Dominik'te neler oluyor?

Survivor Allstar yarışmasını yerinde izlemek üzere bindik bir uçağa; istikamet Dominik Cumhuriyeti... 17 saatte toplam üç uçak değiştirerek soluğu Santo Domingo’da aldık. Oradan da 1 sa

Dominik'te neler oluyor?

Survivor Allstar yarışmasını yerinde izlemek üzere bindik bir uçağa; istikamet Dominik Cumhuriyeti... 17 saatte toplam üç uçak değiştirerek soluğu Santo Domingo’da aldık. Oradan da 1 saat 45 dakikalık yolculukla Las Terrenas’a geçtik. Issız adada, yarışmacıların tahtadan yaptıkları oturma gruplarına çöküp durum değerlendirmesi yaptık. İspanyol ünlülerin dublör kullandığı haberlerini hatırladık, sonra iki grubun yaralılarına baktık ve başladık konuşmaya...

Las Terrenas, muhteşem sahili olan bir bölge. Buradaki iki otelde Arjantinli ve Türk teknik ekipler yerleşmiş durumda... Acun Ilıcalı ise hemen bu otellerin yanındaki villada. Montaj ekibi, yayın öncesi onayı Ilıcalı’dan alıyor, montaj notları yine Ilıcalı’nın elinden çıkıyor. Oyunlar Publica, Barbecua, El Limon ve Aleman’da önceden hazırlanan parkurlarda oynanıyor. Oynarken kan revan içinde kalan ekibin karşısında meşrubat içerken, ekipten birisi bizi uyarıyor: “Etrafınızı saralım, yarışmacılar günlerce doğru dürüst bir şey yiyip içmiyorlar, ayıp olmasın.”

 Her sabah 6’da kamera ekipleri adalara hareket ediyor. Bir de gece takibi yapan ikinci bir kamera ekipleri var. Toplam 110 Türk ve 70 Arjantinli, ofis ve sahada arı gibi çalışıyorlar. 200 de Dominikli çalışan var. Akşam, maç için Coson’a gidiyoruz. Kumsalda maç yapılacak. Ekibin gençleri ile Acun’un takımı karşı karşıya geliyor. Maç 5-3 Acun’un takımının oluyor.

 İkinci gün soluğu Ünlüler ve Gönüllüler’in adasında alıyoruz. İki ayrı ada var ve bunlar Hermutanio 1 ve Hermutanio 2 diye geçiyor. Sürat teknesiyle 35 dakikada ilk adada yani Ünlüler’in yanında alıyoruz soluğu.

Ünlüler üst üste oyun kazandığı için pişirdikleri pilavdan bana da tattırıyor. “Üstündeki bu siyahlık karabiber değil herhalde” diyorum. Merve Oflaz bana pişirdiği tencerenin dibini gösteriyor “Bu yüzden” diyerek. Gönüllülerde ise belirli aralıklarla verilen pirinç, yağ ve hamur bitmiş. Kendilerini Hindistan cevizine vermiş durumdalar. Ve başlıyoruz sohbete...

DOĞUKAN MANÇO: Eşime özlemimi ilet 

- Buraya ilk geldiğimde yaşam şartlarını kolaylaştırmayı hedefledim. Çardak yaptım, masa sandalye yaptım. Hatta tavla, paspas yaptım, süpürge yaptım. Hepsi kullanılan, motive eden şeyler. Salıncak ve barfiks sopası da var. Bu da benim sakin yapımı korumamı sağlıyor. - Tarla yapma girişiminde bulundum. Adı da Tarla Manço olacaktı. Hem çok bildiğim bir konu değildi hem de ada şartları ve toprak elverişli çıkmadı. Amacım tarım ortamı yaratıp besin elde etmekti, olmadı. ? Kıbrıs’a giderim bence. En büyük rakibim de Hilmi Cem.

* İnsan her şeye alışıyor. Normalde çok titizimdir. Hijyene çok önem veririm. Tuvalet ve temizlik buraya gelince ilk bir hafta zorluyor, ama ondan sonra uyum sağlıyorsun. * Hindistan cevizi suyu doğal müshil gibi bir şey. Zaten az yiyoruz. Vücudumuzdan çıkan posa çok az, Hindistan cevizi onu da bırakmıyor. Kuruyoruz burada (gülüyor). * Aileme ve eşime özlemimi belirtirsen beni mutlu edersin. Özlem konusunda bile kendimi bastırıyorum. Duygusallaştığım zaman düşeceğimi hissediyorum.

