“Türkiye evde kalsın ama işçiler ölsün mü?”

İnsanca Yaşam Platformu, çalışmakta olan işçiler için karantina uygulanmamasına tepki gösterdi.

Haberler 21.04.2020, 00:02
“Türkiye evde kalsın ama işçiler ölsün mü?”

İnsanca Yaşam Platformu, çalışmakta olan işçiler için karantina uygulanmamasına tepki gösterdi.

Milyonlarca insanın yaşamının tehlikede olduğunu savunan Platform Başkanı Cihan Katar şunları söyledi; “Adeta can pazarındayız. Üretim azalsa ne olur? Siparişler gecikse ne olur? Kârlar düşse ne olur? Covid- 19 ile mücadelenin en etkin yolunun evde kalmak ve teması kesmek olduğu ısrarla söyleniyor. Aklın ve bilimin gösterdiği çözüm bu. Fakat aklın ve bilimin bu yegâne çözümü işçiler söz konusu olunca bir kenara itiliyor. Eğer evde kalmak yegâne çözüm ise bunun mantıksal sonucu zorunlu ve acil mal ve hizmet üretimi dışında işlerin salgın süresince durdurulmasıdır. İşçiler servislerle işe gidiyor. Toplu taşıma araçları kullanıyor. Fabrikalarda, tezgâhlarda, bürolarda, yemekhanelere bir aradalar. Milyonlarca işçi işe giderken Türkiye nasıl evde kalacak?”

“VİRÜS İŞÇİLERE BULAŞMIYOR MU?”

“Covid-19 ile alınan önlemlerin pek çoğundan sınıf şımarıklığı ve sınıfsal tercihler akıyor” diyen Katar şöyle devam etti: “Covid-19 ile mücadele giderek daha fazla sınıfsal karakter arz ediyor. Varlıklı sınıflar ve geliri olanlar evde kalabilirken, işgücünden başka tutunacak dalı olmayanlar işe gitmek zorunda. Evde kal çağrısı adeta “işçiler hariç evde kalın” haline geldi. İşçiler hasta olmaz mı? Virüs onlara bulaşmaz mı? Onlar eşit yurttaşlar değil mi? Covid-19 ırk, dil, din, cinsiyet, milliyet ayırmıyor. Ama virüsle mücadelede ve virüsten korunmada açık bir sınıfsal ayrımcılık olduğunu gizlemek mümkün mü? Eğer Covid-19 ile mücadelede sınıf ayrımcılığı olmasaydı yapılacak şey basitti. Zorunlu ve acil işler dışında tüm işleri durdurmak ve işleri ve gelirleri devlet güvencesine almak. Oysa bunun tam tersi yapılıyor”

“GENÇ İŞÇİLER ÖLEBİLİR!”

Yüz binlerce genç işçinin virüsle baş başa işe gideceğini vurgulayan Katar; “Bu kararların altına imza atanlar 18 yaşındaki çocuğunu virüsle baş başa işe gönderiyor mu? İnsaf diyorum, izan diyorum, vicdan diyorum! 20 yaş altı genç işçilere birkaç milyar lira devlet desteği vermek yerine onları virüsle baş başa, karın tokluğuna işe yollamak nasıl bir zihniyet! Oysa bu genç işçilere üç ay boyunca asgari ücret desteği sağlansaydı 5,5 milyar TL yeterdi. 811 bin gence 5,5 milyar TL ödemek yerine onları ölümüne çalışmaya göndermek nasıl bir zihniyet. İpini koparmış kapitalizm bundan iyi anlatılamazdı. Covid-19 kapitalizmin üstündeki kirli ve riyakâr örtüyü kaldırıp attı. Yönetim Kurulu toplantılarını dahi video konferansla yapan, denize nazır yalıları önünde kondisyon bisikleti üstünden “evde kal” çağrısı yapanlar, sıra işçilere gelince “üretim ve hizmet kapasitemizi koruyarak üretmeye devam” diyorlar. İş işten geçmeden,

  • Zorunlu ve acil mal ve üretimi dışındaki bütün işler tatil edilmeli, evde kalınmalıdır.
  • İşten çıkarma yasağı getirmelidir.
  • Salgın nedeniyle iş ve gelir kaybına uğrayanların geçimi devletçe sağlanmalıdır.

Bugün insanların sağlığını korumak ve geçimini sağlamak dışında her şey teferruattır” dedi.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@