Eğitim Yöneticisi Mi? Kapı Kulu Mu?

Gelişmiş ülkelere bakıldığında eğitim sistemlerinde fazla değişikliklere gidilmez. Kurulmuş bulunan sistemde değişiklikler küçük ölçüde yapılır.

Eğitim Yöneticisi Mi? Kapı Kulu Mu?

Gelişmiş ülkelere bakıldığında eğitim sistemlerinde fazla değişikliklere gidilmez. Kurulmuş bulunan sistemde değişiklikler küçük ölçüde yapılır. Devrim niteliğindeki büyük değişiklikler sadece gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkelerde görülmektedir. Bu ülkelerde eğitim sisteminin çıktıları ile oynamak devlet politikası olmaktan öte hükümet politikası olarak görülmektedir. Bu nedenle hükümet değişikliği, hatta aynı hükümet içinde bakan değişikliği bile köklü değişiklikleri beraberinde getirir. Böyle olunca da eğitim sistemi yap-boz tahtasına dönmektedir. Çıktının niteliği ile ilgilenilmez, önemli olan sayısıdır.

Daha önce yazmıştım. Eğitimde yönetimsel değişiklikler yapılmakta. İl yöneticileri, ilçe yöneticileri, okul müdürleri ve müdür yardımcıları değiştirildi. Kriter tek; yandaş sendika, ya da yandaş politikaları destekleme. Durum böyle olunca liyakat falan hak getire. Şimdi herhangi bir okul ya da kuruma müdür olarak birini atayalım. Burada tek kriter malum sendikanın üyesi olmak. Yönetmelik 4 yıl için atanır diyor. Ama gerekli görüldüğünde değişikliğe de gidilebiliyor. Yani okul müdürü, il müdürünün iki dudağı arasından çıkacak kelama bağlı. Aslında o da değil. İlgili sendikanın başkanı desek daha doğru olur. Çünkü, ilgili sendikanın seçimlerinin yapılacağı dönemde ilgili il ilçe müdürleri ile ilgili sendikacılar toplantılar düzenlediler. Bu toplantılarda yapılacak olan atamaların sendika tarafından yapılacağı sözleri verildi.  Böyle olunca ilgili sendikanın başkanı bir müdürü sevmezse ertesi gün kendisini alaşağı edebilecek. Bu durumda ilgili okul müdürü kanun, yönetmelik, genelge ve yönergelerden aldığı gücü kullanabilir mi? Kendisinden beklenen biat etmesinin dışında bir karar alabilir mi? Ya da acil durumlarda kendi başına yönetsel karar verebilir mi? Karar veremez, biat dışında bir seçeneği de olamaz. En küçük bir sorun olduğunda hemen telefona sarılıp üstüne ne yapacağını sorar. Aksini beklemek ahmaklık olur.

Bulunduğu göreve liyakat ile gelmeyen, birilerinin ihsan etmesi ile müdür olan birinden iyi bir yönetim beklenir mi? Her şeyi üstüne sorduğunda çalışanların gözünde pozisyonu ne olur? Şu uygunsuz işi gör dendiğinde ne yapar? Belli bir görüşün temsilcisi olmasından dolayı tarafsız müdürlük yapabilir mi? Kendisi diken üstünde duruyorken nasıl doğru karar verebilir? Okulunda iş barışını sağlayabilir mi? Tüm çalışanlarını aynı yüksek motivasyon ile işe koşabilir mi? Soruları çoğaltabiliriz. Çoğaltamayacağımız tek şey evet cevabıdır. Bu türden yöneticiler sadece kendi paçasını kurtarmayı ve üstünün emirlerini yerine getirebilmeyi düşünür. Bu şartlarda iyi bir eğitim ya da öğretim olur mu? Güldürmeyin, elbette olmaz. Biat kültürü ile de bir yere varılmaz. Bir yere varılmak isteniyorsa tabi ki.

Hüseyin ASAR 

KamuGundemi.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.