Sağlık Bakanlığının Yaptırdığı Araştırma Sonuçları Kamuoyundan Gizleniyor

Çevre Kirliliği Ve Kanser Bağlantısına İlişkin Sağlık Bakanlığının Yaptırdığı Araştırma Sonuçları Kamuoyundan Gizleniyor

Sağlık Bakanlığının Yaptırdığı Araştırma Sonuçları Kamuoyundan Gizleniyor

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer çevre kirliliği ile kanser vakalarının bağlantısına ilişkin yapılan araştırmaların kamuoyundan gizlendiğini bildirdi. Bu konuya ilişkin bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Yüceer TBMM Başkanlığına verdiği meclis araştırma önergesinde Ergene ve Dilovası havzalarındaki çevre kirliliğinin yarattığı halk sağlığı problemlerini araştıran proje sonuçlarının açıklanmasını istedi.

Önergesinde Marmara bölgesinin hızlı sanayileşen ve buna bağlı olarak nüfus baskısına en yoğun maruz kalan bölge olduğunu vurgulayan Yüceer, artan nüfus ve sanayi nedeniyle yeraltı suları ve atmosferin hızla kirlendiğini, bu kirliliğe paralel olarak insan sağlığının olumsuz etkilendiğini, özellikle kanser vakalarında artış olduğu gözlendiğini ifade etti. 

Risk altındaki bölgelerde araştırmalar yapılmasının toplum sağlığını korumak açısından zorunlu olduğunu, üniversite ve sivil toplum örgütlerinin konuya ilişkin çok sayıda bilimsel araştırma yaptığını ve sonuçları kamuoyu ile paylaştığını belirten Yüceer, çevre kirliliği ve bunun insan sağlığı üzerindeki etkisine ilişkin Sağlık Bakanlığının yaptırdığı araştırma sonuçlarını kamuoyundan gizlediğini ifade etti.

Yüceer, Sağlık Bakanlığı ile konuyla ilgili alanlarda çalışan bilim insanlarının “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli İllerinde Çevresel Faktörlerin ve Sağlık Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Projesi” adı altında bir proje yürüttüğünü,  ancak 2011 yılında başlayan ve 2016 yılında tamamlanan bu projenin sonuçlarının Sağlık Bakanlığı tarafından kamuoyu ile paylaşılmadığını bildirdi.

Bilim insanı sorumluluğu ile davranan proje katılımcılarının, projeye ilişkin bilgileri açıklamalarının engellendiğini de ifade eden Yüceer, önergesinde projenin kapsadığı alan içinde olan Ergene ve Dilovası havzalarındaki çevre kirliliğinin bölgede yoğunlaşan kanser vakalarıyla ilişkisini tartışan Bülent Şık’ın 'yasaklanan bilgileri temin', 'yasaklanan bilgileri açıklama' suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Bu durumu Sağlık Bakanlığı’nın proje sonuçlarını kamuoyundan gizleme çabası olarak değerlendiren Yüceer, önergesinde Sağlık Bakanlığı’nın şeffaf olmadığını, Bakanlığın kamuoyuna bilgi vermemesinin ve alınan numunelerde izin verilen limitlerin üzerinde pestisit kalıntıları ve kanserojen kimyasal kalıntılar bulunduğu konusunda ulusal basına yansıyan haberlerin vatandaşları tedirgin ettiğini belirtti.

Bu araştırmaların kamu adına ve kamu yararına yürütüldüğü göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizen Yüceer, sorumluklarına ve yükümlülüklerine bağlı bir devlet yönetiminin özellikle halk sağlığı konularında şeffaf ve bilgilendirici olmak zorunda olduğunu belirtti. 

