mesajlar

Yazdığı makaleler kadar coğrafya ile ilgili yaptığı açıklamalar ile de büyük yankı uyandıran sitemiz kamugundemi.com yazarı Eğitimci-Yazar Mehmet GÜLEÇ’ten coğrafyanın sorunları ile ilgili önemli mesajlar geldi.

Coğrafyanın önemini her daim ifade ettiği üzere “Coğrafyasını bilmeyen bir millet yaşadığı coğrafyaya sahip çıkamaz”... sözleriyle değerlendiren GÜLEÇ, coğrafya camiasındaki bazı sorunlara ışık tutarak şu çözüm önerilerini sıraladı.

COĞRAFYANIN EN BÜYÜK PROBLEMİ BİRLİK-BERABERLİKTİR

Aslında coğrafyaya has bir sorun değildir, birlik-beraberlik sorunu. Nitekim eğitim dünyasının tanınmış isimlerinden Lider Eğitimci Yazarlar Derneği Kurucu Başkanı Eğitimci-Yazar Sedat DEĞER’in, Kanal-34’te katıldığı bir programda eğitimin en büyük sorununu ‘Eğitimciler arasında birlik-beraberliğin olmadığı’ şeklinde ifade etmesi bile bu durumun coğrafyaya has değil, bütün eğitim camiasında yaşandığını gösterir niteliktedir. Lakin coğrafya da bu sorunun kısmen daha fazla olduğu söylenebilir. O halde en başta yapılması gereken, coğrafya camiasında birlik ve beraberliği sağlamak olmalıdır. Bunun çözümü için madde madde birçok husus sayılabilir. Benim nacizane tavsiyem ise coğrafya ile ilgili kurumlara sahip çıkılarak, coğrafyacıların birlikte yapacağı etkinliklere bu kurumların destek vermesi şeklinde olacaktır.

“Uzaktan Eğitimde Coğrafya Camiasının Bir Parçasıdır”

Açıköğretim/Uzaktan Eğitim yoluyla coğrafya okuyan genç meslektaş adaylarımızdan gelen yoğun istek üzerine şunu da belirtmeyi zaruri görüyorum.

Coğrafyaya gönül vermiş ama okuma şansı bulamadığı için uzaktan eğitim yoluyla coğrafya okuyan gençler, keşke örgün eğitimde bu fırsatı bulup okuyabilse ve bunun tadına varabilse idi. Ama imkanı olmayanlar için diyecek birşey yok elbette. Her üniversiteye coğrafya bölümü açılırsa bunun faturası yine gençlere çıkacaktır. Çünkü bu seferde aşırı kontenjanlar nedeniyle sorunlar yaşanacaktır. Atama vakti geldiğinde mezun sayısının çok olmasından şikayet edilecektir. Bu nedenle sorunu çok yönlü bir şekilde ele almak gerektiğine inanıyorum. İlk açıldığı vakit 5 bin kişilik gibi çok uçuk bir rakamla açılan uzaktan eğitime tepkilerin çok fazla olmasını normal karşılıyorum. Lakin bunun sorumlusu bu rakama izin verenlerdir, uzaktan eğitimle coğrafya okuyanlar değil.

Uzaktan eğitimin kontenjanları ideal bir düzeye düşürülürse bu sorununda ortadan kalkacağına inanıyorum. Yeter ki birlik-beraberlik içerisinde ve karşılıklı fikirlere açık olacak şekilde fikir telakkisinde bulunalım. Çözülemeyecek mesele olduğuna inanmıyorum. Yeter ki, çözülmek istensin...

ÇÖZÜM: BİRLİK-BERABERLİK PROJELERİ GELİŞTİRMEKTİR

Üniversitelerde kurulan/kurulacak coğrafya kulüpleri bunun en tipik örnekleri olacaktır. 2008 yılında şahsımın öncülük ettiği Balıkesir Üniversitesi Coğrafya Kulübü, Balıkesir’deki coğrafya öğrencileri arasında birlik-beraberliği artırmış ve aidiyet duygusu oluşturmuştur. Bunun örneklerini tüm coğrafya bölümlerinde görmek ilk etap da birlik-beraberlik projesi kapsamında önemli rol oynayacaktır. Yine bu tip kulüplerin ülke çapında da dernek ya da mevcut dernek/topluluklara destek yoluyla aynı amaçları gerçekleştirmeye hizmet etmelerini önemli görüyorum. Bu anlamda gençlerin üniversitelerde örgütlenip ileriye hazırlık yapmaları birlik-beraberlik ve mesleki aidiyet açısından büyük önem taşıyacaktır.