ANIL TETİK: Gizem’le arkadaşız 

* Kötü bir kaza geçirdim. Ayağım hâlâ alçıda. Ama çatlak kapanmışsa ve bağlar güçlendiyse, alçı yakında açılacak. Survivor zaten zor. Psikolojik bir savaş var, özlem var, açlık var. Sakatlanınca insan daha da zorlanıyor. * Mental olarak pozitif olabilmeniz lazım ki yenebilesiniz. Aksi halde beş metre ilerlemeye bile haliniz kalmıyor. * Ödül oyunlarında takımıma hiç katkıda bulunamıyorum. Onlar benim yüzümden daha fazla enerji sarfediyorlar. Onları iki katı tebrik ediyorum ve kutluyorum. Elimden gelen tek şey, onlar için dua etmek.

* Hilmicem’i çok severim ve finalde onunla yarışmak isterim. Kıbrıs’ta da Pascal, Turabi ve Doğukan’la olmak isterim. * Benim Dominik’e yolcu etmek için bütün arkadaşlarım havaalanına gelmişti, Gizem Karaca da oradaydı. Sevgilim şeklinde yazıldı ama normal arkadaşım. Ondan ötesi yok şu an.

 HAKAN HATİPOĞLU: Turabi beni çok rahatsız ediyor 

* Balık tutan benim, oyunlarda performansım da iyi. Kızlara sahip çıkıyorum. Bu yüzden diğer erkekler rahatsız olabilir. * Her oyunda karşı takımdan birileriyle gerginlik yaşıyorum. Bir duruşum var, o mu rahatsız ediyor bilmiyorum. Özellikle Turabi çok rahatsız oluyor. Gerçi Turabi de beni rahatsız ediyor. Kendisi benim için örnek bir insan değil. Daha doğru duruşlu, daha ahlaklı, daha rekabete dayanan bir tutumu benimsiyorum. * Finalde Turabi’yle yarışmayı çok isterim. Esas dersi ona orada vermek istiyorum. Bu adaya gelirken “Turabi’ye ahlaklı ve doğru durmayı öğreteceğim” dedim. Yavaş yavaş da öğreniyor.

 * 25 yıl spor yaptım, 400’den fazla kez milli oldum. Takım oyunundan geliyorum, bir sporcunun nasıl durması gerektiğini bilirim. Ama Turabi dövüş sporu yaptığı için daha bireysel hareket ediyor ve hayata bakış açısı da öyle. * Duygusal biriyim. Evime, aileme çok bağlıyım. Finale kadar beni en çok zorlayacak şey hasret. Kavuşmanın hayaliyle burada tutunmaya çalışıyorum ama gerçekten çok zor (gözleri doluyor). Allah kimseyi sevdiğinden ayrı bırakmasın. Eşime ne olur selam söyle!

PASCAL NOUMA: Kızıma Elma adını verdim 

* (Bacağındaki ton farkını gösteriyor şortu yukarı çekerek) Bunu görüyor musun, inanılmaz değil mi? Ben de yandım güneşten. * Küçük kızımı bırakıp adaya geldim. Adı Jenna Elma. Kızıma Türk ismi koymak istedim. Şu an Fransa’da. Onu çok özlüyorum. * Buraya sadece para için gelmedim tabii ki. Acun bana “Gelir misin?” diye sordu. Kaç yıldır birbirimizi tanıyoruz bilmiyorum. “Devler Ligi”, “Yok Böyle Dans”, ardından “Survivor” ve şimdi de “Survivor Allstar”dayım.

- * 11 yıldır spor yapmıyorum. Buraya gelmek, yarışmalara katılmak, sadece bir ay bile olsa adada kalmak benim için zafer demek. Bence şimdiden kazanan benim. Hedefim büyük ödül ya da şampiyonluk değil. Eğlenmek, evsiz biri gibi yaşamayı tecrübe etmek, ilk insanlar gibi telefonsuz, bilgisayarsız yaşamak, ateş yakmak, yiyeceğini yakalamak! * Arkadaş olmak ve yemek yemek için ekip olmak gerekiyor. Program gerçek ama içindeki insanlar sahte. Bu da şovun gerçekliğini ortaya koyuyor. İnsanlar genelde televizyonda göründükleri gibi değiller.