Sağlık Bakanlığı tarafından gıda veya sularda halk sağlığını korumak amacıyla yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçların kamuya açıklandığı tek bir çalışma bile olmadığını bildiren Yüceer, bu nedenlerle Marmara bölgesinde çevre kirliliği ve neden olduğu toplum sağlığı problemlerinin tespiti, buna ilişkin yapılan araştırmaların kamuoyundan gizlenmesine ilişkin sorunların ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasının yerinde olacağı kanısını taşımakta olduklarını ifade etti.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Marmara bölgesi ülkemizin hızlı sanayileşen ve buna bağlı olarak nüfus baskısına en yoğun maruz kalan bölgesidir. Artan nüfus ve sanayi nedeniyle yeraltı suları ve atmosfer hızla kirlenmekte, bu kirliliğe paralel olarak insan sağlığı olumsuz etkilenmekte, özellikle kanser vakalarında artış olduğu gözlenmektedir. Bu konuda alınan önlemler yetersiz kalmakta ve sorunun boyutu gün geçtikçe büyümektedir.
Anayasamızda belirtildiği üzere herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bunu sağlamak devletin görevidir. Bu amaçla risk altındaki bölgelerde araştırmalar yapılması zorunlu koşul olarak değerlendirilmektedir. Bu amaçla üniversiteler ve sivil toplum örgütleri tarafından çok sayıda bilimsel araştırma yapılmış, sonuçları bilim dünyası ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ancak çevre kirliliği ve bunun insan sağlığı üzerindeki etkisine ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından yaptırılan bazı araştırma sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmadığı görülmektedir. Nitekim 2011-2016 yılları arasında yapılan “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli İllerinde Çevresel Faktörlerin ve Sağlık Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Projesi” sonuçları aradan geçen 3 yıla rağmen Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanmamıştır.
Bu nedenlerle, Marmara bölgesinde çevre kirliliği ve neden olduğu toplum sağlığı problemlerinin tespiti, buna ilişkin yapılan araştırmaların kamuoyundan gizlenmesine ilişkin sorunların ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98'inci İç Tüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.


                                                                                        Candan Yüceer
                                                                                                 Tekirdağ Milletvekili

Gerekçe;
Devletlerin en temel görevlerinden birisi halk sağlığını korumaktır. Nitekim bu görev uluslararası sözleşmeler ve Anayasamız başta olmak üzere ulusal mevzuatımızla Devlete yüklenmiştir. Bu görevin önemli bir parçasını çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştırmak oluşturmaktadır. Bu göreve istinaden Sağlık Bakanlığının ilgili birimleri “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli İllerinde Çevresel Faktörlerin ve Sağlık Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Projesi” adı ile ve ülkemizin değişik üniversitelerinden çok sayıda akademisyenin görev aldığı bir proje yürütmüştür. Ancak 2011 yılında başlayan ve 2016 yılında tamamlanan bu projenin sonuçları kamuoyu ile paylaşılmamıştır. 
Bilim insanı sorumluluğu ile davranan proje katılımcılarının, projeye ilişkin bilgileri açıklamaları engellenmiş, hatta projenin kapsadığı alan içinde olan Ergene ve Dilovası havzalarındaki çevre kirliliğinin bölgede yoğunlaşan kanser vakalarıyla ilişkisini tartışan bir bilim insanı  'yasaklanan bilgileri temin', 'yasaklanan bilgileri açıklama' suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu durumu Sağlık Bakanlığı’nın proje sonuçlarını gizleme çabası olarak değerlendirmek yanlış olmayacaktır.
Sağlık Bakanlığı’nın özellikle Marmara bölgesinde, Ergene ve Dilovası havzalarında yaşanan çevre kirliliği ve bunun kanser vakalarıyla ilişkisi konusunda şeffaf olmadığı gibi, kamuoyuna hemen hiç bilgi vermemesi ve söz konusu proje çerçevesinde alınan su, toprak, bitki ve çeşitli deniz ürünleri numunelerinde izin verilen limitlerin üzerinde pestisit kalıntıları ve kanserojen kimyasal kalıntılar bulunduğu konusunda ulusal basına yansıyan haberler bu bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın tedirginliğini artırmaktadır.
Bu araştırmaların kamu adına ve kamu yararına yürütüldüğü göz ardı edilmemelidir. Sorumluklarına ve yükümlülüklerine bağlı bir devlet yönetimi özellikle halk sağlığı konularında şeffaf ve bilgilendirici olmak zorundadır.  Ancak ülkemizde bu sorumluluğun ve yükümlülüğün yerine getirildiğini söyleyebilmek olanaksızdır. Gıda veya sularda halk sağlığını korumak amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçların kamuya açıklandığı tek bir çalışma olmaması bu anlamıyla bir karine niteliğindedir.
Yukarıda sayılan nedenlerle Marmara bölgesinde çevre kirliliği ve neden olduğu toplum sağlığı problemlerinin tespiti, buna ilişkin yapılan araştırmaların kamuoyundan gizlenmesine ilişkin sorunların ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasının yerinde olacağı kanısını taşımaktayız.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.