Öğretmen Alımı İle İlgili Flaş Gelişme! Statü Farkı Kaldırılsın!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılan öğretmen alımları ile ilgili flaş bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Özgür Karabat tarafından öğretmen alımlarındaki statü farkının kaldırılması için kanun teklifi verildi. Teklif ile, Millî Eğitim Bakanlığı'nın sözleşmeli öğretmen atamasına olanak tanıyan düzenlemenin yürürlükten kaldırılarak öğretmenlerin istihdam biçimleri arasındaki farklılığın giderilmesi amaçlanmaktadır.

Haberler 11.02.2020, 13:37 11.02.2020, 22:12
Öğretmen Alımı İle İlgili Flaş Gelişme! Statü Farkı Kaldırılsın!

Kamu Gündemi | Özel Haber - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılan öğretmen alımları ile ilgili flaş bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Özgür Karabat tarafından öğretmen alımlarındaki statü farkının kaldırılması için kanun teklifi verildi.  Teklif ile, Millî Eğitim Bakanlığı'nın sözleşmeli öğretmen atamasına olanak tanıyan düzenlemenin yürürlükten kaldırılarak öğretmenlerin istihdam biçimleri arasındaki farklılığın giderilmesi amaçlanmaktadır.

Özgür Karabat tarafından verilen Kanun Teklifi'nde genel gerekçe şöyle açıklandı;

Eğitim alanı bir devletin ilerlemesinin ve gelişmesinin temelini oluşturur. Bu nedenle gelişmiş ülkeler son yıllarda en büyük yatırımları gençliğe ve eğitime yatmaktadır. Eğitimde bilimsel ve çağdaş standartları yakalayabilmenin en temel yolu eğitim planlamalarında tüm paydaşlan bu sürece aktif olarak dahil etmektir. 

Gelişmiş ülkeler eğitimi bir devlet politikası olarak ele almaktadır. Hükümetler değişse de eğitim alanında köklü değişikliklere pek rastlanmaınaktadır. Yapılan değişiklikler ise tüm paydaşlann görüş ve beklentileri ekseninde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla toplumun tüm kesimlerini kucaklamayan, kimi kesimleri görmezden gelen, ötekileştiren değişiklik vc uygulamaların tüm topluma zarar vermesi muhtemeldir. 

Okullar, öğrencilerin özgür ve bağımsız birer birey olarak şekillendiği ortamlardır. Çocuklar bu ortamda mesleğe ve yaşama hazulanır. Bu ortam ne denli demokratik ve özgürlakşt olursa yetişen bireyler de demokrasiyi ve özgürlüğü o denli içselleştirir. Eğitim hükümetler üstü bir anlayışla sürdtlıülınediginde bu alanın giderek siyasallaştığına, birleştirici ve bütünleştirici ürünü kaybettiğine dair örnekler çoktur. 

Ülkemizde 15 Temmuz darbe girişiminin ardından asker ve polis sayısından çok öğretmen ihraç edilmiş olması bu alanın ne denli siyasallaşunldığının da bir göstergesi olarak AKP iktidarı dönemi boyunca birçok meslek alanında olduğu gibi öğretmenlik mesleğinin saygınlığında ciddi bir erozyon yapılmıştır. öğretmenler aşağılanmış, haksız eleştirilen: maruz kalmış, yaptıkları iş değersiz gösterilmiş ve son kertede öğretmenlerimiz mesleklerini icra ederken dahi ciddi saldırı ve baskılara maruz kalmışlardır. Özetle bu süreçte öttrennenlerimiz mesleki, ekonomik ve hukuki bir dizi sorunla karşı karşıya kalmıştır. Öte yandan atamayan öğretmen sayısı katlanarak artmış, öğretmenler arasında iş barışını bozacak şekilde statü değişiklikleri yapılmış, atamalarda sınav ve liyakat kıstas, göz ardı edilmiştir. 

AKP iktidarı özellikle 2014 yılında yaptığı değişiklik ile eğitimle idari ani değişiklik yapmıştır. Bu değişiklikle ülkedeki tüm okulların idarecileri bir çırpıda değiştirilmiş, 100 bine yakın yöneticinin görevine son verilerek atama yetkisi mülki amirlere bırakılmıştır.

Böylece yönetici atamalannda sınav ve liyakat uygulamasına son vermiştir. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen ve 2 yıl süren olağanüstü hal (OHAL) ve KHK'lar eliyle eğitime dönük müdahaleler devam etmiştir. 

Darbeye ve darbecilere karşı ilan edildiği iddia edilen OHAL sürecinde darbeyle uzaktan yakından ilgisi olmayan birçok konuda değişiklik yapıldığı gibi eğitim alanında da köklü değişiklikler yapılmıştır. Muhalefet partilerinin tüm eleştirilerine rağmen toplumun geniş kesimlerini etkileyen bu değişiklikler bugün eğitimde önemli bir eşitsizlik kaynağı haline gelmiştir. 

