MHP'li Hasan Kalyoncu : Biyolojik ve Kimyasal Savaşlara Hazırlıklı Olmalıyız!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alarak Türkiye'nin her türlü kimyasal ve biyolojik savaşlara hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

Haberler 18.02.2020, 17:38
MHP'li Hasan Kalyoncu : Biyolojik ve Kimyasal Savaşlara Hazırlıklı Olmalıyız!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alarak Türkiye'nin her türlü kimyasal ve biyolojik savaşlara hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

MHP'li Hasan Kalyoncu'nun TBMM'de yaptığı konuşmanın detayları şöyle;

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Biyolojik savaş tarihi uzun bir geçmişe sahiptir. Tarihî dönemlere bakıldığında, var olan hastalık etmenleri savaşlarda düşmanı zayıflatmak için kullanılmıştır. Yakın tarihte Amerika Birleşik Devletleri'nin Kızılderililere çiçek hastalarının kullandığı battaniyeleri göndermesi bunun çarpıcı örnekleri arasında yer almaktadır. Sovyetler'de 1920'li yıllarda, İngiltere'de 1930'lu yıllarda, Almanya'da Nazi döneminde, Japonya'da 1932'de, Amerika Birleşik Devletleri'nde 1943 yılında biyolojik silah kullanımı ve silah programları geliştirilmeye başlanmıştır. Güney Afrika Cumhuriyeti, 1980-1993 yılları arasında, "Sahil Projesi" kod adıyla biyolojik silah programı yürütmüştür. Bunların yanında, İsrail ve bazı Avrupa ülkeleri bu programları geliştirmekte ve kullanmaktadır.

Biyolojik savaş ajanlarının günümüzde savaş dışında da toplumları zayıflatmak için kullanıldığı sıkça ifade edilmektedir. Ayrıca ülkeler bu ajanları olası tehdit ve saldırılara karşı üretmekte veya elinde bulundurmaktadır. Biyolojik savaş ajanları, öldürmek, sakat bırakmak veya kapasite bozmak amacıyla kullanılan mikroorganizmaları, bunların sporları ve bazı organizmalarca oluşturulan toksinleri içermektedir. Biyolojik silah olarak kullanılan ajanlar iki grupta ele alınır: Bunlardan birincisi canlı organizmalar ve bunların oluşturduğu sporlardır, ikinci grubu ise mikroorganizmaların ürettiği zehirli toksinler meydana getirir. Toksinler asıl canlılar olmayıp bunlardan elde edilen bileşenler oldukları için bazı bilim adamları tarafından kimyasal savaş silahı olarak da kabul edilirler.

Küresel ölçekte güncel sorun hepimizin malumudur. İlk olarak aralık ayında Çin'den hastalık haberleri gelmeye başlamış ve şu ana kadar 26 ülkede tespit edilen virüs, salgın boyutuna ulaşmıştır. Dünya genelinde virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1.600'ü, vaka sayısı ise 67 bini aşmış durumdadır. Dünya Sağlık Örgütü "uluslararası kamu sağlığı acil durumu" ilan etmiştir. Bugün, corona virüsünün bir laboratuvar virüsü olduğu, biyolojik savaş aygıtı olduğu yaygın kanaat hâline gelmiştir.

Sayın milletvekilleri, bunların yanında, tarım ürünleri üzerinden de doğrudan insanları öldürmeye yönelik olmayıp üretimi engelleyici ve sağlıksız nesiller yetiştirilmesini hedefleyen çalışmalar yapılmaktadır. Bu yapıların geliştirilmesiyle giderek tarım yok edilerek hedef ülkenin dışa bağımlı hâle getirilmesi ve bu durumun da biyolojik savaş içerisinde değerlendirilmesi dünya gündemindedir.

Ülkemizde biyolojik savaşla ilgili mücadele için tedbirlerin alınması zaruridir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ve diğer kurumlarda biyolojik ve kimyasal silah bulunmamaktadır. Savunma amacıyla Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif, Nükleer Savunma Daire Başkanlığıkurulmuştur; bu birimin daha aktif hâle getirilmesi ve donanımının artırılması gerekmektedir. Aynı zamanda, bu birimin Daire Başkanlığı düzeyinden çıkarılıp müstakil bir kurum hâline de dönüştürülmesi gereklidir. Burada biyolojik, kimyasal, nükleer ve radyoaktif savunma sistemlerinin ayrı birimler olarak çalışması sağlanmalıdır. Şu an da biyolojik savaşta kullanılmaya uygun bakteri ve virüslere karşı tedavi araçlarının, aşılarının bir an önce geliştirilerek depolanması, toksinlere karşı önlem planlarının ve araçlarının oluşturulması ülkenin öncelikleri arasında ele alınmalıdır; topyekûn güvenliğimiz açısından bu konu özel önem taşımaktadır. Bunlarla ilgili çok fonksiyonel laboratuvarlar, araştırma imkânları bulunan merkezler oluşturulmalıdır. Biyolojik savaşla ilgili bilimsel çalışmalar koordine edilmeli ve öncelikli alan olarak ele alınmalıdır. Aynı zamanda ülke içinde dolaşımıyla ilgili tedbirler alınması zorunludur.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak vatanımıza ve milletimize yapılacak saldırıların tümüne karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini özellikle vurgulamaktayız. Daha önce de dile getirdiğimiz gibi, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz güncel sorunların çözümüne odaklanmanın yanında gelecekte oluşabilecek sorunları da öngörerek önlemleri ortaya koyan bir siyasi hareketiz. Ülke olarak barıştan yanayız fakat her türlü savaşa, bu çerçevede biyolojik ve kimyasal savaşlara da hazırlıklı olmak zorunluluğumuz vardır.

Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Yorumlar (0)
Yeni Nesil e-Ticaret Omni Ticaret
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@