 SERENAY AKTAŞ: Filmim gösterime girdi, izleyemedim 

* O kadar açız ki, sırf o yüzden ekstra agresif oynuyoruz. * Finalde kim olur bilemiyorum ama ben de finale gitmek istiyorum tabii... Annemle babamın benden istediği buydu. Rakibimin kim olacağı umurumda değil, ben çıkarım ve kendimle yarışırım. * En iyi pilavı Merve Oflaz yapıyordu. Bense daha çok bambu kırıp ateş yakıyorum. * Burada cinsiyetsiziz. Aynaya bakıp kaşını gözünü inceleyemiyorsun. Gerçekten kendimi kadınlığımdan çok uzak hissediyorum. Bir an evvel birleşme partisi gelsin de en azından elbisemi giyeyim, temiz temiz saçlarla dans edeyim istiyorum.

 * Kulağımda kulaklık, temiz kıyafetler ve ayağımda spor ayakkabıyla yürüyüş yapmayı özledim. Tabii ki en büyük özlem aile, onu saymıyorum. Özgürlüğümü de özledim. * Başrol oynadığım “Figüran” gösterime girdi, ben izleyemedim. Babam film makinistiydi. Onun en büyük hayali filmimi benimle izlemekti, kısmet değilmiş.

- BERNA CANBELDEK: Burada duygular slalom! 

* Geçen sene benim için oyun yarım kalmıştı açıkçası. O yüzden koşa koşa geldim. Her şey beklediğim gibi ama açlığı unutmuşum. Keşke ona da hazırlıklı olsaymışım. * Eğer finale gidebilirsem Nadya, Begüm, Pascal, Merve Aydın gibi isimleri görmek isterim. Herkes için sevinirim ama benim favorilerim insani olarak onlar.

 * Kişisel nedenlerden dolayı Hakan ve Serenay’ın adadan gitmesini istiyorum. * Burada şartlardan dolayı duygular slalom. Hem hepimiz kardeşiz hem de uyuzuz birbirimize. * Zaman adada çok hızlı geçiyor. İki ay geçmiş, ne ara geçti anlamadım. Hindistan cevizini de seviyorum, bana göre problem yok.

MERVE AYDIN: Güçlü biriyim 

* Ahmet Dursun geçen seneden beri abim gibi gördüğüm ve sevdiğim biri. Geldiğini öğrenince ne kadar mutlu olduysam giderken de bir o kadar üzüldüm gerçekten. Almeda’la da çok yakın bir bağ kurduk. Onu adadan gönderince mahvoldum açıkçası. Onların buradan gitmesi beni çok üzdü, ama pes etmek bana göre değil. Güçlü bir karakterim. * Finalde yanımda Anıl olsun isterim. Kardeşim Ufukcan’a çok benziyor.

* Günde iki üç kez duşa giren, duş sonrası kremlerimi sürmezsem kendimi pis hisseden biriydim. Aştık bunları... Hazırlıklı geliyoruz sonuçta. Ama banyo, özellikle saç konusu beni deli ediyor. Sadece benim saçlarım rastalıymış gibi geliyor. Gerçekten iğrençler (gülüyor). Saçımın rengi açılıyor, kuaföre para versen bu rengi yapamaz diye kendimi avutuyorum.

