Cumhurbaşkanı Erdoğan: Teröristlerin yanında görüntü verenler için yolun sonu gelmiştir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Artvin Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali açılışında gündeme dair konuları ele aldı. Teröre destek veren besleyen ve bu noktaya gelmesini sağlayanlar için yolun sonu gelmiştir mesajı vedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Teröristlerin yanında görüntü verenler için yolun sonu gelmiştir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Teröristlerin yanında görüntü verenler için yolun sonu gelmiştir - Artvin'de bugün Türkiye'nin en büyük dünyanında 5'inci büyük barajı olan Yusufeli Barajı açılış törenine katılım sağlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, okyanusun öbür ucuna ve bölgesel etkinlik kazanmaya çalışan ülkelere karşı sert konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Artvn Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Yeni Bağlantı Yolları ve Tünelleri ile birlikte tahliyesi gerçekleştiren vatandaşlara yapılan Yeni Yerleşim Bölgesi Açılış Töreni'ne katıldı.

YUSUFELİ BARAJI AÇILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ele aldığı konu başlıkları açıklaması:

'Bugün Cumhuriyet tarihinin en gurur verici eserlerinden Yusufeli Barajı'nın yanı sıra bu eserin mütemmim cüzleri olarak gördüğümüz bağlantı yolları ve tünelleriyle yeni yerleşim bölgesinin açılış töreni vesilesiyle sizlerle birlikteyiz. Barajımızın, yollarımızın, tünellerimizin ve yerleşim yerimizin ülkemize, milletimize, bilhassa da siz Yusufelili kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.

YENİ YERLEŞİM BİRİMLERİ HAYIRLI OLSUN

Yeni Yusufeli, 2698 konut, 507 köy evi, 296 iş yeri, 37 dükkanlı bir sanayi sitesi, 25 yataklı hastane, ana sınıfından lisesine kadar 9 okul, yurt, spor salonu, 7 köy, ayrıca tüm kamu ve hizmet binalarıyla sıfırdan kuruldu. Her türlü altyapısı ve üstyapısıyla oldukça ferah bir şekilde tasarlanan yeni Yusufeli, eskisinin iki katı büyüklükte bir alana sahiptir. İlçenin ulaşım ihtiyacı için bünyesindeki 39 tüneli ve 21 köprüsüyle 110 kilometre yeni yol yapılmıştır. Bundan 20 yıl önce Türkiye'nin toplam tünel uzunluğu 50 kilometreyken biz sadece Yusufeli'nde köy yollarındakilerle birlikte 62 kilometre tünel inşa ettik.

2,5 MİLYON KONUT VE 750 BİN TOGG OTOMOBİLİN ENERJİSİNİ KARŞILAYACAK

Yusufeli için yaptığımız yollarla Kafkaslar ve Karadeniz Bölgesi'nin kuzey-güney aksındaki trafiğin de güvenliğini ve konforunu artırdık. Dikilen 20 bin ağacı, 75 binin üzerinde fidanı ve serilen 40 bin metrekareyi geçen çimleriyle yemyeşil bir Yusufeli ortaya çıktı. Baraj gölü içinde kalan 800 bin metreküp verimli toprak da yeni yerleşim yerine taşınarak ilçenin hiçbir imkanı heba edilmemiştir. Elbette böylesine devasa bir projede bazı eksikler olabilir. Bunların da süratle giderileceğinden şüpheniz olmasın. Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali, 100 katlı bir gökdelene denk olan 275 metre yüksekliğiyle ülkemizde ilk, dünyada da kendi sınıfında beşinci sırada yer almaktadır. Kurulu gücü 558 megavat olan bu barajda üretilecek yıllık 1 milyar 900 milyon kilovatsaat enerji ekonomimize senelik 5 milyar liralık katma değer temin edecektir. Allah göstermesin bir enerji sıkıntısı olsa sadece burası 1,5 yıl enerjiyi temin eder. Bu baraj, aynı zamanda Çoruh Nehri'nin devamındaki Artvin, Deriner, Borçka ve Muratlı barajlarının en yüksek verimle çalışmasını sağlayacaktır. Su depolama kapasitesi 2,3 milyar metreküp olan Yusufeli Barajı'nın enerji üretim kapasitesi 2,5 milyon konutun veya 750 bin Togg otomobilinin enerji ihtiyacını tek başına karşılayacak düzeydedir.

