Erdoğan'a sert tepki: Bedenimizde bizim kararda bizim

Kamu İş MYK üyesi Semra Pektopal Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nüfus planlamasıyla ilgili sözlerine sert tepki gösterdi....

Haberler 05.06.2016, 13:27
Erdoğan'a sert tepki: Bedenimizde bizim kararda bizim
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın TÜRGEV'in kuruluş yıldönümünde nüfus planlaması ile ilgili yaptığı konuşmalara tepkiler gelmeye devam. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri Semra PEKTOPAL yaptığı açıklama ile tepkisini şu şekilde dile getirdi;

Tayyip Erdoğan, oğlu Bilal'in de ortağı olduğu TÜRGEV'in kuruluş yıldönümünde “zürriyetimizi arttıracağız, neslimizi çoğaltacağız. Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayışın içinde olamaz ve burada birinci görev annelerdedir.” açıklaması, kadınların ve ailelerin tercihlerine ipotek koyan ve onları yok sayan bir anlayıştır.
 
Tayyip Erdoğan, tüm işini gücünü bırakmış ve yine insanların mahremlerine, ailelerin iç işleyişine kadar el atmıştır. Hatırlayacağınız üzere daha önce ki yıllarda da "en az üç çocuk yapın", "kadın erkek ile eşit olamaz" demiş, "doğum kontrolünü de "ihanet olarak nitelendirmişti.
 
Tayyip Erdoğan'ın bu isteğini duyan ve ülkemizi bilmeyenler; işsizlik, pahalılık, diye bir problemimiz olmadığını, halkımızın çocuklarının tüm zorunlu ihtiyaçlarını hiç sıkıntı yaşamadan çözebildiğini, kadınların  özgürlük, eşitlik, düşünce özgürlüğü, bilgilenme ve eğitim, evlenme ve aile kurma konularında seçim yapma, çocuk sahibi olup olmamaya karar verme, sağlık bakımı alma, bilimsel gelişmelerden yararlanmaları konularında her şeyin tıkır tıkır yürüdüğünü, anne ve çocuk ölümleri sorununun en aza indirildiğini, ülkemizin günlük güneşlik içinde olduğunu ve tek derdimizin de "genç nüfus oranında hızla bir düşüş"ün yaşandığını ve bu telaşın ve söylemlerin de o yüzden söylendiğini sanır.
 
Oysa, iktidar oldukları 2002 yılından bu yana ülkemizde kadın cinayetleri ve kadına şiddet % 1400 arttı, yine çocuğuna simit alamadığı ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamadığı için intihar eden babaların sayıları her geçen gün çoğaldı. Bu sorunları çözmek yerine,  kadınların bedeni üzerinde siyaset yapmanın, onların tercihlerini ipotek altına almanın altında yatan tek neden, ülkemizi ortaçağın karanlıklarına yani şeriat düzenine götürmek yatmaktadır.  Tayyip Erdoğan bu söylemleri ve yaklaşımları ile kadın bedeni üzerinden siyaset yaparak ülkemizi o çok arzu ettiği şeriat düzenine götürmek istemektedir.  
 
Kimin ne kadar Müslüman olduğuna ve müslüman sayılacağına Tayyip Erdoğan karar veremez.  Tayyip Erdoğan'ın bu istediği ve dayatması ile alenen Anayasal bir suç işlemektedir. Anayasamızın  41. maddesi, “Temel sağlık hizmetlerinden olan aile planlaması; ailelerin istedikleri sayıda, istedikleri zamanda ve sağlıklı aralıklarla, bakabilecekleri kadar çocuk sahibi olmaları olarak tanımlanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nde bireylerin aile planlaması hizmetlerinden en geniş şekilde yararlanması sağlanarak anne ve bebek ölümlerinin azaltılması ve sağlıklı bir toplum oluşması hedeflenmiştir. Uluslararası Aile Planlaması Derneği (IPPF) tarafından yayımlanan ve Sağlık Bakanlığı'nca ulusal düzeyde benimsenen bildirgeye göre ise üreme hakları çerçevesinde kadının;  yaşama, özgürlük, eşitlik, mahremiyet, düşünce özgürlüğü, bilgilenme ve eğitim, evlenme ve aile kurma konularında seçim yapma, çocuk sahibi olup olmamaya karar verme, sağlık bakımı alma ve sağlığın korunması, bilimsel gelişmelerden yararlanma hakları olarak yasal çerçevede ele alınmaktadır. Bu hakların temel insan hakları arasında yer aldığı unutulmamalıdır.” der. Bu maddeden de anlaşıldığı gibi, aile planlaması ve eğitimi bizzat devletin görevidir.
 
Kadınlar kendi bedenleri ile ilgili kararları ve kaç çocuk yapacakları ile ilgili kararları kendilerini ilgilendirir. AKP iktidarının ve Tayyip Erdoğan'ın bu söylemlerine ve ülkemizi götürmek istedikleri ortaçağ karanlığına karşı mücadele etmeliyiz. Toplumumuzun ve kadınların ayağında bir pranga işlevi gören din normlarıyla yönetilmesine karşı çıkmalıyız.  Bunun içinde; cemaatlere, tarikatlara çağdışı, akıl dışı ve laik dünya görüşünden bizleri uzaklaştıracak her türlü girişimin karşısında yer almalı, laiklik ve Cumhuriyetimize her zamankinden daha çok sahip çıkmalıyız.
 
Biz kadınlara dayatılan işsizliğin, pahalılığın, zammın, zulmün özelleştirmelerin emperyalizmin kanlı savaşlarının yine tırmandırılan şovenizme karşı, kadın hak ve özgürlüklerini büyütmek, sömürün kaynağı olan emperyalist düzene ve ortaçağcı karanlık şeriat düzenine karşı yaşamın her alanında ama her alanında örgütlenmek zorundayız.
Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret:OmniTicaret
APK Dayı'dan hile apk indirebilirsiniz.
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@