 GÖNÜLLÜLER TAKIMI

HASAN YALNIZOĞLU: Herkesin cehennem dediği yere ev diyorum 

* Ben Rizeliyim. Oturduğun bank, yaptığımız çardak, içerideki masa ve sandalyeler memlekette gelişen el becerileri. Gün doğmadan ben doğuyorum ve çalışmaya başlıyorum. Bir şeyler üretmek zevk veriyor. Belki de herkesin cehennem dediği yere ben ev diyorum. * Açken de insanlara doğru davranmak önemli. 110 kilo geldim, şu an 90 kilo falanım. Dördüncü ayın sonunda ne olacak bilmiyorum. Bu sene Allstar diye şartlar çok daha zor. Tek bir durağan oyun yok. Hep hareketli ve parkurlar 50-60 metre. Dönünce bize özel bir tim kuracaklar, bordo bereli gibi olacağız diyoruz. Çünkü herkes bu parkurları oynuyor. Açlık ve psikoloji var, evet, ama en ağırı aileden uzak kalmak. * Hayatta en sevmediğim şey yanlış üslup. Karşımdaki bana sesini yükseltiyorsa ben de yükseltirim, vuruyorsa ben de vururum, ama hiçbir zaman ilk hamleyi yapmam! İyi insan olmak için elimden geleni yapıyorum ama biri benim şartlarımı zorlarsa iki adım ileri gidebilirim. Etkiye tepki benimkisi. Bir kişi bilerek ve isteyerek karşısındakini kırıyorsa kötüdür.

* Anıl, Doğukan, Hilmi Cem, Merve Aydın, Sahra ve Begüm’le Kıbrıs’a gidebiliriz gibi geliyor. Serenay belli değil ama Berna da olabilir. * Büyük ödülü alırsam Böbrek Vakfı’na bir diyaliz makinesi de ben almak istiyorum. Gözlerimiz bağlı bir oyunda yer almıştık. Yakın iki görme özürlü arkadaşım var. Biri Acun Medya’da çalışan Evren. Diğeri de bir bayan. Onların vakfıyla ilgili bir şey yapmak istiyorum. Geri kalanıyla da ev alırım. * Beni rakip diye düşman olarak gören Turabi. Kimse kimsenin düşmanı değil. Ben seçtiğim arkadaşlarımla finale kadar yürüyeceğimi düşünüyorum. Erkek olarak yalnızım ama sıkıntı değil.

TURABİ ÇAMKIRAN: Diskalifiye edilmesem sabah akşam Hakan’ı döverim 

* (Hakan’ın selamını iletiyorum Ünlüler adasından) Vay tavşan! Onun selamı bile alınmaz. Diskalifiye olayı olmasa sabah akşam döverim ben onu. * Birine dokununca adadan gideceğim. Acun abi açık bir yara koydu bana ve bu yarayı çakallar görüyor artık. Ama sıkıntı yok, biz hayata zorlukla başladık. Ağzımız var, sevinç gösterilerimiz var, biz de onlarla kafalarına kafalarına vururuz. Bir de arkamızda sevenlerimiz var. Onları da düşünmüyorlar!

* Son şampiyonum. Adamlar bol bol izlediler beni, açığımı da gördüler. En büyük rakip olarak beni görüyorlar. Yol yakınken bu rakibi ortadan kaldıralım diyorlar. 5 kuruş etmeyen insanlar için 500 binden olmaya gerek yok! Unvan maçındayım. Allstar yani 10 senenin kazananı. Para mı unvan mı derseler unvan derim. * Dobra olduğum için her şeyi söylüyorum. Bu adadakilerin arkadaşlığı konseye kadar. Aman beni yazmasınlar diye herkes birbirinin yalakalığını yapıyor. Bende o yok. Küçük insanlar konuşur, büyük insanlar konuşulur. Herkes beni konuşuyor. Elalemin derdi ben olmuşum, demek ki zamanında iyi koymuşum lafları.

ÖZLEM ÇALIN: Askerde bile yastığın, yemeğin, televizyonun var 

* Oyunlarda performans önemli ama psikoloji daha da önemli. Yerde yatıyoruz, açız, ailemizi özlüyoruz... Askerliğe benzetiyorum burayı. Gerçi askerde bile yastığın, yatağın, yemeğin hatta televizyonun var. Burada hiçbiri yok. Bütün özlemlerin bir arada bulunduğu yer. * Ada hayatında kendimizi yormamaya çalışıyoruz. Bol bol uyuyoruz. Hava karardıktan sonra yapacak pek bir şey yok. Günde 12 saat uyuyoruz. Çok şükür adada Hindistan cevizi ve bade var. Daha önceki Survivor’da Panama’daydım. Orada Hindistan cevizi yoktu, balık vardı. Koyun içinde de balık olmuyordu, çok açıklara gitmem gerekiyordu.

