Tatlı dillim güler yüzlüm neredesin sen?

74 yıllık bir çınar, bir halk efsanesi, Yaşar Kemal'in deyişiyle bozkırın tezenesi... O Neşet Ertaş, abdallık kültürünün son büyük temsilcisi ve halkın ozanı. 2012'de kaybettiğimiz usta ismi 14 albüm kapağıyla anıyoruz

Tatlı dillim güler yüzlüm neredesin sen?

Gitme Leylam, Neredesin Sen, Sabreyle Gönül... Sanki onun ardından söyleyelim diye dillendirmiş bu eserleri Neşet Ertaş. Halk müziğinin en büyük efsanelerinden olan, bağlamanın efendisi Neşet Ertaş'ı buhün kaybedişimizin üçüncü yıl dönümü. Tamburun, kemanın elinde dile geldiği, Kırşehir'in bağrından halkın bağrına bir yolculuğu 14 albüm kapağıyla andığımız bu listemizde, Ertaş'ın hayatından kesitler bulacaksınız.

1. Babadan oğula geçen ustalık

Neşet Ertaş, saz ustası babası Muharrem Ertaş'ın evladı olarak dünyaya geldiğinde sene 1938'di.

2. Erken yaşta ortaya çıkan yetenek

Çocukluğu köy hayatının içinde geçen Ertaş, ilkokulda keman ve bağlama çalabiliyordu. Babası oğlundaki yeteneği gördükten sonra, Ertaş'ı yörenin düğünlerinde birlikte saz çalmaya götürmeye başlamıştı.

3. Kendi dilinden Ertaş

Ertaş ünlendikten sonra etkilendiği tek kişi olarak babası Muharrem Ertaş'ı işaret etmiş ve "Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız" demiştir. Buna bağlı olarak da 1957'de ilk plağını çıkartmak için geldiği İstanbul'da Şen Çalar Plak'a, babasına ait olan bir türküyü seslendirerek adımını atmıştır. O türkünün adı; "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" dür.

4. İstanbul, Ankara, Almanya üçgeni

Neşet Ertaş'ın ilk plağının başarısının ardından peşi sıra albüm çalışmaları ve konserler gelmiştir. Bir süre sonra Ankara'ya yerleşen Neşet Ertaş, sonrasında yaşadığı sağlık sıkıntıları sebebiyle, tedavi için Almanya'ya gitmiştir. Çocuklarının eğitimi ve çalışmaları için uzun bir süre Almanya'da yaşayan Ertaş sahnelerden uzak kalmıştır.

5. Halkın sanatçısı

Neşet Ertaş, Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine "Devlet Sanatçılığı" teklifinde bulunduğundan bahseder. Demirel'in bu teklifine ise kendi cümleleriyle şöyle yanıt vermiştir; "Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım."

6. Yaşayan Hazine

Unesco, hayatta olduğu dönemde Neşet Ertaş'ı "Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi" ne bağlı olarak, Türkiye envanterinde "Ulusal yaşayan insan hazinesi" olarak kabul etmiştir.

7. Fahri Doktora

2011 yılında İTÜ Devlet Konservatuarı, Ertaş'a Fahri Doktora ödülünü takdim etmiştir. Eserleri ders olarak okutulmuştur.

8. Albümler

Resmi olarak 1957-1998 arasında 22  albümü çıkan Neşet Ertaş'ın bu çalışmaları şu anda paha biçilmez eserler olarak kabul edilmektedir.

9. Hayran albümleri

Neşet Ertaş hayranları 1957-1979 yıllarında, resmi olmayan hatta Neşet Ertaş'ın haberinin bile olmadığı 20'ye yakın toplama albümle karşılaşmışlardır.

10. Neşet Ertaş Külliyatı

Neşet Ertaş Albümlerinin yanı sıra 15 seriden oluşan bir de külliyata sahiptir. Çeşitli yıllar arasında yaptığı kayıtlardan oluşan bu eserlerin sonuncusu "Neşet Ertaş 2008" adı altında derlenmiştir.

11.  62 yıl

1950'den 2012'ye kadar dolu dolu bir müzik hayatı yaşayan Ertaş, abdallık kültürünü 62 yıl boyunca başarıyla temsil etmiş ve halkın yüreğine işlemiştir.

12. İnsan olarak Neşet Ertaş

Ozanlık, abdallık, üstatlık, sanatçılık, müzisyenlik... Kendisiyle özdeşleşen tüm ünvanların ötesinde "insan olmak" Neşet Ertaş'ın, halka gösterdiği en güzel yönüdür. Hoşgörü, açık yüreklilik, dürüstlük ve her şeyden önce halk diyebilmek onun belki de bıraktığı en büyük mirastır. Ve belki bu yüzden tartışmasız herkesin üstadı olarak kabul görür.

13. Ailesi

Neşet Ertaş , Ankara'da çalıştığı dönemde eşi Leyla Hanım'la tanışıp evlenmiş ve üç çocuk sahibi olmuştur. Leyla Ertaş da albümleri çıkan değerli bir sestir.

14. Kötü yıllar

Bu çiçek gibi ömrün kötü yılları da olmadı değil. 1978 yılında parmakları felç olduğunda Neşet Ertaş hayatının en kötü dönemini yaşadı. Müzisyenlikten başka mesleği olmadığı için, işsiz kaldı ve tedavi olacak parayı da bulamadı. Ailesiyle Almanya'ya gitti ve sağlığına kavuşana kadar karanlık bir dönem yaşadı.

Özlüyoruz

Neşet Ertaş, 2012'de İzmir'de tedavi görmekte olduğu hastanede prostat kanseri sebebiyle hayata gözlerini yumalı iki yıl oldu.

Anıyoruz

Türk halk müziğini kuşaklardan kuşaklara taşıyan bu efsane sanatçı ve güzel insanı ölümünün yıldönümünde anıyoruz.

Cennet'ten bir sofra

O şimdi çok uzaklarda ve eminiz ki, onun gibi kaybettiğimiz değerli sanatçılarımızla birlikte...

 

Kaynak: Yurt Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.