COĞRAFYA BİLİMİNİN KONULARINA SAHİP ÇIKILMALIDIR

Son dönemde Coğrafya bilimini ilgilendiren önemli gelişmeler yaşanmış ve yaşanmaktadır. Bunların başında iklim ile ilgili YGS soruları artık Fen Bilimleri testinde sorulmaya başlanmıştır. Diğer bilimlerle ortak konular olabilir, lakin coğrafyacıların da bu konularda fikri alınmalı ve bu tip ortamlarda söz hakkının olabilmesi gerekir. Nemlilik hesabı Kimya’da, ekosistem-biyosfer konusu Biyoloji’de sorulmaya başlanmış ve müfredat değişikliği ile bazı coğrafya konuları daraltılmış ya da bilfiil kaldırılmıştır. Mesela, harita bilgisindeki bazı hesaplamaların kaldırılması gibi.

ÇÖZÜM: COĞRAFYA FAKÜLTELERİ KURMAK VE İSTİHDAM POLİTİKASI GELİŞTİRMEKTİR

Birçok ülkede Fen Bilimleri içerisinde yer alan Coğrafya’nın aslında doğa bilimleri ile beşeri bilimler arasında köprü görevi gördüğünü ve her iki alana da hitap ettiğini biliyoruz. Bu anlamda hem doğa bilimleri hem de beşeri bilimler kapsamında Coğrafya’nın ayrı bir fakülte olması yerinde bir karar olacaktır. İlk iki yıl alınacak ortak dersler sonrasında bölümler seçilecek ve bu bölümlerden mezun olacak olanlar okuduğu dala göre; Kartoğraf, Coğrafya Öğretmeni, Harita Editörü, ÇED Uzmanı, Uzaktan Algılama Uzmanı, Klimatalog, Hidrolog, Şehir Planlamacısı, CBS Veri Tabanı Yöneticisi vb. gibi unvanlarla ama temelde COĞRAFYACI unvanı ile istihdam edilmelidir. Bunun içinde istihdam sorunlarını çözecek şekilde bu unvanların tanınmasına dair kanuni değişiklikler yapılarak buna yönelik politikalar izlenmesi isabetli bir adım olacaktır. Nitekim büyük bir ülke olmak istiyorsak o ölçekte de coğrafyaya önem vermek ve bununla ilgili planlamalar yapmak durumundayız. Bu kadar mezun meslektaşımız ne iş yapacaktır diye bir planlama şart elbette.

Genç Coğrafyacı meslektaşlarımızın başka bir iş bulamaması, yeteri kadar Milli Eğitimde kadro açılmadığı için atanamayacakları da düşünüldüğünde ne iş yapacakları meçhul bir durum arz eder olmuştur. Kısmen çözüm ilk etap da Coğrafyacı kadrosunu tanımak ve buna dair kadro açmaktır. Nüfus Müdürlükleri, Karayolları, MTA, Meteoroloji, DPT, vb. devlet kurumları coğrafyacı alımı yapmıyor. Çünkü bu kadroyu tanımıyor. Lakin, gelişmiş ülkelere baktığımızda bu kurumlarda ve hatta belediyelerde coğrafyacı çalıştırma zorunluluğu vardır. Bizde de bu uygulamaya gidilmeli ve coğrafya bölümü mezunlarına öğretmenlik dışında alternatif iş imkanları sunulmalıdır. Zira gelişmiş ülkelerde Coğrafya bölümü mezunu bir kişi, coğrafyacı olmakta ve araştırmacı coğrafyacı olarak çeşitli kurumlarda çalışabilmektedir. İşte o kurumlar; İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman  ve Su İşleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, TÜBİTAK’da, Türkiye İstatistik Kurumu’nda, Maden Tetkik ve Arama Kurumunda, Karayolları, DSİ vb... Tüm bu teşkilatların ve Genel Müdürlüklerin taşra teşkilatları dahil İl Araştırma Planlama ve Koordinasyon Müdürlüklerinde ve Belediyelerde görev alabilirler.

Coğrafyacı unvanıyla ilgili çalışmalardan sonra da Coğrafya Fakülteleri kurulmalı ve yukarıda ifade ettiğimiz meslek dalları da tanımlanarak iş sahaları açılmalı ve geniş istihdam alanları inşa edilmelidir.