AKP hükümetinin, OHAL yetkilerine dayandırdığı 25 Temmuz 2016 tarihinde çıkardığı 668 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öğretmen atamalannda değişikliğe gidilmiştir. Sınavla doğrudan öğretmen atama uygulaması yerine Kamu Personeli Seçme Sınavı' nın (KPSS) ikinci plana itildiği ve mülakatlann belirleyici olduğu bir atama sistemine geçilmiştir. Mülakat uygulaması ile daha önce "kadrolaşma" eleştirileriyle gündeme gelen eğitim alanında özellikle Kanun Ilillantinde Kararnameler eliyle siyasi Icadrolaşmanın önünün alabildiğine açıldığı iddia edilmiştir. Aynca daha önce yine AKP tarafından son verilen sözleşmeli öğretmen uygulaması tekrar geri getirilmiştir. Bu uygulama öğretmenlerin iş güvencesini sarstığı gibi aynı işi yaptığı halde öğretmenlerin farklı statülerde yaşanması iş banşmı da ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir. 

OHAL süreci kamu istilıdamında iş güvencesini fiilen ortadan kaldınrken, neredeyse tüm atamalann sözleşmeli ya da resen yapılması uygulaması rutin hale getirihniştir. Mülakat (sözlü sınav) uygulaması eğitimde hakkaniyeti ve liyakati ortadan kaldıran bir uygulama olarak, tüm eleştirilere ragmen, yıllardır sürdürülmektedir. 

Her yıl Milli Eğitim Bakanlığının açıkladığı atama kontcnjanlan tüm bölümlere eşit ve dengeli olarak yapılmamaktadır. MEB tarafından açıklanan konterfitreların alanlar itibariyle dengesiz, adaletsiz ve gerçek öğretmen ihtiyacının çok altında olduğu açıktır. 
öte yandan öğretmenlerin kadrolu yerine sözleşmeli olarak atanınası da önemli bir sorun ve hak kaybına neden olmaktadır. Bu durum yıllardır atama bekleyen binlerce " öğretmeni hayal kırıklığına uğrattığı gibi, birçok öğretmen adayının sistemden umudunu kesmesine hatta öğretmenlerimizin intiharlara sürüldennıesine neden olmuştur. Bunların çoğu da medyaya yansımadığı için kamuoyunun bilgisi dahilinde değildir.

Aydın'daki 25 yaşındaki Merve Çavdar, İstanbul'da öğretmen Ersin Turhan ve Çorum'da ataması yapılmayan 33 yaşındaki İngilizce öğretmeni Halil Mustafa Bozkurt'un balkan bunlardan sadece bazdandır. 2018 yılında, ataması yapılmadığı için 50'ye yakın öğretmenin intihar ettiği iddia edilse de Bakanlıktan konuyla ilgili bir açıklama yapılmadığı görülmüştik. 2019 yılında da aynı sessizlik devam etmiştir. 

Öğretmen atamalan yıllardır ülkemiziıl kanayan bir yarası durumundayken sözlü sınav uygulamasıyla bu süreç daha da tartışmalı ve haldcaniyetten uzak hale gelmiştir. Öyk ki medyaya da yansıyan mülakat sorulannm içeriği, bu uygulamanın hükümet tarafından hangi amaçla hayata geçirildiğine ilişkin yeterince ipucu vermektedir. 

Öğretmen atamalannın sözlü sınavla ve liyakatsiz bir biçimde sürdürülmesi, öğretmen istihdamında şaibelerin artmasına ve siyasal kadrolaşmaya neden olacağı gibi, çeşitli güvencelere ve kazmulmış haklara sahip bu meslek alanının `güvencesie bir istihdam alanına dönüşmesine ve gençlerimizin gelecekten umudu kesmelerine neden olacaktır. Değişen iktidarlarla birlikte atamalann yapısı değişebileceği için, devletin temel taşlanndan biri olan eğitimin bu şekilde siyasetin içine çekilmesi ciddi bir risk oluşmaktadır. Bugün mevcut iktidara eleştirel ve muhalif yaldaşanların, farklı kimlik ve mezheplerden olanların kolaylıkla elenebildiği, öğretmenlerin meslek ilkelerine göre değil, büyük ölçüde hükümetin siyasal çizgisine uygun olarak çalışmaya zorlanabileceği bu sistemin, iktidar değişikliği ile farklı kesimleri de mağdur edebileceği unutulmamalıdır. 


"Kamu Gündemi mobil uygulamalarını indirerek yeni ilanlardan ve gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz. IOS uygulaması veya Android Uygulaması yeni yayınlanan ilanlardan ve son dakika gelişmelerden haberdar olmanız için cep telefonunuzda olması gereken tek uygulamadır. Aynı zamanda Kamu Gündemi'ni twitterfacebook ve instagram gibi sosyal medya platformlarından da takip edebilirsiniz."

KAMU GÜNDEMİ | ANKARA - ÖZEL HABER

Yorumlar (2)
Yeter artık 2 hafta önce
Varsa yoksa ögretmen alımı şu bu
Enes uluer 2 hafta önce
Sorun sadece öğretmenlik mesleğinde degil kamuda bircok alanda sozlesmeli ve kadrolu ayrımı var ,uğradığımız mobinglerin haddi hesabı yok, amacımız kimseyi küçümsemek değil bir temizlik görevlisi bile bize ben kadroluyum diyip duruyor acilen sözleşme li memura kadro gelmeli
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@