MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI: TEZGAHTARI GERGEDAN OLAN BİR ZÜCCACİYECİ DÜKKANI 

Her halde ülkenin en “partiler üstü” bakanlıklarından biri milli eğitim bakanlığıdır. Ülkenin geleceği siyasi çekişmelerin arenası olamaz. Eğitim bakanlıkları sadece büyük devrimlerin yaşandığı durumlarda bir araç olarak değerlendirilir ve kullanılır. Örneğin 1933 Nasyonal Sosyalist Parti programı ya da 1923 Türkiye’nin Cumhuriyet devrimi iki iyi örnektir. Nasyonal Sosyalist Partinin eğitim programı tamamen Pan-Nazizist Almanya, Nasyonal Sosyalist parti ve Führer üzerine kuruludur.1923 Cumhuriyet devrimi ise; kadınlarının sadece % 4 ü okuma yazma bilen ülkenin kadınlarına okuma yazma öğretme üzerine kuruludur. Cumhuriyet devrimi, Anadolu insanını “insan, birey” yapma projesidir. Bunlar başarıldığı takdirde projenin nihayete ulaşacağı aşikardır.

Bu gün 27 Mayıs 2015 ve ben 20.yılını çalışan bir öğretmen olarak Türk milli eğitiminde adım adım uygulanan bir devrim yapıldığına şahit oluyorum. Milli eğitimde yapılan işler öyle reform falan değil, düpedüz devrim.

Bu devrimi irdelersek;

1-Mahallenin 40 yıllık ilk okulunun bir sabah kalktığınızda “imam hatip lisesi-orta okuluna dönüştüğü,

2-Mahallelinin imza kampanyaları ve protestolarının işe yaramadığı ve 1000 kişilik okula 125 öğrencinin kayıt yaptırmasına rağmen okulun eğitime devam ettiği,( örnek :Kadıköy’deki çok sayıda okul)

3-Yukarıdaki örneğin yüzlerce okulda yaşanması nedeniyle bu okulun eski öğrencilerinin diğer okullarda öğrenci mevcutlarını % 30 arttığı,

4- Yeni yapılan ultra-lüx imam hatip okullarına üst düzey partililerin çocuklarının kayıt yaptırması nedeniyle okulun doğal hinterlandında kalan o mahallenin çocuklarına kenar mahallelerdeki okulların adres olarak gösterildiği.(örnek Ankara-Gazi imam hatip)

5- Okullarda yığılma gerekçe gösterilerek açık lise öğrencilerinin üniversite sınavlarında avantajlı olmasını sağlayacak katsayı değişiklikleri (bu uygulama kız çocuklarını okula göndermek istemeyen aileler için bir seçenek olmuştur.)

6- İmam-hatip okullarının milli eğitim bütçesinden aslan payını alması.( akıllı tahta-tablet,i.net uygulamalarının ilk önce bu okullarda yapılması ve bu okulların çoğunun sınıflarının parke zeminle kaplanması gibi uygulamalar)

7- Bütün okullarda Mavi Marmara gibi girişimlerin baş aktörü olan İHH, Furkan Vakfı,İlim yayma cemiyeti gibi şeriatçı örgütlerin kart-postal vb. materyallerinin öğrencilere 1 tl karşılığında satıldığı (örnek benim okulum)

8- Öğretmenlere yönelik verilen hizmet içi eğitimlerinde şeriatçı derneklerin MEB işbirliği çerçevesinde her konuyu “inanç-iman” ile özdeşleştirilerek aktarıldığı,(örnek benim katıldığım “çevre bilinci hizmet içi eğitiminde “iman ve çevre” konusunun ayetlerle, surelerle uzun uzun işlenmesi)

9- Son Milli eğitim şurasının adeta karşı devrim kararlarının alındığı bir şuraya dönüşmesi,

10- 65 bin okul müdürünün 1 gecede değiştirilerek yerlerine “eğitim bir senli (sarı renkli)” insan aklıyla dalga geçen mülakatlarla partizan kadroların getirilmesi.

11- 120 bin müdür yardımcısının 1 gecede değiştirilerek yerlerine “eğitim bir senli (sarı renkli)” insan aklıyla dalga geçen mülakatlarla partizan kadroların getirilmesi,

12- Emeklilik koşullarını “fakirleşen emekli öğretmen” statüsüne indirgeyen maliye bakanlığı, emekli olmayı cezalandırarak yeni kadro açılmadığından öğretmen ataması yapamaması,.

13-Her yıl Türkiye nüfusuna 1.1 milyon kişi eklenirken artan öğrenci sayısına karşılık yeni okul ve öğretmen ihtiyacını karşılayamamaktadır. Milli eğitim; milli eğitimin en temel, en yaşamsal döngüsünü felce uğraması.

12- Gergedanın hışımla daldığı züccaciye dükkanının bir başka ucubesi de “temel liseler”. Bu konu milli eğitimin ortaya koyduğu en anlaşılmaz, en saçma,en kötü örneklerinden birisi. Ayrı bir tartışma konusu ama züccaciye dükkanına dalan gergedanın ürünlerinden.

Sonuç:

• Yukarıda yazılanlar özetin özeti olmakla birlikte başlangıçta verilen iki eğitim devriminden birine denk düşüyor. Bu devrimin hangisine denk düştüğünü sizlerin yorumuna bırakıyorum. . Temel lise ucubeleri iler ilgili ayrıca bir tartışma açmak gerekiyor.

• “ Karşı devrimin şamar oğlanı ,sarı sendikanın büyük oyuncağı; Milli Eğitim Bakanlığı” sloganı artık , “alnımızda bilgilerden bir çelenk” marşının yerini güçlü bir şekilde almıştır.

• Muhalif eğitim sendikaları ,günü kurtarmanın telaşı ile “gergedanın” farkında değildir.

• En hassas bakanlık konumundaki eğitim bakanlığının ,bir gergedanın tezgahtarlık yaptığı züccaciye dükkanından farkı kalmamıştır.

Ercan Altundağ

Kamugundemi.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.