ESER VE HİZMETLERLE ASIRLIK EKSİKLİLER GİDERİLDİ

Türkiye'nin son 20 yılında ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerle asırlık eksiklerini gidermekle kalmadık, ülkemizi daha büyük hedeflere yöneldiğimiz bir geleceğe de hazırladık. Dikkat ederseniz hemen her konuşmamda 2002 Türkiye'siyle bugünkü Türkiye'nin mukayesesini rakamlarla, örneklerle yapmaya özel önem veriyorum.

Peki bunca yatırımı, bunca emeği, bunca çabayı niye gösterdik? Biz sizi seviyoruz. Biz bu milleti seviyoruz be… Bizim bu millete bir aşkımız var aşkımız. Biz bu vatan için, bu millet için varız. Türkiye için, Türkiye sevdalısı olarak bu yolda yürüdük, yürüyoruz. Üstelik sadece altyapıyla kalmadık. Demokrasimizi, hak ve özgürlüklerimizi geliştirmek için de destansı bir mücadele yürüttük. Halbuki biz de daha önceki 80 yılda hep yapılageldiği gibi günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı sadece siyasi polemiklerle, çekişmelerle, lafla geçirip hiç riske girmeden hayatımızı sürdürebilirdik. Tam tersine ülkemizin demokrasi ve kalkınma atılımlarını gerçekleştirirken önümüze hangi engellerin çıkarıldığını, hangi tuzakların kurulduğunu en iyi sizler biliyorsunuz.

TERÖRİSTLERİN YANINDA GÖRÜNTÜ VERDİREREK OYALAYANLARIN SONU GELMİŞTİR

Kendilerini en güvenli hissettiği yerde başına yağan bombaları hazmedemeyen terör örgütü bu defa da sınır bölgelerimizdeki sivil yapıları ve insanları hedef almıştır. Bu vesileyle Karkamış'ta hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. 4 yaşında çocuk ya. 4 yaşında şehidimiz, 22 yaşında öğretmenimiz rahmetli oldular. İnşallah bu kardeşlerimizin dökülen tek damla kanı dahi boşa gitmeyecektir. Ülkemiz sınırlarına ve vatandaşlarına yönelik saldırıların kaynakları bellidir. Bu bölgedeki teröristlerin her birinin kimliğini, yerini, sicilini biliyoruz. Aynı şekilde bu teröristleri kimlerin himaye ettiğini, silahlandırdığını, cesaretlendirdiğini de çok iyi biliyoruz. Sabrımız, çaresizliğimizden veya kifayetsizliğimizden değil, sabrımız bir hukuk devleti olarak diplomasiye, yaptığımız anlaşmalara ülke olarak bize verilen sözlere sonuna kadar riayet etme hassasiyetimizdendir. Burada Yusufeli'nden açıkça ilan ediyorum. Biz Suriye sınırlarımızın güvenliğe kavuşturulması hususunda verdiğimiz her söze, yaptığımız her anlaşmaya riayet ederek üzerimize düşenleri ziyadesiyle yerine getirdik. Türkiye'yi harf oyunlarıyla terör örgütünün ismini değiştirerek teröristlerin yanında kendi askerlerine görüntü verdirerek oyalayacaklarını sananlar için yolun sonu gelmiştir.' açıklamalarında bulundu.

Pençe-Kilit Kara Harekatı sinyalini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınır bölgelerimizde yer alan şehirlerimize saldıran teröristlerin, destek verenleri, siyasi arenada avukat görevi üstlenenlerin her birinin sonu geldiğini belirtti.