 * Ben dalgıcım. Bütün arkadaşlarım da zıpkıncıdır. Gökçeadalı’yım. Çocukluğumdan beri o arkadaşlarımla zıpkınla avlanmaya giderdim, akşam onu yerdik. Bu yüzden sık sık balık tutmaya gidiyorum. * Turabi güçlü bir oyuncu, oynamadığı zaman haliyle etkileniyoruz. * Geçen yıldan Sahra ile Berna arasında bir gerilim vardı. Onların yarışmalarını izlerken bir şey olacak mı diye geriliyoruz. Sonuçta ödül yemek. * Yemek yemeyi çok özlüyorum ama oyun kaybedince o hüznü adaya getirmiyorum. Eşimi, ailemi de özlüyorum ama özleme odaklanmıyorum. * Eski programda, açlıktan ölü kuş yemiştim!

 BOZOK GÖREN: Bebeğim için geldim 

* Adada birbirimizle fazla haşır neşir olmuyoruz. Kimse kimseyle konuşmuyor. İki grubuz. * Birinci Survivor’dan sonra “Bir daha gider misin?” demişlerdi, “Kesinlikle giderim” demiştim. Acun, Allstar yapmaya karar verince ben de yer almak istedim. Üçüncüsünü yaparlarsa, kızım da izin verirse yine giderim. 6 aylık bir bebeğim var. Zaten buraya da onun için, kazanmak için geldim.

 * Büyük ödülü alırsam kızımın geleceğine harcayacağım. Arabaya ya da eve ihtiyacım yok. * Kıbrıs’a gidersem yanımda Turabi, Hilmi Cem ve Doğukan olsun isterim. Pascal ve Hakan sonuna kadar kalamaz. Anıl’ın iyileşebileceğini de zannetmiyorum.

- ECE BEGÜM YÜCETAN: Makyaj ve topuklu ayakkabıyı özlüyorum 

* Ada hayatı çok zorlayıcı. Bitmeyen bir özlem duygusu ve açlık var. * Parkurda takım olabiliyoruz ama adada takım olamıyoruz. Olabildiğince yapıcı olmaya çalıştım ama olmuyor. Rakibimiz karşı takımken, sürekli kendi sorunlarımızı konuşmaktan buna odaklanamıyoruz. * Normal hayatımda çok yapmazdım ama makyajı özledim. Bir de topuklu ayakkabı giymeyi. Temiz giyinmeyi ve duş almayı da. Saçlarım açılmıyor artık. Ellerimizle suda açmaya çalışıyoruz, yine düğüm oluyorlar. * Fırsatları hep önüme geldikten sonra değerlendiriyorum. Büyük ödülü kazanırsam ne yaparım bilmem ama bir restoran açmak istiyorum. Ev ve araba almak da hayallerim arasında... * Turabi kendine bir düşman seçiyor ve tanımadan yoluna devam etmek istiyor. Beni hiç tanımayan bir insanın hakkımda yorum yapması garip geliyor. Ne yaşadı hayatında da böyle.

SAHRA IŞIK: Ben olamazsam Hasan birinci olsun 

* Kadınlar Survivor’da daha çok zorlanıyor, bu bir gerçek. * Normalde de hırslı olduğum için yarışmalarda çok bağırıp çağırıyorum. Günlük hayatımda sempatik, neşeli, sakin bir karakterim var ama burada ne yazık ki o yönümü yansıtamıyorum. * İnsanların halimizi anlaması çok zor. Tok açın halinden ne anlar diye bir söz var ya, aynen öyle. Açlık bizi bambaşka bir boyuta geçiriyor. * Ciddi bir sakatlık geçirdim bu yıl. Dizim dönüyordu neredeyse. Emar çekildim ve dizimin arkasında bir kitle bulundu. Ameliyatla alınabilirmiş ya da kortizon iğnesi olarak tedavisi gerçekleşebilirmiş. Yüklendikçe ağrım devam ediyor.

