2011 yılında dillendirmeye başladığımız ve iki yıldır eyleme dönüştürdüğümüz nöbete ücret talebimiz, öğretmenler odasından aldığımız güçle devam ediyor. Nöbet hizmetlerinin ücretlendirilmesi ve nöbette geçen sürenin öğretmenlerin normuna sayılmasına dikkat çekmek amacıyla ‘’Ücret yoksa, nöbet yok’’ eylemi 12 Haziran’a kadar aralıksız devam edecektir. Nöbetin angarya olduğunu, angaryanın anayasaya göre suç sayıldığını, devletin diğer kamu çalışanlarına ödediği nöbet ücretini öğretmenlere de ödenmesiyle ilgili haklı talebimizin bu gün ne kadar doğru bir yerde olduğunu görmekteyiz. Eğitim-İş’ in öncülüğünde başlayan nöbet eylemine diğer sendikaların da destekleme kararı eğitim emekçilerinin mücadelesinin gücünü artırmıştır. Birlik ve beraberlik içindeki bu mücadelede kazanım, tüm emekçilerin olacaktır.

           Süreç ortak sorunlar ve mesleki hak ve özgürlüklerimizle ilgili birleşmekten başka çözümün olmadığı noktasındadır. Çünkü artık sendikal özgürlüklerimiz tehdit altındadır. Demokrasi ve sınıf mücadelesinin giderek zorlaştığı, emek örgütlerinin grev haklarının engellendiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde hak arama mücadelesinde örgütlü güçlerimizi birleştirmekten başka çare kalmadığı ortadadır. Eğer, İç Güvenlik Paketi meclisten geçerse, ülke polis devletine dönüşecektir. Sendikal eylemlerimizle ilgili son derece tehlikeli olan bu durumun ağır sonuçlarına örgütlü güçler maruz kalacaktır. Çünkü siyasi iktidar hak arayan bir toplum, karşısında örgütlü güç istememektedir. Her türlü demokratik hakkımızı aramak için yapılan eylem ve yürüyüşler, mülkü amirlerce terör bahane edilerek engellenebilecek ve katılımcılar terörist muamelesiyle karşı karşıya kalabileceklerdir. Eylemlere katılanlara hapis cezasından, silah kullanılmasına  kadar şiddetin önünü açacak olan iç güvenlik  paketi, polis devletini kurumsallaştıracaktır. 20 Aralık Tandoğan’da ‘’Laik Eğitim ve Emeğe Saygı’’ için yürüyen Eğitim-İş’e yapılan saldırılar bunun en somut örneği olmuş, iktidarın ileri demokrasi anlayışını ortaya koymuştur. Çıkarmayı düşündüğü bu yasa ile kendine karşı direnç oluşturabilecek tüm meşru taleplerin önünü  kesip, baskı ve zulümle sindirecektir.

             Nöbet eylemi nedeniyle iktidarın ve uygulayıcılarının eğitim emekçileri üzerinde oluşturmaya başladığı baskı ve yıldırma gayretlerinin yanında, birde polis tehdidi eklenmeye çalışılmaktadır. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı sendikal eyleme katılan kamu görevlilerinin sendika hakkına müdahale nedeniyle 51. madenin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Söz konusu sendikal eylem niteliğindeki nöbet tutmama eylemine ceza verilemeyeceğine Danıştay’ın kararı bulunmasına rağmen öğretmenlere vicdan yaptırılmakta, soruşturma açmakla tehdit edilmekte, ceza ile korkutulmaktadır. Eğitim emekçilerinin örgütlü gücü, anti demokratik uygulamalara yenik düşmeyecektir.

             İkinci yarı yılımızın tüm meslektaşlarıma, öğrencilerimize, eğitim çalışanlarına ve velilerimize sağlıklı, başarılı olması dileklerimle, tüm çalışanlarımızı bir kez daha güçlünün yanında değil, hak arayan ve özde demokrasiyi  içselleştirmiş örgütlerde mücadele etmeye davet ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.