Konuyla ilgili olarak üniversite kontenjanları azaltılıp coğrafyacı kadrosunun açılması kısmi bir çözüm olacaktır. Bunun ötesinde coğrafyanın seçmeli değil zorunlu bir ders olması da çözüm için destekleyici bir husus olacaktır.

COĞRAFYANIN SEÇMELİ DERS OLMASI KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİR. ÇÖZÜM...

Eskiden olduğu gibi ülkemizin daha iyi anlatılabilmesi adına bölge bölge ülkemizi ele alan “TÜRKİYE Coğrafyası” dersinin ünite olarak değil ders olarak işlenmesi gerekmektedir. Milli değerlerimizin daha iyi ifade edilmesi adına hem de milli güvenliğimizin gençlerimiz tarafından öneminin daha iyi anlaşılabilmesi adına müfredata bazı eklemeler yapılması yerinde olacaktır. Yine küreselleşen dünyamızı daha iyi tanımak adına “Ülkeler Coğrafyası” dersi de şarttır.

COĞRAFYA SEÇMELİ DERS OLMAYA DEVAM EDERSE ÜLKESİNİ BİLMEYEN NESİLLER YETİŞİR

Coğrafya müfredatı kapsamında Türkiye Coğrafyası ile ilgili bilgilerin her kademeye dağıtıldığını ve ağırlıklı olarak 10-11-12.Sınıflarda yer aldığını lakin meslek liselerinde sadece 9-10.Sınıflarda coğrafya dersi olması nedeniyle meslek liselerine Türkiye Coğrafyası’nın bir bütün olarak sunulamadığı düşülürse “TÜRKİYE Coğrafyası” dersinin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Nitekim 9-10.Sınıflarda zorunlu olan Coğrafya dersi, 11 ve 12.Sınıflarda seçmeli hale getirilmiştir. Bu durum bilimimizin çöküşünü bir kez daha göstermektedir.

Coğrafya seçmeli ders olduğu müddetçe, Meslek Liselerinde okuyan gençler, ülkesini tam olarak öğrenemeden mezun olacaklar ve 2 yıl süreyle gördüğü coğrafya bilgisi ile YGS-LYS’ye girecekler ya da son sene gidecekleri kurslar vasıtasıyla açıklarını kapatmaya çalışacaklardır. Lakin burada sınava hazırlık süreci kadar vatanını ne kadar öğrendiği de sorgulanmalı ve coğrafyanın vatan sevgisi aşılamadaki rolü unutulmamalıdır.

SORUN ÇOK ÇÖZÜM İSE...

Coğrafya biliminin yapısal anlamda birçok sorunu birikimsel olarak günümüze kadar gelmiştir. Bunun sebepleri maddeler halinde sayılabilir. Belki, coğrafya eğitimindeki açmazlar, belki lisansüstü coğrafya eğitimindeki sorunlar, belki teorik yetersizlikler, belki de camia içindeki hizipleşmeler... Daha buna çok madde eklebilir. Lakin sorunları çoğaltmak değil, birlik ve beraberlik içerisinde sorunlara çözüm bulup mesleğimizin itibarı ve geleceği için hareket etme zamanıdır. Coğrafya eğitimi alanında çalışmalar yapan eğitimci, öğretmen ve araştırmacılar için bir platform oluşturulması, Türkiye’de coğrafya eğitimi alanında yapılan çalışmaların ve araştırmaların desteklenmesi ve niteliğinin yükseltilmesi, Coğrafya eğitimi alanında elde edilen araştırma sonuçlarının coğrafya öğretim ve öğreniminin geliştirilmesi amacıyla yaygınlaştırılması, toplumda vatan sevgisinin geliştirilmesi ve vatan bilincinin yaygınlaştırılması çalışmalarının desteklenmesi amaçları ile tüm Coğrafyacı ve Coğrafya Öğretmenleri’nin bir bütün olarak kenetlenip ortak hareket etmeleri bugün itibarıyla daha büyük önem teşkil eder olmuştur.

Konuyla ilgili olarak üniversite kontenjanları azaltılıp coğrafyacı kadrosunun açılması kısmi bir çözüm olacaktır. Bu sefer COĞRAFYACI kadrosunun tanınacağını ve öneri ile eleştirilerimizin dikkate alınacağını umut ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle soruna sorunla değil çözüm odaklı yaklaşılmasını arzu ediyor, saygılarımı sunuyorum.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.