* Turabi ile aynı adada olduğumu duyduğum an “Ben ne yapacağım!” dedim. Gerçekten onunla mücadele etmek yarışlardan daha zor benim için. Oyunlar dışında hiçbir şekilde diyalog kurmuyoruz. Yemekleri genelde ben yapıyorum, hiç konuşmadan yemeğini alıp gidiyor. Kendisi kin ve nefretle besleniyor. Finalden bir adım önce elenmiştim geçen sene. Bu yıl finale gitmek için elimden gelen her şeyi yapacağım. Turabi’nin moralimi bozmasına izin vermeyeceğim. * Kıbrıs’taki büyük finalde Hasan, Merve Aydın, Hilmi Cem ve kendimi hayal ediyorum. Ben birinci olamazsam Hasan olsun isterim. * Büyük ödülü kazanırsam anneme ev almak istiyorum. Erkek kardeşim var, onun okul masraflarını karşılarım. * En çok gülen gözleri ve tok karnı özledim. Gece yatarken de, sabah kalktığımda da yemek düşünüyorum. Hindistan cevizinden artık midem bulanıyor.

NADYA ZAGLİ: Eski kocamın kız arkadaşı karşı sahilde duruyor 

* 2006’da Survivor Yunanistan-Türkiye’de sonlara doğru Türkçe öğrenmeye başlamıştım. Selim’le (eski eşi Selim Sabah) 5-6 yıl evli kaldık, hem Atina hem de İstanbul’da yaşadık. Türkçe artık konuşamasam da rahatça anladığım bir dil. Yabancı olmaktan dolayı adada problem yaşamıyorum. * Açlıktan ölüyorum. 45 günde 7 kilo kaybettim. Yemek gerçekten mucizevi bir şey. Eğer yemek varsa etrafta herkes mutlu oluyor. * Oyunlarda sakinim çünkü tamamen oyuna odaklanıyorum. Değilsem birini yiyebileceğime emin olabilirsin (gülüyor). Açlıktan ağlıyorum resmen.

* Adada iki grup var. Gidiyoruz, oyun oynuyoruz, kazanıyoruz ya da kaybediyoruz. Adaya geri döndüğümüzde herkes köşelerine çekiliyor. Hepimiz birbirimizden nefret ediyoruz ama takım olarak iyiyiz. * Geçen Survivor’da parayı, yemeği adada bulamamıştım ama aşkı bulmuştum. Selim’le 4 muhteşem yıl geçirdik. Ona çok saygı duyuyorum. Ama ikimiz de genç ve aptaldık. Her şey neyse ki güzel bitti. Hâlâ görüşüyoruz. Kız arkadaşını da tanıyorum. Karşı sahilimde kalıyor (Merve Oflaz). Benim de erkek arkadaşım var. Konuşurken gülüp eğleniyoruz.

HİLMİ CEM İNTEPE: Aksiyon oyuncusu olmak istiyorum 

* (Elinde küp doğranmış Hindistan cevizi ile karşılıyor) Allah günah yazmasın da Hindistan cevizi ile burada ilişkim biter! * Taze yenilebileceği gibi ateş yakıp közde mangalcı gibi çevirebiliyorsun, bambaşka bir tadı oluyor. Bir de yağ ve deniz suyuyla kavuruyorsun. Doyuruyor mu, doyurmuyor. 50 gündür bunu yiyoruz düşünün. * Bence burada detoks yapıyoruz. Burada zayıflıyorsun ama sağlıklı hissediyorsun. Bir daha da böyle bir ortama ne zaman düşersin ki? Bu hepimiz için son artık. * Diğer takım arkadaşlarıma Turabi kadar güvenmiyorum. Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor.

* Turabi sinirlerine hakim olamayan biri. İçinden geldiği gibi konuşuyor. Ama bazen susmak da asalettir. Ona her zaman söylüyorum “sakin ol” diye. Çünkü karşı takımda Turabi’nin huyunu çözen kişiler oldu. Her sabah Turabi’yi “diskalifiye var” diye başlatıyorum güne. * Finale Turabi ile gitmek isterim. Anıl günlük hayatta da görüştüğüm biri, o da olsun. * Survivor’da birinci olduktan sonra oyunculuk yaptım. Finalde “Ev alacağım” demiştim, aldım. Ben aksiyon oyuncusu olmak istiyorum. Bu alanda bir boşluk var. En son Cüneyt Arkın yaptı, orada kaldık. Akrobatım, spor okulum var. Oyunculuk eğitimine de devam ediyorum.

http://www.piramithaber.com/medya/dominikte-neler-oluyor-h52040.html



Anahtar Kelimeler:
dominik te neler oluyor
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.